<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Süper Buldum &#187; İslam</title>
	<atom:link href="http://www.superbuldum.com/category/islam/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.superbuldum.com</link>
	<description>SB Teknoloji Deyimler Özlü Sözler Blogu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 13 Jun 2010 19:40:07 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.3</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>kıyamet alametleri mehdi</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/kiyamet-alametleri-mehdi.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/kiyamet-alametleri-mehdi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 19:48:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[alametleri]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet]]></category>
		<category><![CDATA[mehdi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1495</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazı dizisini sunmadan önce bazı şeyleri yazayım.okuduğun onca hadis ve alamet kitaplarında bulduğum bir çok hadisi arasanız bulabilirsiniz. ama bazı hadisleri hiç bir yerde bulamadığımdan buraya kendim ekledim.
peygamberimiz&#8221; bu ümmetin ömrü 1500 sene kadardır&#8221; hadisine göre şu anda hicri 1426 senesindeyiz.Said-i nursi efendi risalesinde okuduğumu göre o da hesap yapmış ve 1997-2001 senesinde mehdinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı dizisini sunmadan önce bazı şeyleri yazayım.okuduğun onca hadis ve alamet kitaplarında bulduğum bir çok hadisi arasanız bulabilirsiniz. ama bazı hadisleri hiç bir yerde bulamadığımdan buraya kendim ekledim.<br />
peygamberimiz&#8221; bu ümmetin ömrü 1500 sene kadardır&#8221; hadisine göre şu anda hicri 1426 senesindeyiz.Said-i nursi efendi risalesinde okuduğumu göre o da hesap yapmış ve 1997-2001 senesinde mehdinin çıkma ihtimali olduğunu yazmıştır.ama çıkmadı.benim kişisel hesaplarıma göre ise 2030 yılında çıkacağı düşünceseyindeyim.şu anda adıyamdaki menzildeki büyük erenin müridlerinden duyduklarıma göre &#8220;şu anda doğduğu&#8221; söyleniyor.bu lafı birbirleeini tanımayan müridlerinden duydum(ayrı illerdeydiler)eğer şu anda 10-15 yaşındaysa ve mehdiye aynı peygamberimiz gibi mehdilik makamı&#8221; 40 yaşında&#8221; bildirilecekse 2025-2030 yıllarında çıkaıcağını düşünüyorum(masteryodanın fikri)said-nursinin hesabına görede çıkmadı.belkide hicri olarak 1500 yılında ortaya çıkacak Allah bilir.<br />
burda işleyeceğim konulara gelirsek<br />
kıyamet alametleri<br />
deccal<br />
yecüc-mecüc<br />
mehdi<br />
mesih isa<br />
bunlar kıyamete yakın dünyayı bozacak ve yeniden yapılandıracak kökten değişimlerdir.<br />
ayrıca baştan söyliyeyim.beni bilen bilir.HADİSLER SAĞLAM KAYNAKLIDIR.inanmıyorum yok şu yok bu diyenin yazısını anında silerim.okuyan okur istemeyen okumaz baştan yazayım<br />
10 büyük alamet<br />
1-duhan(duman demektir)büyük bir yangın sonucu duman çıkması ve güneşi 40 gün görememektir<br />
2-deccal(kötü insan demektir bu bir lakaptır)asıl ismi bilinmiyor.araplar deccal adıyla söyler.dünyayı ateşe ve kana boğacak olan karşı konulmaz bir lider.alnında arapça &#8220;kafir&#8221; yazar.sadece mehdi ve mesih durduracak<br />
deccal içinden çıkacağı ırk yahudididir.(nedir bunlardan çektiğimiz be)<br />
insanları öldürme ve diriltme gibi bir istirdaça sahiptir.bu uçuk bir olay değil zira deccal bu yeteneğiyle kendisini tanrı olduğunu inandırıyor ve peşine azgın bir ordu takıyor.(bu yeteneğe islamda istirdaç denir yani Allahın tasvip etmediği ama olmasına şimdilik karışmadığı keramet türü yeteneklerdir.papazların suda yürümesi,gökte uçmasıda istirdaçtır.evliya ve azizlerin yaptığı olaylara &#8220;haktan&#8221; olduğu için keramet denir.Allah her iki grubuda kainat kuralları gereğince izin vermiştir yoksa denge bozulurdu.büyünün zıddı keramet,iyinin zıddı kötülük gibi.biri olmazsa diğeride olmaz)<br />
3-mesih(isa peygamber)<br />
kıyamete yakın deccal etrafı yakıp yıkarken kudüse ineceği ve ordaki hristiyanlığı bozam papazları def edeceği,haçı kıracağı,domuzu öldüreceği söylenen mehdinin yardımcısı büyük peygamber<br />
4-yecüc-mecüc<br />
nuhun 3 oğlu vardı.ham sam ve yafes<br />
yafesin 17 oğlu oldu bunlardan rus,türk,çin gibi isimleri vardı.sonraki soylarıda bu isimleri aldı.rus-ruslar,çin-çinliler gibi<br />
bunlardan 2 oğul daha vardı.yecüc ve mecüc<br />
3 türü var<br />
elf türü kısa olanı<br />
insan boyunda olanı ve dev olanı<br />
dev olanı çok ilginç zira kulakları yerlere kadar uzun.bir kulağını yatak diğer kulağını yorgan yapıp uyuyor.bu 2 kardeş daha önce kavgalıymış ve yaşayan herşeye saldırıyor ve yiyorlar.bu yüzden abileri tarafından kovulmuşlar.sonra bunlar üreyince dağlar arasında bir yere kapatılmışlar.bunu yapanda zülkareyn peygamberdir.yalnız dağlar arasında kapamak lafı mecazi.bu çağda dağlar arasında kalan kavim kalmaz.sanırım bir yeraltına kapadılar.bu yecüc meselsi bize çocukken karanlıkta kalırken korkutmak için &#8220;öcü geliyo&#8221; lafının temeli oluıyor<br />
bir gecede bir çifti 1000 tane oluyor.bu dağ arasından kıyamette çıkacakları söyleniyor ve virüs gibi üreyerek tüm dünyayı sarıyorlar.içecek su,yiyecek tahıl ve hayvan bırakmıyorlar.sonra bir gecede boyunlarında bir yara çıkarak ölürler(büyük bir ihtimalle ya biyolojik bir silah veya virüs bulaşıyor) ve binlercesi dünyanın her tarafında leş haline gelirler.yaşanmaz olur ama bir gece yağmur yağar ve yok olurlar.kuraklık ve açlık kapıdadır.<br />
5-dabbet ül erd (safa tepesinin altından çıkarak saldıran bir dinozor)<br />
hadislere göre hiç bir silah işlemiyor(godzilla gibi)bu da bir alamet yani<br />
6-Güneşin batıdan doğması<br />
hadislere göre dünyay dur denilip ters dönmesi sağlanacak.bunu mecazi olarak düşünen alimlerde var o da müslümanlığın doğuda yani arap ve türklerde bitip amerikalılarda ortaya çıkması yani müslümanlığın batıda doğması<br />
kim haklı görücez ama not edeyim amerikada yılda %11 hızla müslümanlığın artmasıda ilginç yani<br />
7-hicaz tarafında büyük bir ateş<br />
8-9-10 3 büyük yer depremi<br />
şimdi mehdi hakkında hadisler buraya<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
Peygamberimiz(sav)’in Soyundandır</p>
<p>Bütün peygamberler birbirinin soyundandır. Hz. Mehdi de hadislerde belirtildiğine göre bu soydan gelmektedir. Halk arasında Peygamberimiz (sav)’in soyundan gelen kimselere Seyyid denmektedir.</p>
<p>Hz. Mehdi’nin Peygamberimiz (sav)’in soyundan geldiğini bildiren hadislerden bir kısmı ise şu şekildedir:</p>
<p>Hz. Ali’nin rivayetine göre Resulullah şöyle buyurdu: “Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah (c.c.) benim Ehl-i Beytimden bir zatı (Mehdi’yi) gönderecek.” (Sünen-i Ebu Davud, 5/92)</p>
<p>Benim Ehl-i Beytimden bir şahıs bütün dünyaya hakim oluncaya kadar günler ve geceler gitmez. (En-Necmu’s Sakıb, Ukayli)</p>
<p>Said b. el Müseyyeb’den, Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu: “Mehdi, kızım Fatıma’nın neslindendir.” (Sünen-i İbn Mace, 10/348)</p>
<p>Mehdi ile müjdelenin. O Kureyş’ten ve Ehl-i Beytimden bir kişidir. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 13)</p>
<p>“Mehdi, benim çocuklarımdan biridir. Yüzü gökyüzünde parlayan yıldız gibidir.’’<br />
(Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi’nin “Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi”)</p>
<p>Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:</p>
<p>“Benim neslimden olan 40 yaşındaki Mehdi’dir. Yüzü gökyüzünde parlayan yıldız gibidir. (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi “Risaletül Meşreb Elverdi fi Mezhebil Mehdi”)</p>
<p>Resulullah şöyle buyurmuştur:</p>
<p>“Mehdi benim çocuklarımdandır. Onun yüzü, parlak yıldız gibidir.”<br />
(Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)</p>
<p>Güzel Yüzlü ve Nurludur</p>
<p>O (Mehdi) güzel bir delikanlıdır, güzel yüzlüdür. Yüzünün nuru başına ve saçlarının siyahına kadar yükselir.<br />
(Mehdilik ve İmamiye, s. 153/ İkdüd Dürer’den)</p>
<p>Yüzü parlayan yıldız gibi nurludur.<br />
(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 33)</p>
<p>Peygamberimiz “Benim neslimden olan 40 yaşındaki Mehdi’dir. Yüzü gökyüzünde parlayan yıldız gibidir.” şeklinde buyurmuştur.<br />
(Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi “Risaletül Meşreb Elverdi fi Mezhebil Mehdi”)</p>
<p>Resulullah şöyle buyurmuştur:</p>
<p>“Mehdi benim çocuklarımdandır. Onun yüzü, parlak yıldız gibidir.” (Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)</p>
<p>“Güzel yüzlüdür. Yüzünün nurları ona azamet verir.”<br />
(Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p>“O (Mehdi), orta boylu ve güzel yüzlü bir gençtir. Saçları, omuzlarının üzerine sarkar. Yüzünün nuru, saçının, sakalının ve başının siyahlığı üzerine gün gibi parlar ve ona yücelik verir.” (Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)</p>
<p>Onun yüzü, parlak yıldız gibidir. (Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p>Dişleri Parlaktır</p>
<p>Dişleri parlaktır… (Ali Bin Hüsamettin El Muttaki)</p>
<p>Uylukları Uzundur</p>
<p>Uylukları uzundur, rengi Arap rengidir. (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 162-163)</p>
<p>Yanağında Ben Vardır</p>
<p>Mehdi, gür sakallı, ön dişleri parlak, yüzü benli, açık alınlıdır. (Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p>Yüzünde bir ben vardır. (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki)</p>
<p>Yanağında, inciyi andıran, bir yıldız gibi yüzünü aydınlatan bir işaret vardır.<br />
(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, “Kıyamet Alametleri” Pamuk Yayınları, Trc: Naim Erdoğan)</p>
<p>Omzunda Nübüvvet (Peygamberlik) Mührü Vardır</p>
