<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Süper Buldum &#187; ayetler</title>
	<atom:link href="http://www.superbuldum.com/tag/ayetler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.superbuldum.com</link>
	<description>SB Teknoloji Deyimler Özlü Sözler Blogu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 13 Jun 2010 19:40:07 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.3</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>hac ile ilgili ayetler</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/hac-ile-ilgili-ayetler.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/hac-ile-ilgili-ayetler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:17:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[hac]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1617</guid>
		<description><![CDATA[Hacla İlgili Ayetler
    * Şüphesiz, Safa ile Merve Allah&#8217;ın sembollerindendir. Onun için her kim Hac veya Umre niyetiyle Ka&#8217;be&#8217;yi ziyaret ederse, tavafı bunlarla yapmasında ona bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah, mükafatını veren ve her şeyi bilendir. (Bakara 158)
    * Onlar sana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hacla İlgili Ayetler</p>
<p>    * Şüphesiz, Safa ile Merve Allah&#8217;ın sembollerindendir. Onun için her kim Hac veya Umre niyetiyle Ka&#8217;be&#8217;yi ziyaret ederse, tavafı bunlarla yapmasında ona bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah, mükafatını veren ve her şeyi bilendir. (Bakara 158)<br />
    * Onlar sana hilalleri soruyorlar. De ki: &#8220;Onlar, insanlar için ve hac için vakit ölçüleridir. Erginlik, evlere arkalarından gelmenizle değildir, gerçek eren, korunanlardır. Evlere kapılarından gelin ve Allah&#8217;tan korkun ki kurtuluşa eresiniz. (Bakara 189)<br />
    * Haccı ve umreyi de Allah için tamam yapın. Eğer kısıtlanırsanız o vakit kolayınıza gelen kurbanı gönderin. Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olana veya başında bir rahatsızlığı bulunana tıraş için oruç, sadaka veya kurbandan ibaret bir fidye gerekir. Kısıtlılıktan kurtulduğunuzda her kim hacca kadar umre ile sevap kazanmak isterse ona da kurbanın kolay geleni gerekir. Bunu bulamayana ise üç gün hacda yedi gün de döndükten sonra, toplam on gün oruç tutmak gerekir. Bu hüküm Mescid-i Haram&#8217;da ikamet etmeyenler içindir. Allah&#8217;tan korkun ve bilin ki, Allah&#8217;ın cezası gerçekten çok çetindir. (Bakara 196)<br />
    * Hac vakti, bilinen aylardır. Kim bu aylarda hacca başlarsa, artık hac sırasında ne kadına yaklaşma, ne günah işleme, ne de kavga vardır. Hayra dair ne işlerseniz Allah onu bilir. Azık hazırlayın ve bana her türlü fenalıktan korunarak gelin. Çünkü en hayırlı azık takvadır, ey beyni olanlar! (Bakara 197)<br />
    * Hac mevsiminde Rabbinizden rızık isteyerek ticaret yapmanız size günah değildir. Arafattan sel gibi taşarak döndüğünüzde Meş&#8217;ari&#8217;l-Haram yanında, Allah&#8217;ı zikredin. O&#8217;nu, size doğrusunu öğrettiği gibi zikredin. Doğrusu siz, bundan önce gerçekten yolunu şaşırmışlardan idiniz. (Bakara 198)<br />
    * Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğinizde, bir zamanlar atalarınızı andığınız gibi hatta daha coşkulu bir anışla Allah&#8217;ı anın. Çünkü insanların bir takımı: &#8220;Rabbimiz, bize dünyada ver!&#8221; der. Ona ahirette bir kısmet yoktur. (Bakara 200)<br />
    * Bir de Allah ve Peygamberinden Hacc-ı Ekber gününde insanlara bir bildirdir ki, Allah da Peygamberi de müşriklerden kesinlikle uzaktır. Hemen tevbe ederseniz, hakkınızda hayırlı olur. Eğer aldırmazsanız, bilin ki, Allah&#8217;ı aciz bırakacak değilsiniz. Allah&#8217;ı ve Peygamberi tanımayanlara acı bir azabı müjdele! (Tevbe 3)<br />
    * Yoksa siz, hacılara su temin etmeyi ve Mescid-i Haram&#8217;da umreciliği, Allah&#8217;a ve ahiret gününe inanıp da Allah yolunda cihad edenin işi gibi mi tuttunuz? Bunlar, Allah katında eşit olmazlar. Allah, zalimler güruhunu doğru yola iletmez. (Tevbe 19)<br />
    * Bütün insanlar içinde haccı ilan et ki, gerek yaya olarak ve gerek uzak yoldan gelen incelmiş develer üzerinde sana gelsinler. (Hacc 27)</p>
<p>Hacla İlgili Hadisler</p>
<p>    * Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: &#8220;Ey Allah&#8217;ın Resûlü, dedim, cihâdı amellerin en faziletlisi görüyoruz, biz de cihâd etmiyelim mi?&#8221; Şu cevabı verdi: &#8220;Ancak, cihâdın en efdal ve en güzeli hacc-ı mebrürdur. Sonra şehirde kalmaktır.&#8221; Hz. Aişe der ki: &#8220;Bunu işittikten sonra haccı hiç bırakmadım.&#8221; Buhârî, Hacc 4, Cezâu&#8217;s-Sayd 26, Cihâd 1; Nesâî, Hacc 4, (5, 113).<br />