<p>Mehdi’nin omuzunda Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;deki nübüvvet mührü bulunacaktır. (El-Kavlu’l Muhtasarr Fi Alamatil Mehdiyy- il Muntazar, s. 41)</p>
<p>Omuzunda Peygamber (sav)’in alameti vardır. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 23)</p>
<p>Omuzunda Peygamber (sav)’in nişanı vardır. (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 163)</p>
<p>Hadislerden anlaşıldığı üzere, Hz. Mehdi’nin iki omuzu arasında Hz. Muhammed (sav)’de olduğu gibi açık bir alamet olan “peygamberlik mührü” olacaktır.</p>
<p>Cabir b. Semüre’den rivayet edilmiştir: “Resululah’ın mührü güvercin yumurtası kadar bir yumru idi.” (Sünen-i Tirmizi, 6/126)</p>
<p>Ebu Saib b. Yezid’den rivayet edilmiştir: “Gözüm Peygamberimiz (sav)’in iki omuzu arasındaki mühüre ilişti. (Sünen-i Tirmizi, 6/126)</p>
<p>Siyah Saçlıdır</p>
<p>Yüzünün nuru başına ve saçlarının siyahına kadar yükselir. (Mehdilik ve İmamiye, s. 153 / İkdüd Dürer’den)</p>
<p>“O genç bir adamdır. Orta boyludur. Güzel yüzlüdür. Saçları, omuzlarının üzerine doğru sarkar. Yüzünün nurları ona azamet verir. Siyah saçlıdır. Siyah sakallıdır.”<br />
(Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p>“O (Mehdi), orta boylu ve güzel yüzlü bir gençtir. Saçları, omuzlarının üzerine sarkar. Yüzünün nuru, saçının, sakalının ve başının siyahlığı üzerine gün gibi parlar ve ona yücelik verir.” (Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)</p>
<p>Genel Görünümü</p>
<p>Aşağıdaki hadislerden de anlaşılacağı gibi Hz. Mehdi’nin heybetli, geniş yapılı ve dikkat çekici bir görünümü olduğu haber verilmektedir:</p>
<p>Hz. Mehdi’nin boyu, posu sanki Beni İsrail ricalindedir (şahısları gibidir). (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 36-29)</p>
<p>Mehdi sanki Beni İsrail’den bir şahıstır. (Tavrı onlara benzer yani heybetli ve acar.) (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 23-30)</p>
<p>O açık (geniş) alınlı&#8230; heybetli bir şahıstır. (İkdüd dürer)<br />
Hz. Mehdi’nin bedeni İsraili’dir. Hz. Mehdi, sanki Beni İsrail ricalindendir. (Beni İsrail vücut yapısı geniş ve heybetlidir) (İbn Hacer El Mekki)</p>
<p>Cismi, İsrail bünyesi gibidir. (Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p>(Dış görünüşü) sanki İsrailoğullarından bir adama benzemektedir.</p>
<p>(Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)</p>
<p>Açık alınlıdır. (Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p>Karnı büyük&#8230; (Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p>İki uyluk arası açık&#8230; (Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p>İri gövdeli&#8230; (Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)</p>
<p>Kaşı Kavislidir</p>
<p>“Kaşı kavisli…” (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, “Kıyamet Alametleri” Pamuk Yayınları, Trc. Naim Erdoğan, s. 163)</p>
<p>Rengi</p>
<p>Hz. Mehdi’nin rengi Arabi… (İbn Hacer El Mekki; “El-Kavlü’l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar”, s. 15-75)</p>
<p>NOT: Arap ırkının ten rengi, kırmızıyla karışık beyazdır.</p>
<p>Hz. Peygamber (sav)’in ten rengi de kırmızıya çalan beyaz renkti. Fakat, teninin görünen kısımları güneş, rüzgar gibi etkenlerle esmere çalıyordu. Rivayetlerden Hz. Mehdi’nin ten renginin de Peygamber Efendimiz (sav)’le aynı renkte olacağı anlaşılmaktadır. Bir rivayette Resulullah (sav)’in ten rengi şöyle tarif edilmektedir:</p>
<p>Enes b. Malik, Peygamber’in rengi hakkında şöyle dedi: Beyaz idi. Fakat beyazı esmere çalıyordu. (İbni Kesir, Şemail’ür- Resul, s. 28)</p>
<p>Kırmızı ile karışık nurani beyaz idi. (İbni Kesir, Şemail’ür- Resul, s. 28)</p>
<p>Esmer olacaktır. (Kıyamet Alametleri, s. 163; El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)</p>
<p>Hadislerde Hz. Mehdi&#8217;nin geniş ve heybetli yapısının yanısıra, başının büyük olacağı da bildirilmektedir:</p>
<p>Mehdi ben(im neslim)dendir. Alnı geniş ve açıktır. (İmam Şarani “Ölüm &#8211; Kıyamet &#8211; Ahiret ve Ahir zaman Alametleri”, Bedir Yayınevi, s. 432-448)</p>
<p>Hadisten de anlaşılacağı üzere, Hz. Mehdi&#8217;nin alın kısmı büyükçedir ve dolayısıyla büyük bir başa sahiptir.</p>
<p>Yaşı</p>
<p>Hadislerde belirtilen, Hz. Mehdi’nin gönderildiği yaşlardan kasıt, onun görevine başlayacağı, insanların kendisini tanıyacakları ve faaliyetini görüp izleyecekleri yaşlardır.</p>
<p>Yaşı 30 ile 40 arasında olduğu halde gönderilecektir&#8230; Mehdi benim evlatlarımdandır. 40 yaşlarındadır.<br />
(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 41)</p>
<p>Mehdi benim neslimdendir. O 40 yaşındadır. Sanki yüzü parlak bir yıldızdır&#8230;</p>
<p>(Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p>“O genç bir adamdır.”<br />
(Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p>Burnu</p>
<p>Onun alnı geniş, burnu ise ince olacaktır. (Tırmizi / Büyük Hadis Külliyatı, Rudani 5.Cilt, Sayfa 365)</p>
<p>Alnı geniş burnu parlaktır. (Asrın Beklediği İnsan Mehdi, Adil Gökbayrak, s. 28)</p>
<p>“…küçük burunlu…” (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, “Kıyamet Alametleri” Pamuk Yayınları, Trc. Naim Erdoğan, s. 163)</p>
<p>Sakalı</p>
<p>Sakalı bol ve sık olacaktır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)</p>
<p>Sakalı sıktır. (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 163)</p>
<p>O genç bir adamdır. Orta boyludur. Güzel yüzlüdür. Saçları, omuzlarının üzerine doğru sarkar. Yüzünün nurları ona azamet verir. Siyah saçlıdır. Siyah sakallıdır.” (Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p>O (Mehdi), orta boylu ve güzel yüzlü bir gençtir. Saçları, omuzlarının üzerine sarkar. Yüzünün nuru, saçının, sakalının ve başının siyahlığı üzerine gün gibi parlar ve ona yücelik verir.”</p>
<p>(Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)</p>
<p>“Mehdi, gür sakallı&#8230;” (Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p>Boyu</p>
<p>Mehdi, orta boylu olacaktır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 41)</p>
<p>Peygamber Efendimiz (sav)’in de, hadislerde Hz. Mehdi için bildirildiği gibi orta boylu olduğunu rivayetlerden öğrenmekteyiz:</p>
<p>Enes B. Malik rivayetlerde buyurdu ki: Resulullah (sav) orta boylu idi. Bilindiği gibi hadiste geçen Rab’a kelimesi normal ve orta boylu demektir. Fakat normal boy için uzun olan şahsa göre bir sınır vardır. Çünkü boyun sahibi kendi karışı ile yedi karış kadar olan boya normal boy denilir. (Tirmizi, Şemail-i Şerif, s. 15)</p>
<p>HZ. FATIMA VE ONBİR İMAM, HZ. MEHDİ’Yİ (A.S) HABER VERMİŞLERDİR<br />
Hz. Peygamber’in (s.a.a) Ehl-i Beyt’i Hz. Fatıma ve masum imamların Mehdi hakkındaki inancı konuşsunda şunu söylemek gerekir: Hz. Resul-i Ekrem’in (s.a.a) vefatından sonra da Mehdi&#8217;lik mevzusu Müslümanlar ve masum imamların ashabının nezdinde yaygın ve konuşulan bir mevzuydu. Hz. Peygamber’in hadislerine herkesten daha iyi bilen Ehl-i Beyt’i nübüvvet esrarı ve ilimlerinin varisi olup Mehdi&#8217;lik hakkında konuşmuş ve insanların bu husustaki sorularına cevab vermiştir. İşte buna birkaç örnek:</p>
<p>HZ. ALİ (A.S), HZ. MEHDİ’NİN GELECEĞİNİ HABER VERMİŞTİR</p>
<p>Hz. Ali b. Ebu Talib (a.s) şöyle buyuruyor: &#8220;Vaat edilmiş Mehdi bizden olacaktır ve ahir zamanda zuhur edecektir. Hiç bir millet arasında ondan başka beklenilen bir Mehdi yoktur.&#8221; [1]</p>
<p>Bu hususta Hz. Ali’den yaklaşık elli hadis nakledilmiştir.</p>
<p>HZ. FATlMA (A.S) HZ. MEHDİ’NİN GELECEĞİNİ HABER VERMİŞTİR</p>
<p>Hz. Fatıma (a.s) Hz. Hüseyin’e (a.s) şöyle buyurmuştur: &#8220;Ben seni doğurunca Resulullah yanıma geldi, seni kucağına aldı. Sonra şöyle buyurdu: Ey Fatıma! Hüseyn’ini al ve bil ki o dokuz imamın babasıdır. Neslinden salih imamlar vücuda gelecektir ki dokuzuncusu Kâim’dir.&#8221; [2] (Bu manayı ifade eden üç hadis nakledilmiştir.)</p>
<p>HZ. HASAN B. ALİ (A.S)</p>
<p>Hz. Hasan b. Ali (a.s) şöyle buyuruyor: &#8220;Ceddim Resulullah’tan (s.a.a) sonra imamlar oniki kişidir. Dokuzu kardeşim Hüseyin’in soyundandır ve bu ümmet’in Mehdi’si de onun soyundandır.&#8221; [3]</p>
<p>Bu konuda dört hadis nakledilmiştir.</p>
<p>HZ. HÜSEYİN B. ALİ (A.S)</p>
<p>Hz. Hüseyin b. Ali (a.s) şöyle buyurur: &#8220;Oniki İmam bizdendir. Ali b. Ebi Talib onların birincisidir. En sonları ise benim dokuz (göbekten) evladımdır ve hak üzere kıyam edecektir. Allah Teala onun bereketiyle çorak yerleri bayındır ve hak dini bütün dinlere galib kılacaktır. Müşrikler istemese de (bu böyle olacaktır.) Mehdi bir müddet gözlerden kaybolacaktır; gaybet zamanında bir grup dinden çıkacak ama diğer bir grup azmini koruyacak ve bu yüzden birtakım eziyetlere düçar olacaktır. İnsanlar onları kınayarak şöyle diyeceklerdir: &#8220;Eğer inancınız doğru ise vaat edilmiş imamınız ne zaman kıyam edecektir?&#8221; Ama bilin ki gaybet zamanında her kim düşmanların eziyet ve yalanlamasına tahammül ederse Allah yolunda Resulullah’ın (s.a.a) yanında kılıcıyla savaşan kimse gibidir&#8221;. [4]</p>
<p>Bu konuda bu hadisten başka onüç hadis nakledilmiştir.</p>
<p>HZ. İMAM ZEYNU&#8217;EL ABİDİN (A.S)</p>
<p>Hz. Ali b. Hüseyin ZEYNEL ABİDİN (a.s) şöyle buyurur: &#8220;Kâim’imizin doğumu insanlara gizli kalacaktır. Öyle ki onun doğmadığını söyleyeceklerdir. O&#8217;nun gizli kalmasının sebebi, kıyam edince hiç kimsenin biatının boynunda kalmamasını istemesidir.&#8221; [5]</p>
<p>Aynı manayı ifade eden bundan, başka on hadis nakledilmiştir.</p>
<p>HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR (A.S)</p>
<p>Hz. Bâkır (a.s), Eban b. Tağlib’e şöyle buyurdu: &#8220;İmamlık Resulullah’tan bizlere kalan bir ahittir. Peygamber’den sonra imamlar oniki kişidir ki dokuzu Hüseyin’in soyundandır. Mehdi de bizdendir ve ahir zamanda dini koruyacaktır.&#8221; [6]</p>
<p>Bu hususta ayrıca İMAM MUHAMMED BÂKIR&#8217;DAN (A.S) altmış iki hadis daha nakledilmiştir.</p>
<p>HZ. İMAM CAFER SADlK (A.S)</p>
<p>Hz. İMAM CA&#8217;FER SADIK (a.s) şöyle buyuruyor: &#8220;Bütün imamlara inanan ama Mehdi’nin varlığını inkâr eden kimse hakikatte bütün peygamberlere iman eden ama Muhammed (s.a.a)’in nübüvvetini inkâr eden kimse gibidir. Ona &#8220;Ey Resulullah’ın evladı, Mehdi kimin soyundandır?&#8221; diye sorulunca da şöyle buyurdu: &#8220;Yedinci İmam (Musa b. Cafer)’in beş göbekten evladı Mehdi’dir. Ama o gaybete çekilecektir. Adını zikretmek sizler için caiz değildir. [7]</p>
<p>Ayrıca yüz yirmi üç hadis daha nakledilmiştir.</p>
<p>HZ. MUSA B. CAFER (A.S)</p>
<p>Hz. Musa b. Cafer (a.s), Yunus b. Abdurrahman’ın &#8220;Sen hak üzere kıyam eden kimse misin?&#8221; sorusuna cevaben &#8220;Evet&#8221; buyurdu, &#8220;Ben de hak üzere kıyam eden kimseyim. Ama yeryüzünü düşmanlardan temizleyen ve heryeri adaletle dolduran Kâim benim beş (göbekten) evladımdır. Sakınmak için uzun bir müddet gaybete çekilecektir. Gaybet zamanında bazı kimseler dinden çıkacaktır. Ama bazıları da inancından dönmeyecektir. Mehdi’nin gaybeti zamanında velayetimize sarılan, bizlere dost olan ve düşmanlarımızdan yüz çeviren şiilere ne mutlu! Onlar bizdendir ve biz de onlardanız. Onlar bizim imamlığımıza razı olmuşlardır, biz de onların şii (taraftar) olmalarından hoşnuduz. O halde ne mutlu onlara ! Allah’a andolsun ki cennetteki mevkileri bizimle olacaktır.&#8221; [8]</p>
<p>Bu konuda, bundan başka beş hadis rivayet edilmiştir.</p>
<p>HZ. İMAM RlZA (S.A)</p>
<p>Hz. Rıza (a.s) Rayyan b. Salt’ın &#8220;Sen Sahib-ul Emr misin?&#8221; sorusuna şöyle cevab verdi: &#8220;Evet ben de Sahib-ul Emr (emir sahibi)’im Ama yeryüzünü adaletle dolduracak olan Sahib-ul Emr ben değilim. Ben de gördüğün bu güçsüzlük ve zayıflığa rağmen nasıl olur da o Sahib-ul Emr olabilirim? Vaat edilmiş Kâim ileri yaşlarda, ama genç bir surette zuhur edecektir. O kadar güçlüdür ki yeryüzünün en büyük ağacına da el uzatsa onu kökünden söküp atar, dağlar arasında feryad edecek olursa sert kayalar un ufak olur. Musa’nın asâsı ve Süleyman’ın yüzüğü ondadır. O benim dört (göbekten) evladımdır. Allah dilediği zamana kadar onu gözden uzak tutar. Daha sonra zuhur eder ve yeryüzünü zulümle dolduğu gibi adaletle doldurur.&#8221; [9]</p>
<p>İmamdan bu hususta bundan başka onsekiz hadis nakledilmiştir.</p>
<p>HZ. İMAM MUHAMMED TAKİ (A.S)</p>
<p>İmam Muhammed Taki (a.s) Abdulazim Haseni’ye şöyle buyurdu: &#8220;Kâim, vaat edilmiş Mehdi’dir. Gaybeti zamanında onu beklemek, zuhur edince de ona itaat etmek gerekir. O benim üç göbekten torunumdur. Muhammed’i (s.a.a) Peygamber seçen ve imamlık makamını bizlere özgü kılan Allah’a andolsun ki eğer kıyametin kopmasına bir gün dahi kalsa, Allah (c.c) Mehdi zuhur etsin ve yeryüzünü zulümle dolduğu gibi adaletle doldursun diye o günü uzatır, onun ıktıdarını Musa’nın ıktıdarı gibi bir günde düzeltir. Musa (a.s) eşi için biraz ateş almaya gitti. Ama risalet ve peygamberlik makamıyla geri döndü.&#8221; (İmam Muhammed Taki) Daha sonra şöyle buyurdu: &#8220;Kurtuluşu bekleyiş şiilerimizin en iyi amelidir.&#8221; [10]</p>
<p>İmamdan, ayrıca bu hususta beş hadis nakledilmiştir.</p>
<p>HZ. İMAM ALİ NAKİ (A.S)</p>
<p>Hz. İmam Ali Naki (a.s) şöyle buyurmuştur: &#8220;Benden sonra oğlum Hasan imamdır ve Hasan’dan sonra da adaleti tüm dünyayı kaplayacak olan oğlu Mehdi’dir.&#8221; [11]</p>
<p>Beş hadis daha nakledilmiştir. </p>
<p>Mücadeleci Olması</p>
<p>Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde bildirildiğine göre, Hz. Mehdi de hem üstün ahlakıyla, hem de güçlü, mücadeleci karakteriyle tüm inananlara örnek olacaktır:</p>
<p>Mehdi işi sıkı tutacak. (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 175)</p>
<p>Mehdi hesabını çok seri bir şekilde görecek ve vaadinden dönmeyecektir. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 24)</p>
<p>Mehdi Doğu tarafından çıkacak. Karşısına dağlar bile dikilse onları ezip geçecek, o dağlarda kendisine yol bulacaktır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 39)</p>
<p>Allah’tan Çok Korkması</p>
<p>Bir insan Allah korkusunu ne kadar fazla hissederse, o kadar Allah’a yakınlaşır. Güçlü bir Allah korkusu, beraberinde Yüce Allah’a duyulan bağlılığı ve sevgiyi de getirir. Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde belirtildiği gibi, Hz. Mehdi’nin sahip olduğu Allah korkusu son derece güçlüdür:</p>
<p>Mehdi, gerges kuşunun kanadı ile titremesi gibi Allah’tan çok korkan bir kimsedir. (Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisi’nin Alametleri (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar), s. 23, Tercüme: Müşerref Gözcü. Kahraman Neşriyet`Kitabevi-İstanbul</p>
<p>Hamiyeti İslamiyesi (Allah’ın Sınırlarına Olan Titizliği ve Koruyuculuğu)</p>
<p>İslam’ın aleyhine söylenecek bir söz bile, ona ağır gelir.<br />
(İbn Hacer El Mekki; “El-Kavlü’l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar”, s. 15-75)</p>
<p>Güzel Ahlaklı Olması</p>
<p>Yüce Allah tarih boyunca pek çok elçi göndermiştir. Kuran ayetlerinde, elçilerin güzel ahlaklı oldukları haber verilmiştir. Kuran’ın “Şüphesiz sen üstün ve pek yüce bir ahlak üzerindesin.” (Kalem Suresi, 4) ayetiyle, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in üstün bir ahlaka sahip olduğu bildirilmiştir. Hadislerde haber verildiği üzere, Allah’ın kutlu bir elçisi olan Hz. Mehdi’de bu özelliğe sahiptir.</p>
<p>Mehdi Allah’a karşı son derece boyun eğicidir. Ahlak bakımından Peygamber’e benzer. (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 163)</p>
<p>Ahlakı benim ahlakım olan bir evladım çıkacak. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 21)</p>
<p>Adaletli Davranır</p>
<p>Ebu Ca’fer Muhammed b. Ali demiştir ki:</p>
<p>“Bizim Ehl-i Beytimizden Mehdi ortaya çıktığı zaman, malları eşit olarak paylaştırır. Halka adaletli davranır. Kim ona itaat ederse, Allah (c.c.)’a itaat etmiş olur. O, Mehdi diye isimlendirilmiştir. Çünkü O, gizli (bilinmeyen) bir işe rehberlik edecektir.” (Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p>Yeryüzü daha önce zulüm ve haksızlıkla dolu olduğu gibi Mehdi tarafından adalet ve doğrulukla doldurulacaktır. (Ali Bin Sultan Muhammed el Kari “Risaletül Meşreb el Verdi fi Mezhebi’l Mehdi”)</p>
<p>Herkes Tarafından Çok Sevilmesi</p>
<p>Müminlerin bir kimseyi sevmede gözettikleri ölçü, o kişinin Allah’a olan yakınlığı, sevgisi, korkusu ve bağlılığıdır. Bu nedenle, Rabbimiz’in sıfatları en çok kimde tecelli ediyorsa, müminler tarafından en çok sevilen, saygı duyulan kişi o olur. Nitekim, Allah’ın elçileri, Yüce Allah’ın sıfatlarının en fazla tecelli ettiği, takvaca en üstün ahlakı gösteren kişiler olmuştur. Peygamberimiz (sav), ahir zamanda Hz. Mehdi’nin, dönemin en sevilen şahsı olacağına işaret etmiştir:</p>
<p>Allah (c.c.) bütün insanların kalplerini onun (Mehdi’nin) muhabbetiyle dolduracaktır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 42)</p>
<p>Ümmet-i Muhammed’den memnun olmadık hiçbir fert kalmayacaktır. (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 163)</p>
<p>Ebu Abdullah Nuaym b. Hammad, Abdullah b. Mes’ud’dan şöyle rivayet etmiştir:</p>
<p>Allah (c.c.) Onun muhabbetini insanların kalplerine yerleştirecektir. Böylece onlar, gündüzleri arslan kesilen ve geceleri de ibadetle geçiren bir toplum olacaklar. (Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)</p>
<p>Onun hilafetinden yer ve gök ehli, hatta havadaki kuşlar bile razı olacaktır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 29)</p>
<p>Hz. Zamanın En Hayırlısı Olması</p>
<p>Mehdi ortaya çıktığı dönemde karışıklık içinde olan dünya, onun vesilesiyle aydınlık bir çağ yaşamaya başlayacaktır. Böylelikle onun vesilesiyle birçok hayır gerçekleşecektir. Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde Hz. Mehdi için devrinin en hayırlısı olduğu haber verilmektedir:</p>
<p>Muhammed ümmetinin en hayırlısı ve sizin zorlukları gideren veliniz olan kimseye katılın&#8230; O Mehdi’dir.” (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57)</p>
<p>Devrinde yeryüzünün en hayırlısı kendisi olacaktır.</p>
<p>(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)</p>
<p>Mehdi (zamanındaki) insanların en hayırlısıdır. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 58)<br />
“Mehdi insanların en hayırlısıdır.” (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi “Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi”)</p>
<p>Tebliğ Gücü (İrşad)</p>
<p>Hz. Mehdi’nin tebliğ gücüyle ilgili aşağıdaki hadisler, görünen manalarının dışında farklı şekillerde yorumlanmaktadır. Bu yorumlardan biri şu şekilde olabilir: Hz. Mehdi “kuru bir ağaç”a benzetilen bir insana yönelmesiyle ve onun hidayetine vesile olmasıyla; önceleri aynı kuru bir ağaç gibi etrafına faydalı olamayan bu insanı, bu kez yeşillenmiş ve meyve vermiş bir ağaç gibi etrafına, yani devletine, milletine, dinine ve bütün insanlığa faydalı hale getirecektir.</p>
<p>Hz. Mehdi, kuru bir ağacı diktiğinde de ağaç hemen yeşillenip yapraklanacaktır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)</p>
<p>O (Mehdi) kuru bir kamış ağacını kuru bir yere dikecek, anında yeşillenip yaprak verecek. (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 165)</p>
<p>Aşağıdaki hadiste de benzer bir şekilde; önceleri cahil, cimri ve korkak olan bir insanın, ahir zamanın büyük mürşidi (doğru yolu gösteren kişisi) Hz. Mehdi’nin tebliği ve eğitimiyle bilgili, cömert ve cesur bir hale geleceği; adeta önceleri kuru ve faydasız olan bir ağacın yeşerip yaprak vermesi gibi şahsiyetini değiştireceği bildirilmektedir:</p>