    *  Sehl İbnu Sa&#8217;d (radıyallahu anh) anlatıyor: &#8220;Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;Telbiyede bulunan hiç bir Müslüman yoktur ki, onun sağında ve solunda bulunan taş, ağaç, sert toprak onunla birlikte telbiyede bulunmasın, bu iştirak (sağ ve solunu göstererek) şu ve şu istikâmette arzın son hududuna kadar devam eder.&#8221; Tirmizî, Hacc 14, (828).<br />
    * Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: &#8220;Ey Allah&#8217;ın Resûlü, dedim, cihâdı amellerin en faziletlisi görüyoruz, biz de cihâd etmiyelim mi?&#8221; Şu cevabı verdi: &#8220;Ancak, cihâdın en efdal ve en güzeli hacc-ı mebrürdur. Sonra şehirde kalmaktır.&#8221; Hz. Aişe der ki: &#8220;Bunu işittikten sonra haccı hiç bırakmadım.&#8221; Buhârî, Hacc 4, Cezâu&#8217;s-Sayd 26, Cihâd 1; Nesâî, Hacc 4, (5, 113).<br />
    * Sehl İbnu Sa&#8217;d (radıyallahu anh) anlatıyor: &#8220;Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;Telbiyede bulunan hiç bir Müslüman yoktur ki, onun sağında ve solunda bulunan taş, ağaç, sert toprak onunla birlikte telbiyede bulunmasın, bu iştirak (sağ ve solunu göstererek) şu ve şu istikâmette arzın son hududuna kadar devam eder.&#8221; Tirmizî, Hacc 14, (828).<br />
    * İbnu Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: &#8220;Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;Haccla umrenin arasını birleştirin. Zîra bunlar günhı, tıpkı körüğün demirdeki pislikleri temizlemesi gibi temizler.&#8221; Nesâî, Menâsik 6, (5,115); İbnu Mâce, Menâsik 3, (2886).<br />
    * Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: &#8220;Bir umre, diğer umreye arada işlenenler için kefarettir. Hacc-ı Mebrûr&#8217;un karşılığı cennetten başka bir şey olamaz!&#8221; Buharî, Umre 1; Müslim, Hacc 437, (1349); Tirmizî,Hacc 90, (933); Nesâî, Menâsik 3, (5,112), 5, (5,115); İbnu Mâce, Menâsik 3, (2887); Muvatta, Hacc 65, (2, 346).<br />
    * Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) anlatıyor: &#8220;Resûlullah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;Kim, hacc veya umre için Mescid-i Aksa&#8217;dan Mescid-i Haram&#8217;a (kadar) ihrâma girerse, geçmiş ve gelecek bütün günahları affedilir veya cennet kendisine vâzcib olur.&#8221; Ebu Dâvud, Menâsik 9, (1741), İbnu Mâce, Menâsik 49, (3001-3002).<br />
    * İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: &#8220;Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)&#8217;a: &#8220;Gerçek hacı kimdir?&#8221; diye soruldu da şu cevabı verdi: &#8220;Saçını düzenleyip yıkamayı ve koku sürünmeyi çoktan terketmiş kimsedir. . &#8221; Kendisine tekrar: &#8220;Hangi hacc efdaldir?&#8221; diye sorulunca: &#8220;Yüksek sesle telbiye getirilen ve kurban kesilen&#8221; dedi. &#8220;(Haccla ilgili âyette geçen) sebil nedir?&#8221; diye soruldu. &#8220;Zâd (nafaka) ve râhile (binek)dir&#8221; cevabını verdi.&#8221; Tirmizî, Tefsir, Âl-i İmrân, (3001); İbnu Mâce, Menâsik 6, (2896).<br />
    * İbnu Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: &#8220;Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;Haccla umrenin arasını birleştirin. Zîra bunlar günhı, tıpkı körüğün demirdeki pislikleri temizlemesi gibi temizler.&#8221; Nesâî, Menâsik 6, (5,115); İbnu Mâce, Menâsik 3, (2886).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/hac-ile-ilgili-ayetler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>cuma namazı ile ilgili ayetler</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/cuma-namazi-ile-ilgili-ayetler.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/cuma-namazi-ile-ilgili-ayetler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:11:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[namazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1611</guid>
		<description><![CDATA[Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah&#8217;ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır
&#8211; Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah&#8217;ın lütfundan isteyin Allah&#8217;ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz
&#8211;Onlar bir ticaret ve eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona giderler ve seni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah&#8217;ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır</p>
<p>&#8211; Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah&#8217;ın lütfundan isteyin Allah&#8217;ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz</p>
<p>&#8211;Onlar bir ticaret ve eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona giderler ve seni ayakta bırakırlar De ki: Allah&#8217;ın yanında bulunan, eğlenceden ve ticaretten daha yararlıdır Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır</p>