<p>Asrında cahil, cimri ve korkak olan bir adam hemen alim, cömert ve cesur olacak. (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 186)</p>
<p>Hikmeti Ve Anlayış Gücü</p>
<p>Hadislerde, Hz. Mehdi’nin Allah tarafından kendisine verilmiş özel bir güce sahip olduğu bildirilmektedir:</p>
<p>O, kimsenin bilemediği gizli bir gücün sahibi olduğu için kendisine Mehdi denilmiştir.<br />
(Ahir zaman Mehdisinin Alametleri, Müellif: Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Kahraman Neşriyat. S. 77)</p>
<p>Büyük İslam alimlerinden Muhyiddin Arabi, eserlerinde Hz. Mehdi’nin dikkat çeken başlıca 9 özelliğini şu şekilde belirtmektedir:</p>
<p>1. Basiret sahibi olması<br />
2. Kutsal kitabı anlaması<br />
3. Ayetlerin manasını bilmesi<br />
4. Tayin edeceği kimselerin hal ve hareketlerini bilmesi<br />
5. Öfkelendiğinde bile merhamet ve adaletten ayrılmaması<br />
6. Varlıkların sınıflarını bilmesi<br />
7. İşlerin girift taraflarını bilmesi<br />
8. İnsanların ihtiyacını iyi anlaması<br />
9. Bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen gaibi ilimlere vukufu bulunması (bilmesi) gaibi (gizli, görünmeyen) ilimlerden haberdar olması.</p>
<p>Zalimlere Karşı Hakkı Müdafa Eder</p>
<p>Hafız Ebu Abdullah Nuaym b. Hammad “Fiten” kitabında, Cafer b. Yesar Es-sami’den şöyle rivayet etmiştir:</p>
<p>Mehdi zalime karşı hakkı müdafa edecektir. Hatta (zalim) bir insanın azı dişinde olan (haksız bir lokmayı) bile ondan çekip alacak ve sahibine iade edecektir.<br />
(En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal)</p>
<p>Hz. Mehdi’nin Gözetlenmesi -Takip Edilmesi-</p>
<p>Deccal çıkınca, ona karşı müminlerden bir şahıs (Mehdi) yönelir. Derken o mümin kimseye birçok silahlılar, Deccal’in merkezlerde gözetleme yapan silahlıları karşı çıkarlar. (Mehdilik ve İmamiye s. 37, Sahih-i Müslim, c. 11/s. 393’den nakil)</p>
<p>Hadisin başlangıcında Hz. Mehdi’nin Deccal’in taraftarları tarafından gözetlendiği ve takip edildiği bildirilmektedir. Önceki devirlerde de, Allah yolunda mücadelede bulunmuş bazı peygamberlerin de benzer şekilde gözetlendiğini, böylece kontrol altında tutulmak istendiğini Kuran’dan öğrenmekteyiz:</p>
<p>“O, kendisinde delilik bulunan bir adamdan başkası değildir, onu belli bir süre gözetleyin.” (Müminun Suresi, 25)</p>
<p>Sıkıntı Ve Zorluklarla Karşılaşması</p>
<p>Din ahlakından uzak yaşayan kavimleri uyarmak ve onları doğru yola davet etmek için gönderilen elçilerin birçoğu, gönderildikleri kavimler tarafından yalanlanmış ve onların çeşitli itham ve iftiralarına maruz kalmışlardır. Ehl-i Beyt’ten (Peygamberimiz (sav)’in soyundan) gelecek olan Hz. Mehdi’nin de bu gibi eziyet ve sıkıntılarla karşılaşacağı hadislerde haber verilmiştir. (En doğrusunu Allah bilir.)</p>
<p>Resulullah (sav) şöyle buyurmuşlardır:</p>
<p>Mehdi, bizden, Ehl-i Beyt’tendir&#8230; Biz öyle bir ev halkıyız ki Allah bizim için ahireti dünyaya tercih etmiştir. Benim Ehl-i Beytim muhakkak benden sonra bela, kaçırılma ve sürgüne uğrayacaktır. Benden sonra Ehl-i Beytim bela ve mihnetlerle (eziyet ve sıkıntılarla) karşılaşacaklar ve tarda maruz kalacaklardır. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14)</p>
<p>&#8230; Mehdi, Resulullah’ın bayrağı ile, insanların başlarına bela üzerine bela yağdığı ve çıkışından ümit kesildiği bir sırada çıkar. İki rekat namaz kılar. Namazdan dönünce şöyle der: “Ey insanlar! Ümmet-i Muhammed ve bilhassa onun Ehl-i Beyt’i çok belalar gördü&#8230;” (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)</p>
<p>Dininde kavi, güçlü olanın başına gelecek belalar büyük olur. (İbni Hibban)</p>
<p>Kutsal Emanetlerle Çıkması</p>
<p>Pek çok hadiste, Hz. Mehdi’nin kutsal emanetlerin bulunduğu yerden çıkacağı ve bunları açan ilk kişi olacağı haber verilmektedir. Bu hadislerden biri şöyledir:</p>
<p>Naim bin Hammad, Ebu Cafer’den şöyle rivayet etmiştir; “Mehdi, Mekke’de Peygamberimiz’in sancağı, gömleği, kılıcı, işaretleri, nuru ve güzel ifadesiyle yatsı vaktinde çıkar. (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi “Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi)</p>
<p>Peygamber (sav)’in softan bayrağı ile çıkacaktır. O bayrak dört köşeli olup dikişsizdir ve rengi siyahtır. O’nda bir hicr (hale) bulunur. O Resulullah (sav)’in vefatından beri açılmamış olup Mehdi çıkınca açılacaktır. (Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Ali Bin Hüsamettin El Muttaki, s. 22)</p>
<p>www.beklenenmehdi.com</p>
<p>Kimseye Tenezzül Etmemesi</p>
<p>Kuran’daki peygamber kıssalarını incelediğimizde, peygamberlerin her durumda Allah’a dönüp yöneldiklerini görmekteyiz. Elçilerin Allah’a olan içten bağlılıklarını, O’na duydukları sevgi ve korkuyu da yine Kuran ayetlerinden öğrenmekteyiz. Aşağıdaki hadiste de vurgulandığı üzere, Hz. Mehdi’de de bu özellik görülmektedir:</p>
<p>“Mehdi bizden, Ehl-i Beyt’tendir. O, benim ümmetimden, tenezzül etmeyen (Allah’tan başka hiçbir varlığa minnet duymayan) bir şahıstır.” (Suyuti, el-havi, 2/24)</p>
<p>Hz. Mehdi Hakkında Olumsuz Propaganda Yapılması</p>
<p>İslam düşmanı olan Deccal’in taraftarları, yazılı ve sözlü yayın organlarıyla Hz. Mehdi’yi kötüleyecekler, halkın nazarında onun itibarını sarsmaya çalışacaklardır. Bu konuya bir hadiste şöyle işaret edilmektedir:</p>
<p>Mümin şahıs (Mehdi) Deccal’ı görünce: “Ey insanlar! Resulullah’ın zikrettiği Deccal işte budur” der. Deccal hemen onunla ilgili emrini verir de o zat karnı üzerine uzatılır ve arkasından: “Onu alın da yaralayın!” der. Artık o zatın sırtı ve karnı döve döve genişletilir. Bu sefer onu iki eli ve iki ayağı ile yakalar da fırlatır atar. İnsanlar Deccal’in onu bir ateş içine attığını sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır. (Mehdilik ve İmamiye, İbrahim Süleymanoğlu, s. 40)</p>
<p>Hadiste Mehdi’nin “sırtı ve karnından dövüle dövüle genişletilmesi” müteşabih olarak (benzetme yapılarak) söylenmiştir. Kitabın yazarı bu bölüm için “Mehdi’nin ünü, durmadan etrafa ilan edilip yayılmaktadır” demektedir. Fakat bunu Deccal taraftarları yapacağı için, bu propagandanın Hz. Mehdi’yi kötüleme şeklinde olacağı söylenebilir. Ancak, ilk bakışta olumsuz gibi görünse de, bunlar Hz. Mehdi’nin tanınmasına ve İslam ahlakının yayılmasına vesile olacaktır.</p>
<p>Gözden Uzak Olması</p>
<p>Naim bin Hammad, Ebu Cafer’den şöyle rivayet etmiştir;</p>
<p>&#8230;Geceleri ibadetle meşgul olup, gündüzleri gizli olacak&#8230;<br />
(Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)</p>
<p>Meleklerin Yardımıyla Desteklenmesi</p>
<p>Peygamber kıssalarının birçoğunda, din ahlakını tebliğ ederlerken veya zor bir durumla karşılaştıklarında elçilerin hep Allah’tan gelen yardımla desteklendikleri görülmektedir. Bu yardım; peygamberlere o an vahiy gelmesi, olağanüstü doğa olaylarının meydana gelmesi gibi çeşitli şekillerde olabildiği gibi, melekler yardımıyla da gerçekleşmiştir. Peygamber Efendimiz (sav)’in bir hadisinde, Allah’ın Hz. Mehdi’ye de melekler aracılığıyla yardım edeceği haber verilmiştir:</p>
<p>“Allah (c.c) ona (Mehdi’ye) üç melekle imdad eyleyecektir. Onlar, (Mehdi’ye) muhalefet edenlerin yüzlerine ve arkalarına vuracaklardır.” (Ikdu’d Dürer, s. 12)</p>
<p>Helalleri ve Haramları Bilmesi</p>
<p>Hz. Mehdi üstün ahlak sahibi olması ve güçlü Allah korkusu nedeniyle Yüce Allah’ın sınırlarını, helal ve haramları çok iyi bilmektedir:</p>
<p>Hz. Hüseyin (r.a.)’ya soruldu: “Mehdi hangi alametlerle bilinir?” Şöyle cevap verdi : “Gönül rahatlığı ve vakar sahibi oluşu ile, helal ve haramı çok iyi bilmesi ile tanınır.”<br />
(Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p>Yoksullara Karşı Merhametli Olması</p>
<p>Kuran’da yer alan pek çok ayetin sonunda Allah’ın sonsuz merhameti hatırlatılmaktadır. Ayrıca Kuran’da, iman edenlere ‘merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmaları’ (Beled Suresi, 17) emredilir.</p>
<p>Yüce Rabbimiz’in “Erhamurrahimin” (Merhamet Edenlerin En Merhametlisi) sıfatı, tüm peygamberler ve müminler üzerinde tecelli eder. Bir hadiste Hz. Mehdi’nin de son derece merhametli olduğu haber verilmiştir:</p>
<p>“Çalışanlar üzerine disiplinli olması, malı cömertçe vermesi ve yoksullara karşı çok merhametli olması, Mehdi’nin alametlerindendir.”<br />
(Ebu Nuaym tahric etmiştir.) Meri’y B. Yusuf B. Ebubekir B. Ahmed B. Yusuf El Makdisi “Feraidu Fevaidi’l Fi’l İmam El Mehdi El Muntazır” Beklenen Mehdi Hakkında İslam Alimlerinin Görüşleri, s. 133, 26 nolu dipnot, Köprü Yayınları)</p>
<p>Mehdi’nin alameti, çalışanları üzerine disiplinli olması, mal konusunda cömert olması, mazlumlara karşı da çok merhametli olmasıdır.”<br />
(Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)</p>
<p>Her Sorumluluğu Üstüne Alması</p>
<p>Her görevi üzerine alır ve zayıfa, düşküne yardım eder.<br />
(M. Muhyiddin Arabi “Futuhat-El Mekkiye”, 366. bab, c. 3, s. 327- 328)</p>
<p>İki Defa Kaybolması</p>
<p>Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde, Hz. Mehdi’nin iki defa kaybolacağı şu şekilde geçmektedir:</p>
<p>“Bu işi yapacak olanın (yani Mehdi’nin) iki gaybeti (kaybolması, gizlenmesi) vardır. Bu iki gaybetin biri o kadar uzayacak ki, bazıları: “O öldü”, bazıları da: “O gitti” diyeceklerdir. Ne onu sevenler, ne de başkaları onun yerini bilemeyecekler, sadece ona çok yakın hizmetçisi onun yerini bilir.” (“El-Saa Fi Eşrat-is Saa” s. 93 (Mısır baskısı.)</p>
<p>www.ahirzaman.net</p>
<p>İhtiyacını Bildirmemesi</p>
<p>Hz. Mehdi’nin en önemli özelliklerinden biri de ihtiyacını bildirmemesidir:</p>
<p>Hz. Hüseyin (r.a.)’a soruldu:<br />
“ Mehdi hangi alametlerle bilinir?” Şöyle cevap verdi : “&#8230; İnsanlar ona muhtaç olurlar. O, ise insanlara ihtiyacını bildirmez.” (Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p>Örnek Ahlaka Sahip Olması</p>
<p>Yüce Allah her devirde insanlara uyarıcı göndermiş, bu elçiler hak dini insanlara tebliğ vazifesiyle görevlendirilmişlerdir. Ancak tebliğleri din ahlakını yalnızca anlatmakla sınırlı kalmamış, hal ve tavırlarıyla da insanlara örnek olmuşlardır. Bir hadiste, Hz. Mehdi’nin örnek ahlakı şöyle bildirilmiştir:</p>
<p>İlahi feyz (Allah’ın ilham ettiği üstün faziletler) ona ulaşır. Dini ilimleri ve örnek ahlakı telakki eder. (Allah’tan alır.)<br />
(Konavi Risalet-ül Mehdi, s. 161 B)</p>
<p>Cifr (Ebced) İlmini Bilmesi</p>
<p>Bazıları dediler ki, bu kitabı kemal-i vukuf (olgunluğa ulaşmış) ahir zamanda hurucu muntazar Hz. Mehdi’nin (çıkışı beklenen Hz. Mehdi’nin) hurucuna mevkuftur ki, (çıkışına atfedilmiştir ki) onlar cifr ilmine vakıf ve sırlarına arif olurlar (bilirler.) Kitab-ı enbiyayı salifeden dahi bu ilim varid olmuştur. (Bu ilim, geçmiş peygamberlere verilen kitaplardan ulaşmış bir ilimdir.) (Mehdilik ve İmamiye, İbrahim Süleymanoğlu s. 252)</p>
<p>İbni Ebi Şeybe ve Naim b. Hammad Fiten isimli eserde, İbni Mace ve Ebu Naim ise İbni Mes’ud’dan tahric ettiler.<br />
O dedi ki: &#8230; O (Mehdi) arza sahib olur ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu olan arzı adaletle doldurur. Sizden O’na kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa gelsin, O’na katılsın. Zira O Mehdi’dir. (Ahir zaman Mehdisinin Alametleri, Celalettin Suyuti, sf. 14)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/kiyamet-alametleri-mehdi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>zekat ile ilgili kısa hadisler</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/zekat-ile-ilgili-kisa-hadisler.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/zekat-ile-ilgili-kisa-hadisler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:28:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[kısa]]></category>
		<category><![CDATA[zekat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1606</guid>
		<description><![CDATA[Ibnu Abbas (r.a.) anlatıyor: 
&#8220;Resulullah (s.a.v.) Hz. Muaz (r.a.)&#8217;i Yemen&#8217;e gonderdi. (Giderken) ona dedi ki: 
-Sen EhI-i Kitap bir kavme gidiyorsun. Onlari davet edeceğin iIk şey Allah&#8217;a ibadet olsun. Allah&#8217;i tanidilar mi, kendilerine Allah&#8217;in zekati farz kilmis oldugunu, zenginlerinden alinip fakirlerine dagitilacagini onlara haber ver. Onlar buna da ittaat ederlerse kendilerinden zekatı aI. Zekat alirken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="font-family: Georgia;"><span style="font-size: small;"><span style="color: darkgreen;"><strong>Ibnu Abbas (r.a.) anlatıyor: </strong></span></span></span></div>
<div><span style="font-family: Georgia;"><span style="font-size: small;"><span style="color: darkgreen;"><strong>&#8220;Resulullah (s.a.v.) Hz. Muaz (r.a.)&#8217;i Yemen&#8217;e gonderdi. (Giderken) ona dedi ki: </strong></span></span></span></div>
<div><span style="font-family: Georgia;"><span style="font-size: small;"><span style="color: darkgreen;"><strong>-Sen EhI-i Kitap bir kavme gidiyorsun. Onlari davet edeceğin iIk şey Allah&#8217;a ibadet olsun. Allah&#8217;i tanidilar mi, kendilerine Allah&#8217;in zekati farz kilmis oldugunu, zenginlerinden alinip fakirlerine dagitilacagini onlara haber ver. Onlar buna da ittaat ederlerse kendilerinden zekatı aI. Zekat alirken halkin (nazarlarinda) kiymetli olan mallarindan sakin. Mazlumun bedduasini almaktan kork. Zira Allah&#8217;la bu beddua arasinda perde mevcut değildir. </strong></span></span></span><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">Buhari, Zekat 1, 41, Sadaka 1, 63, Muslim, Iman 31, (19) </span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">Hz. Ebu Hureyre ve Hz. Cabir (r.a.) anlatıyor: </span></span></span></strong></div>
<div><span style="font-family: Georgia;"><span style="font-size: small;"><span style="color: darkgreen;"><strong>&#8220;Resulullah (s.a.v) buyurdular ki: </strong></span></span></span><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">-Deve, sığır veya davar sahibi olup da, bunlardaki Allah&#8217;in hakkini eda etmeyen herkese Kiyamet gunu, bu mallar, oldugundan daha cok ve mumkun oldugunca iri ve sisman olarak geleceklerdir. Adam, onlar icin, düz ve genis bir yere oturtulacak, hayvanlar bacaklari ve tabanlariyla onun uzerinden gececekler. Gecis sirasinda boynuzlariyla tosluyacaklar ve ayaklariyla ezecekler. Içlerinde boynuzsuz veya boynuzu kırık biri bulunmayacak. Bu sekilde sonuncusu da onun uzerinden gecince, birincisi ayni gecise tekrar baslayacak. Mahlukatin hesabi tamamlanip hukum verilinceye kadar bu haI devam edecek. </span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">Keza &#8220;kenz&#8217;‚ (hazine) sahip olup da ondaki (Allah&#8217;ın) hakkini odemeyen herkese, Kiyamet gunu hazinesi, dazlak basli bir yilan olarak gelecek, agzini acip pesine dusecektir. Yilan yaklastikca adam ondan kacacak. Sonunda yilan ona: </span></span></span></strong></div>
<div><span style="font-family: Georgia;"><span style="font-size: small;"><span style="color: darkgreen;"><strong>&#8220;Gizledigin hazineni aI! Ben ondan mustagniyim!&#8221; diye bagirir. Adam, neticede yilandan kacma caresinin olmadigini anlayinca, elini agzina sokar. Yilan da onu, aygırın kemirmesi gibi kemiriverecek.&#8221; </strong></span></span></span><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">Buhari, Zekat 3, Tefsir, Al-i Imran 14, Beraet 6, Hiyel 3; Muslim, Zekat 26, (987) </span></span></span></strong></div>
<div><strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">Hz. Muaz (r.a.) anlatıyor: </span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">&#8220;Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki: </span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">-Kim malinin zekatini sevab umarak verirse, ona sevap verilir. Kim de zekatini vermezse biz zekati ve malin yarisini (cezali olarak, zorla) aliriz. Bu, Rabbimizin kesin kararlarindan biridir. Al-i Muhammed&#8217;e ondan bir hak yoktur.&#8221; </span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">Rezin tahric etmistir. Ebu Davud, Zekat 4, (1575); Nesai, Zekat 4, (5,15,16). </span></span></span></strong></div>
<div><strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">Hz. Ebu Hureyre (r.a.) anlatiyor: </span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">&#8220;Resulullah (s.a.v) vefat edince, ondan sonra Hz. Ebu Bekir (radiy<img class="inlineimg" title="Allah" src="http://img159.imageshack.us/img159/9339/tevhidgentr.gif" border="0" alt="" />u anh) halife secildi. Bunun uzerine bedevilerden bir kismi &#8220;irtidat&#8221; etti. (Hz. Ebu Bekir halife olarak onlarla savasmaya karar verince) </span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">Hz. Omer, &#8220;Resulullah (s.a.v.): &#8220;Insanlar lailaheill<img class="inlineimg" title="Allah" src="http://img159.imageshack.us/img159/9339/tevhidgentr.gif" border="0" alt="" /> deyinceye kadar onlarla savasmaya emrolundum. Bunu soylediler mi, benden mallarini ve nefislerini korurlar. (Islam&#8217;in) hakki haric artik hesaplari da Allah&#8217;a kalmistir!&#8221; demis iken, sen nasil insanlarla savasirsin?&#8221; dedi. </span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">Hz. Ebu Bekir: &#8220;Allah&#8217;ayemin olsun, namazla zekatin arasini ayiranlarla savasacagim. Zira zekat, malin hakkidir. V<img class="inlineimg" title="Allah" src="http://img159.imageshack.us/img159/9339/tevhidgentr.gif" border="0" alt="" />i, Resulullah (s.a.v.)&#8217;a vermekte olduklari bir oglagi vermekten vazgecseler, onu almak icin onlarla savasacagim&#8221; dedi. Hz. Omer sonradan demistir ki: &#8220;Allah&#8217;a yemin ederim, anladim ki, Hz. Ebu Bekir&#8217;in bu gorusu, Allah&#8217;in savas meselesinde ona ilhamindan baska bir sey degildi. Iyice anladim ki, bu karar hakmis.&#8221; </span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">Buhari, I&#8217;tisam 2, Zekati, Istitabe 3; Muslim, Iman 32, (20) </span></span></span></strong></div>
<div><strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">Hz. Ali (radiy<img class="inlineimg" title="Allah" src="http://img159.imageshack.us/img159/9339/tevhidgentr.gif" border="0" alt="" />u anh) anlatiyor: </span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">&#8220;Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: </span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">- Sizi (ticari olmayan) atin ve kolenin zekatindan affettim. Oyle ise gumus paralarinizin zekatini verin. Bunun her kirk dirhemine bir dirhem vereceksiniz. Ancak yuz doksan dirheme zekat dusmez. Ikiyuz dirheme ulasti mi bes dirhem verilecektir. </span></span></span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Georgia;"><span style="color: darkgreen;">Tirmizi, Zekat 3, (620); Ebu Davud, Zekat 4, (1574); Nesai, Zekat 18, (5, 37). </span></span></span></strong></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/zekat-ile-ilgili-kisa-hadisler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ilim ile ilgili hadisler</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/ilim-ile-ilgili-hadisler.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/ilim-ile-ilgili-hadisler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:22:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[ilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1625</guid>
		<description><![CDATA[4072 &#8211; Ebu Ümame radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm&#8217;a biri âbid diğeri alim iki kişiden bahsedilmişti.
&#8220;Alimin âbide üstünlüğü, benim, sizden en basitinize olan üstünlüğüm gibidir&#8221; buyurdu.&#8221;
Tirmizi, İlim 19, (2686).
4073 &#8211; Yine Tirmizi&#8217;nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir: &#8220;&#8230;Aleyhissalatu vesselam sonra buyurdular ki: &#8220;Allah Teâla Hazretleri, melekleri, semâvat ehli, deliğindeki karıncaya, denizindeki balıklara varıncaya kadar arz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>4072 &#8211; Ebu Ümame radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm&#8217;a biri âbid diğeri alim iki kişiden bahsedilmişti.</p>
<p>&#8220;Alimin âbide üstünlüğü, benim, sizden en basitinize olan üstünlüğüm gibidir&#8221; buyurdu.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, İlim 19, (2686).</p>
<p>4073 &#8211; Yine Tirmizi&#8217;nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir: &#8220;&#8230;Aleyhissalatu vesselam sonra buyurdular ki: &#8220;Allah Teâla Hazretleri, melekleri, semâvat ehli, deliğindeki karıncaya, denizindeki balıklara varıncaya kadar arz ehli, halka hayrı öğretene mağfiret duasında bulunur.&#8221;</p>
<p>Hadis Tirmizi&#8217;nin aynı babındadır.</p>
<p>4074 &#8211; İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: &#8220;Tek bir fakih, şeytana bin âbidden daha yamandır.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, İlim 19, (2083).</p>
<p>4075 &#8211; Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm&#8217;a Allah indinde en efdal insanın kim olduğu sorulmuştu: &#8220;Allah indinde en kıymetlileri en muttaki olanlardır!&#8221; buyurdular. &#8220;Biz bunu sormadık!&#8221; demeleri üzerine: &#8220;Öyleyse o, Halîlullah&#8217;ın oğlu, Nebiyyullah&#8217;ın oğlu Nebiyyullah&#8217;ın oğlu Yusuf&#8217;tur&#8221; buyurmuştu. Yine itirazla: &#8220;Hayır bunu da sormadık&#8221; dediler. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: &#8220;siz bana Arap hanedanlarından mı soruyorsunuz?&#8221; dedi. &#8220;Evet (Ey Allah&#8217;ın Resûlü!) dediler. &#8220;Onların cahiliye dönemindeki hayırlıları, fıkıh öğrendikleri takdirde, İslam&#8217;da da en hayırlılarıdır!&#8221; cevabını verdi.&#8221;</p>
<p>Buhari, Enbiya 8, 14, 19, Menakıb 1, 25, Tefsir, Yusaf 1; Müslim, Fezail 168, (2378).</p>
<p>4076 &#8211; Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: &#8220;Dinde fakih (bilgili) olan kimse ne iyi kimsedir! Kendisine muhtaç olununca faydalı olur. Kendisine ihtiyaç olmayınca ilmini artırır.&#8221;</p>
<p>Rezin tahric etmiştir.</p>
<p>4077 &#8211; Yine Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: &#8220;Kim, benden sonra öldürülmüş olan bir sünnetimi ihya ederse beni seviyor demektir. Beni seven de benimle beraberdir.&#8221;</p>
<p>Rezin tahric etmiştir.</p>
<p>4078 &#8211; Ebu&#8217;d-Derda radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm&#8217;ın şöyle dediğini işittim: &#8220;Kim bir ilim öğrenmek için bir yola sülûk ederse Allah onu cennete giden yollardan birine dahil etmiş demektir. Melekler, ilim talibinden memnun olarak kanatlarını (üzerlerine) koyarlar. Semavat ve yerde olanlar ve hatta denizdeki balıklar âlim için istiğfar ederler. Âlimin âbid üzerindeki üstünlüğü dolunaylı gecede kamerin diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler, ne dinar ne dirhem miras bırakırlar, ama ilim miras bırakırlar. Kim de ilim elde ederse, bol bir nasib elde etmiştir.&#8221;</p>
<p>Ebu Davud, İlm 1, (3641); Tirmizi, İlm 19, (2683); İbnu Mace, Mukaddime 17, (223).</p>
<p>İLME TEŞVİK</p>
<p>4079 &#8211; Humeyd İbnu Abdirrahman anlatıyor: &#8220;Hz. Muaviye radıyallahu anh&#8217;ı işittim, demişti ki: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm&#8217;ın şöyle söylediğini işittim: &#8220;Allah kimin için hayır murad ederse onu dinde fakih kılar.&#8221;</p>
<p>Buhari, Farzu&#8217;l-Humus 7, İlm 13, İ&#8217;tisam 10; Müslim, İmaret 98, (1038), Zekat 98, 100, (1038); Tirmizi, İlm 1, (2647).</p>
<p>4080 &#8211; Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: &#8220;İlim talebi için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, İlim 2, (2649); İbnu Mace, Mukaddime 17, (227).</p>
<p>4081 &#8211; Yine Tirmizi&#8217;nin Sahbere radıyallahu anh&#8217;tan kaydına göre, Aleyhissalatu vesselam: &#8220;Kim ilim taleb ederse, bu işi, geçmişteki günahlarına kefaret olur&#8221; buyurmuştur.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, İlim 2, (2650).</p>
<p>4082 &#8211; Ukbe İbnu Amir radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: &#8220;Zancılardan önce, ölem öğrenin yani zanlarıyla konuşanlardan önce.&#8221;</p>
<p>Rezin tahric etmiştir. Buhari&#8217;de bunu bir bab başlığında muallak (senetsiz) olarak kaydetmiştir. (Feraiz 2).</p>
<p>4083 &#8211; Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: &#8220;Feraizi ve Kur&#8217;an-ı öğrenin ve halka da öğretin, zira benim ruhum kabzedilecek (ve ben aranızdan gideceğim).&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Feraiz 2, (2092). İbnu Mes&#8217;ud radıyallahu anh&#8217;tan aynı manada bir rivayet yapılmıştır.</p>
<p>Rezin şu ziyadede bulunmuştur: &#8220;Feraizi bilmeyen âlimin misali, baş kısmı olmayan bürnus gibidir.&#8221;</p>
<p>4084 &#8211; Ebu Sa&#8217;id radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: &#8220;Mü&#8217;min, sonu cennet oluncaya kadar hayır işitmekten asla doymayacak.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, İlim 19, (2687).</p>
<p>4085 &#8211; Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: &#8220;Hikmetli söz mü&#8217;minin yitiğidir. Onu nerede bulursa, onu hemen almaya ehaktır.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, İlim 19, (2688).</p>
<p>4086 &#8211; İbn-i Amr İbni&#8217;l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: &#8220;İlim üçtür. Bunlardan fazlası fazilettir. Muhkem âyet, kâim sünnet, âdil taksim.&#8221;</p>
<p>Ebu Davud, Feraiz 1, (2285); İbnu Mace, Mukaddime 8, (54).</p>
<p>4087 &#8211; Ebu Vâkid el-Leysi radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm mescidde otururken üç kişi çıktı geldi. İkisi Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm&#8217;a yönelerek önünde durdular. Bunlardan biri, bir aralık bularak hemen oraya oturdu. Diğeri de onun gerisine oturdu. Üçüncü kimse ise, geri dönüp gitti.</p>
<p>Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (dersinden) boşalınca buyurdular:</p>
<p>&#8220;Size üç kişiden haber vereyim mi? Bunlardan biri Allah&#8217;a iltica etti, Allah da onu himayesine aldı. Diğeri istihyada bulundu, Allah da onun istihyasını kabul etti. Üçüncüsü ise geri döndü, Allah da ondan yüz çevirdi.&#8221;</p>
<p>Buhari, İlim 8, Salat 84; Müslim, Selam 26, (2176); Muvatta, Selam 4, (2, 960, 961); Tirmizi, İsti&#8217;zan 29, (2725).</p>
<p>İLİM ÂDABI</p>
<p>4088 &#8211; Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: &#8220;Kim, bir ilimden sorulur, o da bunu ketmedip söylemezse (Kıyamet günü) ateşten bir gem ile gemlenir.&#8221;</p>
<p>Ebu Davud, İlm 9, (3658); Tirmizi, İlim 3, (2651).</p>
<p>4089 &#8211; Sehl İbnu sa&#8217;d radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: &#8220;Vallahi, senin hidayetinle bir tek kişiye hidayet verilmesi, senin için kıymetli develerden müteşekkil sürülerden daha hayırlıdır.&#8221;</p>
<p>Ebu Davud, İlm 10, (3661); Buhari, Ashabu&#8217;n-Nebi 9; Müslim, Fedailu&#8217;l-Ashab 34, (2046).</p>
<p>4090 &#8211; Ebu Hârun el-Abdi anlatıyor: &#8220;Biz Ebu Sa&#8217;id el-Hudri radıyallahu anh&#8217;a uğrardık. O bize: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm&#8217;ın (bize) vasiyetine merhaba&#8221; (derdi ve ilave ederdi): &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm demişti ki: &#8220;İnsanlar (dinde) size tabidirler. Size (aktar-ı âlemden yani) dünyanın her tarafından bir kısım erkekler gelip İslam dinini öğrenecekler. Onlar geldikleri vakit, onlara hep hayrı tavsiye edin.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, İlim 10, (3661).</p>
<p>4091 &#8211; Yezid İbnu Seleme el-Cûfi radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Ey Allah&#8217;ın Resulü! dedim, ben senden pek çok hadis işittim. Ancak bunlardan, sonradan işittiklerimin, önceden işittiklerimi unutturacağından korkuyorum. Bana (hepsinin yerini tutacak) câmi bir kelime söyle!&#8221;</p>
<p>&#8220;Bildiklerinde Allah&#8217;a karşı müttaki ol (bu sana yeter)!&#8221; buyurdular.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, İlim 19, (2684).</p>
<p>Rezin şu ziyadeyi yaptı: &#8220;&#8230;ve onunla amel et!&#8221;</p>
<p>4092 &#8211; Rebi&#8217;a İbnu Ebi Abdirrahman der ki: &#8220;Yanında bir miktar ilim olan kimseye, nefsini zayi etmesi münasib düşmez.&#8221;</p>
<p>Buhari bab başlığında kaydetmiştir. (İlim 21.)</p>
<p>İLİM VEÖĞRENME ADABI</p>
<p>4093 &#8211; İkrime rahimehullah anlatıyor: &#8220;İbnu Abbas radıyallahu anhüma dedi ki: &#8220;İnsanlara haftada birkere hadis anhlat. Buna uymazsan iki kere olsun. Daha çok yapmak istersen üç olsun. Sakın halkı şu Kur&#8217;an&#8217;dan usandırma! Halk kendi meselelerini konuşurken, senin onlara gelip, sözlerini keserek, bir şeyler anlatıp onları bıktırdığını görmeyeceğim. Onlar konuşurken sus ve dinle. Onlar sana gelip: &#8220;Konuş!&#8221; diye talebte bulununca, istiyorlar demektir, o zaman konuşursun. Dua&#8217;da seci meselesine dikkat et ve ondan kaçın. Zira ben, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ve Ashab-ı Kiram&#8217;ın devrinde yaşadım, bunu yapmıyorlardı.&#8221;</p>
<p>Buhari, Da&#8217;avat 20.</p>
<p>4094 &#8211; Hz. Ali radıyallahu anh demiştir ki: &#8220;İnsanlara anlayacakları şeyleri anlatın. Allah ve resulünün tekzib edilmelerini ister misiniz?&#8221;</p>
<p>Buhari, İlim 49.</p>
<p>4095 &#8211; İbnu Mes&#8217;ud radıyallahu anh diyor ki: &#8220;Sen bir cemaate akıllarının almayacağı bir şey söylersen mutlaka bu, bir kısmına fitne olur.&#8221;</p>
<p>Müslim, Mukaddime 5.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/ilim-ile-ilgili-hadisler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ramazan ayı hadisleri</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/ramazan-ayi-hadisleri.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/ramazan-ayi-hadisleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:21:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[hadisleri]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1623</guid>
		<description><![CDATA[Size Ramazan ayi geldi. O bereket ayidir. O ayda tam hayir vardir ve Allah sizi gasyeder. Rahmetini inzal eder, hatalari siler, dualari kabul eder. Sizin ragbetinize bakar ve sizinle meleklerine iftihar eder. Onun icin Allah&#8217;a kendi tarafinizdan hayir odeyin (Cok hayir yaparak Ramazanin hakkini verin). Zira saki, o ayda Allah&#8217;in Rahmetinden mahrum kalan kimsedir.
Ravi: Hz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Size Ramazan ayi geldi. O bereket ayidir. O ayda tam hayir vardir ve Allah sizi gasyeder. Rahmetini inzal eder, hatalari siler, dualari kabul eder. Sizin ragbetinize bakar ve sizinle meleklerine iftihar eder. Onun icin Allah&#8217;a kendi tarafinizdan hayir odeyin (Cok hayir yaparak Ramazanin hakkini verin). Zira saki, o ayda Allah&#8217;in Rahmetinden mahrum kalan kimsedir.<br />
Ravi: Hz. Ubāde (r.a.)</p>
<p>Size Ramazan ayi geldi. O mubarek bir aydir. Allah size Ramazan ayi orucunu farz kildi. O ayda gok (rahmet) kapilari acilir, Cehennem kapilari kapanir ve azili seytanlar baglanir. O ayda bir gece vardir ki bin aydan daha hayirlidir. Kim o gecenin hayrindan mahrum kalmissa, o kimse hakikaten (butun hayirlardan) mahrum kalmistir.<br />
Ravi: Hz. Ebū Hureyre (r.a.)</p>
<p>Ramazan ayi girdiginde Allah teala arsi tasiyan meleklere, tesbihten ellerini cekip Muhammed (s.a.s.) ummetine ve mu&#8217;minlere istigfarda bulunmalarini emreder.<br />
Ravi: Hz. Ali (r.a.)</p>
<p>Hac, kendi ile evvelkisi arasina, Ramazan da evvelki ile arasina, Cuma da evvelki ile kendi arasina kefarettir. (Gunahi da anadan dogma temiz olur)<br />
Ravi: Hz. Ebū Umāme (r.a.)</p>
<p>Ramazan ayi geldiginde Cennet kapilari acilir, Cehennem kapilari kapatilir, seytanlar da baglanir. Bir munadi Ramazan bitinceye kadar soyle nida eder: &#8220;Ey hayra talib olan kos, Ey serri istiyen, azalt (terk et).&#8221;<br />
Ravi: Hz. Utbe Ibni Abd (r.a.)</p>
<p>Ramazanda on gun itikāf etmek (son 10 gunu ibadetle mesgul olmak), nafile iki hac ve iki umre gibidir.<br />
Ravi: Hz. Huseyin (r.a.)</p>
<p>Ramazanda Cennet kapilari acilir. Cehennem kapilari kapanir. Seytanlar baglanir ve her gece bir munadi soyle nida eder: &#8220;Ey hayir sahibi, hayrini yap. Ve ey ser sahibi, biraz geri dur.&#8221;<br />
Ravi: Hz. Ukbe Ibni Ferkad (r.a.)</p>
<p>Size mubarek Ramazan ayi geldi. Niyetinizi takdim edin ve nafakanizi da genis edin. (Ibadet ve oruc icin)<br />
Ravi: Hz Ibni Mes&#8217;ud (r.anhuma)</p>
<p>Ramazanda Allah&#8217;i zikreden magfiret olunur. Ve o ayda Allah&#8217;dan dilekte bulunan kimse de mahrum edilmez.<br />
Ravi: Hz. Cābir (r.a.)</p>
<p>Allah (z.c.hz.) Ramazanin her gecesi iftar zamaninda bir milyon kisiyi Cehennemden azad eder. Cuma&#8217;nin her saatinde de, hepsi cehennemlik olan yine bir milyon kisiyi Cehennemden azad eder.<br />
Ravi: Hz. Ibni Abbas (r.anhuma)</p>
<p>Bir kimse hac ve umre etse de ayni sene icinde olse, Cennete girer. Kim Ramazan orucunu tutsa sonra olse Cennete girer.<br />
Ravi: Hz. Ebū Said (r.a.)</p>
<p>Bir kimse Ramazan orucunu inanarak ve sevabini umarak tutarsa, gecmis gunahlari magfiret olur.<br />
Ravi: Hz. Ebū Hureyre (r.a.)</p>
<p>Bir kimse Ramazan orucunu tutar ve ona ilaveten Sevval&#8217;den alti gun tutarsa, butun seneyi oruc tutmus gibi olur.<br />
Ravi: Hz. Ebū Eyyub (r.a.)</p>
<p>Dort geceyi ihya edene Cennet vacib olur: Arefe&#8217;den bir evvelki (terviye) gecesi, arefe gecesi, kurban bayrami gecesi, Ramazan bayrami gecesi.<br />
Ravi: Hz. Muaz (r.a.)</p>
<p>Bir kimse Ramazan da inanarak ve sevabini umarak Kiyamul-leyl (teravih namazi) kilsa gecmis gunahi magfiret olur.<br />
Ravi: Hz. Ebū Hureyre (r.a.)</p>
<p>&#8220;Ramazan&#8221; demeyin. Zira Ramazan Aziz ve Celil olan Allah&#8217;in isimlerinden bir isimdir. Lakin “Ramazan ayi” deyin.<br />
Ravi: Hz. Ebū Hureyre (r.a.)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/ramazan-ayi-hadisleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>cuma namazı hadisleri</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/cuma-namazi-hadisleri.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/cuma-namazi-hadisleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:19:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[hadisleri]]></category>
		<category><![CDATA[namazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1621</guid>
		<description><![CDATA[2309 &#8211; Hz. Ömer (radıyallâhu anh) anlatıyor: &#8220;Kurban bayramında kılınan namaz iki rek&#8217;attir, Fıtır (Ramazan) bayramında kılınan namaz iki rek&#8217;attir, sefer namazı iki rek&#8217;attir, cum&#8217;a namazı da iki rek&#8217;attir. Bunlar Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)&#8217;ın lisanı üzere, tamamdır, kısaltma yoktur.&#8221;
2403 &#8211; Ebü Katâde (radıyallâhu anh) anlatıyor: &#8220;Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) cuma günü hariç, gün ortasında (nısfu&#8217;n-nehâr) namaz kılmayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2309 &#8211; Hz. Ömer (radıyallâhu anh) anlatıyor: &#8220;Kurban bayramında kılınan namaz iki rek&#8217;attir, Fıtır (Ramazan) bayramında kılınan namaz iki rek&#8217;attir, sefer namazı iki rek&#8217;attir, cum&#8217;a namazı da iki rek&#8217;attir. Bunlar Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)&#8217;ın lisanı üzere, tamamdır, kısaltma yoktur.&#8221;</p>
<p>2403 &#8211; Ebü Katâde (radıyallâhu anh) anlatıyor: &#8220;Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) cuma günü hariç, gün ortasında (nısfu&#8217;n-nehâr) namaz kılmayı mekruh addederdi ve derdi ki: &#8220;Cehennem, cuma dışında (her gün o vakitte) coşturulur.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/cuma-namazi-hadisleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sabah namazı hadis</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/sabah-namazi-hadis.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/sabah-namazi-hadis.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:18:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[namazı]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1619</guid>
		<description><![CDATA[2909 &#8211; Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: &#8220;Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) nafilelerden hiç birine, sabah namazını iki rek &#8216;atlik nafilesi kadar aşırı ilgi göstermemiştir.&#8221;
2910 &#8211; Ebu Dâvud&#8217;un, Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) &#8216;den kaydettiği bir rivayette şöyle gelmiştir:
&#8220;Sizi, atlılar tardedecek (kovalayacak) bile olsa o iki rek&#8217;ati terketmeyin. &#8221;
2911 &#8211; Nesâî&#8217;nin bir rivayetinde :&#8221;Sabah namazından önce kılınacak iki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2909 &#8211; Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: &#8220;Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) nafilelerden hiç birine, sabah namazını iki rek &#8216;atlik nafilesi kadar aşırı ilgi göstermemiştir.&#8221;</p>
<p>2910 &#8211; Ebu Dâvud&#8217;un, Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) &#8216;den kaydettiği bir rivayette şöyle gelmiştir:</p>
<p>&#8220;Sizi, atlılar tardedecek (kovalayacak) bile olsa o iki rek&#8217;ati terketmeyin. &#8221;</p>
<p>2911 &#8211; Nesâî&#8217;nin bir rivayetinde :&#8221;Sabah namazından önce kılınacak iki rek&#8217;at nafile namaz dünyanın tamamından daha hayırlıdır&#8221; denmiştir.</p>
<p>Buharî, Teheccüd 27; Müslim, Salâtu&#8217;l-Müsafirin 96, (725); Ebu Dâvud, Salât 291, 292, (1254, 1258) ; Tirmizî; Salât 307, (416); Nesâî; Kıyâmu&#8217;l-Leyl 56, (252).</p>
<p>2912 &#8211; Yine Hz. Aişe anlatıyor: &#8220;Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sabah namazında ezanla ikamet arasında hafif iki rek &#8216;at namaz kılardı.&#8221;</p>
<p>2913 &#8211; Diğer bir rivayette şu ibare var: &#8220;O iki rek &#8216;atı öyle hafif tutardı ki, ben, &#8220;bunlrda Fatiha&#8217;yı okudu mu?&#8221; derdim.&#8221;</p>
<p>2914 &#8211; Nesâî &#8216;nin bir başka rivayetinde şöyle gelmiştir: &#8220;Müezzin sabah ezanının birincisini bitirip sükut ettimi kalkar, sabah namazından önce ve ufukta fecrin açılmasından sonra iki rek&#8217;at hafif namaz kılar, sonra da sağ yanının üzerine uyurdu.&#8221;</p>
<p>Buharî, Teheccüd 28, 12; Müslim, Müsafirin 90, (724); Muvatta, Salâtu&#8217;l-Leyl 29, (1, 127); Ebu Dâvud, Salât 292, (1, 255); Nesâî, Kıyâmu&#8217;l-Leyl 60, (3, (256); 58, (3, 252-253).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/sabah-namazi-hadis.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>hac ile ilgili ayetler</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/hac-ile-ilgili-ayetler.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/hac-ile-ilgili-ayetler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:17:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[hac]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1617</guid>
		<description><![CDATA[Hacla İlgili Ayetler
    * Şüphesiz, Safa ile Merve Allah&#8217;ın sembollerindendir. Onun için her kim Hac veya Umre niyetiyle Ka&#8217;be&#8217;yi ziyaret ederse, tavafı bunlarla yapmasında ona bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah, mükafatını veren ve her şeyi bilendir. (Bakara 158)
    * Onlar sana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hacla İlgili Ayetler</p>
<p>    * Şüphesiz, Safa ile Merve Allah&#8217;ın sembollerindendir. Onun için her kim Hac veya Umre niyetiyle Ka&#8217;be&#8217;yi ziyaret ederse, tavafı bunlarla yapmasında ona bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah, mükafatını veren ve her şeyi bilendir. (Bakara 158)<br />
    * Onlar sana hilalleri soruyorlar. De ki: &#8220;Onlar, insanlar için ve hac için vakit ölçüleridir. Erginlik, evlere arkalarından gelmenizle değildir, gerçek eren, korunanlardır. Evlere kapılarından gelin ve Allah&#8217;tan korkun ki kurtuluşa eresiniz. (Bakara 189)<br />
    * Haccı ve umreyi de Allah için tamam yapın. Eğer kısıtlanırsanız o vakit kolayınıza gelen kurbanı gönderin. Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olana veya başında bir rahatsızlığı bulunana tıraş için oruç, sadaka veya kurbandan ibaret bir fidye gerekir. Kısıtlılıktan kurtulduğunuzda her kim hacca kadar umre ile sevap kazanmak isterse ona da kurbanın kolay geleni gerekir. Bunu bulamayana ise üç gün hacda yedi gün de döndükten sonra, toplam on gün oruç tutmak gerekir. Bu hüküm Mescid-i Haram&#8217;da ikamet etmeyenler içindir. Allah&#8217;tan korkun ve bilin ki, Allah&#8217;ın cezası gerçekten çok çetindir. (Bakara 196)<br />
    * Hac vakti, bilinen aylardır. Kim bu aylarda hacca başlarsa, artık hac sırasında ne kadına yaklaşma, ne günah işleme, ne de kavga vardır. Hayra dair ne işlerseniz Allah onu bilir. Azık hazırlayın ve bana her türlü fenalıktan korunarak gelin. Çünkü en hayırlı azık takvadır, ey beyni olanlar! (Bakara 197)<br />
    * Hac mevsiminde Rabbinizden rızık isteyerek ticaret yapmanız size günah değildir. Arafattan sel gibi taşarak döndüğünüzde Meş&#8217;ari&#8217;l-Haram yanında, Allah&#8217;ı zikredin. O&#8217;nu, size doğrusunu öğrettiği gibi zikredin. Doğrusu siz, bundan önce gerçekten yolunu şaşırmışlardan idiniz. (Bakara 198)<br />
    * Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğinizde, bir zamanlar atalarınızı andığınız gibi hatta daha coşkulu bir anışla Allah&#8217;ı anın. Çünkü insanların bir takımı: &#8220;Rabbimiz, bize dünyada ver!&#8221; der. Ona ahirette bir kısmet yoktur. (Bakara 200)<br />
    * Bir de Allah ve Peygamberinden Hacc-ı Ekber gününde insanlara bir bildirdir ki, Allah da Peygamberi de müşriklerden kesinlikle uzaktır. Hemen tevbe ederseniz, hakkınızda hayırlı olur. Eğer aldırmazsanız, bilin ki, Allah&#8217;ı aciz bırakacak değilsiniz. Allah&#8217;ı ve Peygamberi tanımayanlara acı bir azabı müjdele! (Tevbe 3)<br />
    * Yoksa siz, hacılara su temin etmeyi ve Mescid-i Haram&#8217;da umreciliği, Allah&#8217;a ve ahiret gününe inanıp da Allah yolunda cihad edenin işi gibi mi tuttunuz? Bunlar, Allah katında eşit olmazlar. Allah, zalimler güruhunu doğru yola iletmez. (Tevbe 19)<br />
    * Bütün insanlar içinde haccı ilan et ki, gerek yaya olarak ve gerek uzak yoldan gelen incelmiş develer üzerinde sana gelsinler. (Hacc 27)</p>
<p>Hacla İlgili Hadisler</p>
<p>    * Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: &#8220;Ey Allah&#8217;ın Resûlü, dedim, cihâdı amellerin en faziletlisi görüyoruz, biz de cihâd etmiyelim mi?&#8221; Şu cevabı verdi: &#8220;Ancak, cihâdın en efdal ve en güzeli hacc-ı mebrürdur. Sonra şehirde kalmaktır.&#8221; Hz. Aişe der ki: &#8220;Bunu işittikten sonra haccı hiç bırakmadım.&#8221; Buhârî, Hacc 4, Cezâu&#8217;s-Sayd 26, Cihâd 1; Nesâî, Hacc 4, (5, 113).<br />
    *  Sehl İbnu Sa&#8217;d (radıyallahu anh) anlatıyor: &#8220;Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;Telbiyede bulunan hiç bir Müslüman yoktur ki, onun sağında ve solunda bulunan taş, ağaç, sert toprak onunla birlikte telbiyede bulunmasın, bu iştirak (sağ ve solunu göstererek) şu ve şu istikâmette arzın son hududuna kadar devam eder.&#8221; Tirmizî, Hacc 14, (828).<br />
    * Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: &#8220;Ey Allah&#8217;ın Resûlü, dedim, cihâdı amellerin en faziletlisi görüyoruz, biz de cihâd etmiyelim mi?&#8221; Şu cevabı verdi: &#8220;Ancak, cihâdın en efdal ve en güzeli hacc-ı mebrürdur. Sonra şehirde kalmaktır.&#8221; Hz. Aişe der ki: &#8220;Bunu işittikten sonra haccı hiç bırakmadım.&#8221; Buhârî, Hacc 4, Cezâu&#8217;s-Sayd 26, Cihâd 1; Nesâî, Hacc 4, (5, 113).<br />
    * Sehl İbnu Sa&#8217;d (radıyallahu anh) anlatıyor: &#8220;Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;Telbiyede bulunan hiç bir Müslüman yoktur ki, onun sağında ve solunda bulunan taş, ağaç, sert toprak onunla birlikte telbiyede bulunmasın, bu iştirak (sağ ve solunu göstererek) şu ve şu istikâmette arzın son hududuna kadar devam eder.&#8221; Tirmizî, Hacc 14, (828).<br />
    * İbnu Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: &#8220;Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;Haccla umrenin arasını birleştirin. Zîra bunlar günhı, tıpkı körüğün demirdeki pislikleri temizlemesi gibi temizler.&#8221; Nesâî, Menâsik 6, (5,115); İbnu Mâce, Menâsik 3, (2886).<br />
    * Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: &#8220;Bir umre, diğer umreye arada işlenenler için kefarettir. Hacc-ı Mebrûr&#8217;un karşılığı cennetten başka bir şey olamaz!&#8221; Buharî, Umre 1; Müslim, Hacc 437, (1349); Tirmizî,Hacc 90, (933); Nesâî, Menâsik 3, (5,112), 5, (5,115); İbnu Mâce, Menâsik 3, (2887); Muvatta, Hacc 65, (2, 346).<br />
    * Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) anlatıyor: &#8220;Resûlullah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;Kim, hacc veya umre için Mescid-i Aksa&#8217;dan Mescid-i Haram&#8217;a (kadar) ihrâma girerse, geçmiş ve gelecek bütün günahları affedilir veya cennet kendisine vâzcib olur.&#8221; Ebu Dâvud, Menâsik 9, (1741), İbnu Mâce, Menâsik 49, (3001-3002).<br />
    * İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: &#8220;Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)&#8217;a: &#8220;Gerçek hacı kimdir?&#8221; diye soruldu da şu cevabı verdi: &#8220;Saçını düzenleyip yıkamayı ve koku sürünmeyi çoktan terketmiş kimsedir. . &#8221; Kendisine tekrar: &#8220;Hangi hacc efdaldir?&#8221; diye sorulunca: &#8220;Yüksek sesle telbiye getirilen ve kurban kesilen&#8221; dedi. &#8220;(Haccla ilgili âyette geçen) sebil nedir?&#8221; diye soruldu. &#8220;Zâd (nafaka) ve râhile (binek)dir&#8221; cevabını verdi.&#8221; Tirmizî, Tefsir, Âl-i İmrân, (3001); İbnu Mâce, Menâsik 6, (2896).<br />
    * İbnu Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: &#8220;Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;Haccla umrenin arasını birleştirin. Zîra bunlar günhı, tıpkı körüğün demirdeki pislikleri temizlemesi gibi temizler.&#8221; Nesâî, Menâsik 6, (5,115); İbnu Mâce, Menâsik 3, (2886).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/hac-ile-ilgili-ayetler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>teravih namazı ile ilgili hadisler</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/teravih-namazi-ile-ilgili-hadisler.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/teravih-namazi-ile-ilgili-hadisler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:16:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[namazı]]></category>
		<category><![CDATA[teravih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1615</guid>
		<description><![CDATA[Teravih Namazı ile ilgili hadis var mı?
Ebû Hureyre’nin naklettiği bir hadise göre Resulullah (s.a.s), Ramazan gecelerini ihya etmeyi teşvik etmiş, fakat bunu kesin olarak emretmemiştir.
Bu konuda;
“Her kim inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan’ı ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır” diye buyurmuştur.
Hadis alimlerinden en-Nevevî, Hz. Muhammed (s.a.s)’in ashabına Ramazanı ihya etmeyi vacip kılmadığını, fakat mendup olarak emredip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Teravih Namazı ile ilgili hadis var mı?</p>
<p>Ebû Hureyre’nin naklettiği bir hadise göre Resulullah (s.a.s), Ramazan gecelerini ihya etmeyi teşvik etmiş, fakat bunu kesin olarak emretmemiştir.</p>
<p>Bu konuda;<br />
“Her kim inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan’ı ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır” diye buyurmuştur.</p>
<p>Hadis alimlerinden en-Nevevî, Hz. Muhammed (s.a.s)’in ashabına Ramazanı ihya etmeyi vacip kılmadığını, fakat mendup olarak emredip teşvik ettiğini, İslâm alimlerinin de bunun mendup olduğunda ittifak ettiklerini kaydetmektedir.</p>
<p>En-Nevevî, “Ramazanı ihya etmenin, teravih namazını kılmakla hasıl olduğunu” da zikretmektedir.</p>
<p>Bu açıdan Hz. Muhammed (s.a.s)’in, “her kim Ramazan’ı ihva ederse” sözü, “her kim geceleri namaz kılarak Ramazan’ı ihya ederse” şeklinde anlaşılmalıdır. Nitekim Abdurrahman b. Avf’ın naklettiği bir hadiste Hz. Muhammed (s.a.s):</p>
<p>“Şüphesiz Allah Ramazan orucunu farz kıldı. Ben de Ramazan gecelerini ihya etmeyi sünnet kıldım.</p>
<p>Her kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan’ı oruçla, gecelerini namazla ihya ederse, anasından doğduğu gün gibi günahlarından temizlenmiş olur” buyurmaktadır. Teravih namazı hakkında hadisler,Teravih namazının fazileti,Teravih namazı ve sünnetler. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/teravih-namazi-ile-ilgili-hadisler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>namaz ile ilgili 5 ayet</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/namaz-ile-ilgili-5-ayet.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/namaz-ile-ilgili-5-ayet.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:13:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[5]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1613</guid>
		<description><![CDATA[**NAMAZ İLE İLGİLİ AYETLER**
&#8221;Sana kitaptan vahy edileni oku ve namazı dosdoğru kıl,gerçekten namaz kötülüklerden ve çirkinliklerden alı koyar.&#8221; ANKEBUT 45.AYET
&#8221;Gerçekten ben,Allah&#8217;ım benden başka ilah yoktur,şu halde bana ibadet et ve beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl.&#8221; TAHA 14.AYET
&#8221;Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki bunlar nefislerinin arzularına uydular,namazı terkettiler.bu yüzden ileride sapıklıkların cezasını görecekler,onlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>**NAMAZ İLE İLGİLİ AYETLER**</p>
<p>&#8221;Sana kitaptan vahy edileni oku ve namazı dosdoğru kıl,gerçekten namaz kötülüklerden ve çirkinliklerden alı koyar.&#8221; ANKEBUT 45.AYET</p>
<p>&#8221;Gerçekten ben,Allah&#8217;ım benden başka ilah yoktur,şu halde bana ibadet et ve beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl.&#8221; TAHA 14.AYET</p>
<p>&#8221;Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki bunlar nefislerinin arzularına uydular,namazı terkettiler.bu yüzden ileride sapıklıkların cezasını görecekler,onlar gayya kuyusuna atılacaktır ( cehennem kuyusu).&#8221; MERYEM 59.AYET</p>
<p>&#8221;Sabır ve namaz ile Allah&#8217;tan yardım isteyin,şüphesiz ki o (sabır ve namaz)Allah&#8217;a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen görevdir.&#8221; BAKARA 45.AYET</p>
<p>&#8221;Mücrimlere (günahkarlara) sorulacak ,sizi cehenneme sokan nedir? onlar,biz namaz kılanlardan değildik diyecekler.&#8221; MÜDDESİR 43.AYET</p>
<p>**NAMAZLA İLGİLİ HADİSLER**</p>
<p>Dua rahmetin,abdest namazın,namaz cennetin anahtarıdır.</p>
<p>Namazın dilindeki yeri,başın vücuttaki yeri gibidir.</p>
<p>Mazeretsiz ve kasden namaz kılmayanın adın Allah(c.c) cehenneme gireceklerden birisi olarak cehennemin kapısına yazar.</p>
<p>Kul namaza durduğunda günahları getirilir,başı ve omuzu üzerine koyulur.rukü ve secde&#8217;ye gittikçe günahlar dökülür.</p>
<p>İman ve küfür arasındaki fark; namazı kılıp kılmamaktadır.</p>
<p>Bir gün namaz kılmaya başlayınca cennet kapıları onun için açılır.Rabbi ile arasında bulunan perdeler kalkar,bu hal namaz bitinceye kadar devam eder.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/namaz-ile-ilgili-5-ayet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>cuma namazı ile ilgili ayetler</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/cuma-namazi-ile-ilgili-ayetler.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/cuma-namazi-ile-ilgili-ayetler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:11:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[namazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1611</guid>
		<description><![CDATA[Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah&#8217;ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır
&#8211; Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah&#8217;ın lütfundan isteyin Allah&#8217;ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz
&#8211;Onlar bir ticaret ve eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona giderler ve seni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah&#8217;ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır</p>
<p>&#8211; Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah&#8217;ın lütfundan isteyin Allah&#8217;ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz</p>
<p>&#8211;Onlar bir ticaret ve eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona giderler ve seni ayakta bırakırlar De ki: Allah&#8217;ın yanında bulunan, eğlenceden ve ticaretten daha yararlıdır Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır</p>
<p>(Cuma süresi 9-10-11)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/cuma-namazi-ile-ilgili-ayetler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