<p>(Cuma süresi 9-10-11)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/cuma-namazi-ile-ilgili-ayetler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ramazan orucu ile ilgili ayetler</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/ramazan-orucu-ile-ilgili-ayetler.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/ramazan-orucu-ile-ilgili-ayetler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:10:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[orucu]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1609</guid>
		<description><![CDATA[Bismillahirrahmânirrahîm
“Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir. (Kadir, 1-5 )
“(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bismillahirrahmânirrahîm</p>
<p>“Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir. (Kadir, 1-5 )</p>
<p>“(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.” ( Bakara, 185)</p>
<p>“Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” ( Bakara, 184)</p>
<p>“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı”. ( Bakara,183)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/ramazan-orucu-ile-ilgili-ayetler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sadaka ile ilgili ayetler</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/sadaka-ile-ilgili-ayetler.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/sadaka-ile-ilgili-ayetler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:09:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[sadaka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1607</guid>
		<description><![CDATA[Sadakaları açıkta verirseniz ne iyi; fakat gizleyip fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır O, günahlarınızdan bir kısmını bağışlar Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır (2/271)
Allah, faizi yok eder de, sadakaları arttırır Allah, günahkar kâfirlerin hiçbirini sevmez (2/276)
Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, ona elverişli bir zamana kadar süre (verin) (Borcu) Sadaka olarak bağışlamanız ise, sizin için daha hayırlıdır; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sadakaları açıkta verirseniz ne iyi; fakat gizleyip fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır O, günahlarınızdan bir kısmını bağışlar Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır (2/271)</p>
<p>Allah, faizi yok eder de, sadakaları arttırır Allah, günahkar kâfirlerin hiçbirini sevmez (2/276)</p>
<p>Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, ona elverişli bir zamana kadar süre (verin) (Borcu) Sadaka olarak bağışlamanız ise, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz (2/280)</p>
<p>Bir mü&#8217;mine, -hata sonucu olması dışında- bir başka mü&#8217;mini öldürmesi yakışmaz Kim bir mü&#8217;mini &#8216;hata sonucu&#8217; öldürürse, mü&#8217;min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve ailesine teslim edilecek bir diyeti vermesi gerekir Onların (bunu) sadaka olarak bağışlamaları başka Eğer o, mü&#8217;min olduğu halde size düşman olan bir topluluktan ise, bu durumda mü&#8217;min bir köleyi özgürlüğe kavuşturması gerekir Şayet kendileriyle aranızda andlaşma olan bir topluluktan ise, bu durumda ailesine bir diyet ödemek ve bir mü&#8217;min köleyi özgürlüğe kavuşturmak gerekir (Diyet ve köle özgürlüğü için gereken imkanı) Bulamayan ise, kesintisiz olarak iki ay oruç tutmalıdır Bu, Allah&#8217;tan bir tevbedir Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir (4/92)</p>
<p>Onların &#8216;gizlice söyleşmelerinin&#8217; çoğunda hayır yok Ancak bir sadaka vermeyi veya iyilikte bulunmayı ya da insanların arasını düzeltmeyi emredenlerinki başka Kim Allah&#8217;ın rızasını isteyerek böyle yaparsa, artık ona büyük bir ecir vereceğiz (4/114)</p>
<p>Biz onda, onların üzerine yazdık: Can&#8217;a can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve (bütün) yaralara (karşılık da) kısas vardır Ama kim bunu sadaka olarak bağışlarsa o kendisi için bir keffarettir Kim Allah&#8217;ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, zalim olanlardır (5/45)</p>
<p>Onlardan sadakalar konusunda seni yadırgayacaklar vardır Ondan kendilerine verilirse hoşlanırlar, kendilerine verilmediği zaman bu sefer gazablanırlar (9/58)</p>
<p>Sadakalar, -Allah&#8217;tan bir farz olarak- yalnızca fakirler, düşkünler, (zekat) işinde görevli olanlar, kalbleri ısındırılacaklar, köleler, borçlular, Allah yolunda (olanlar) ve yolda kalmış(lar) içindir Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir (9/60)</p>
<p>Onlardan kimi de: &#8220;Andolsun, eğer bize bol ihsanından verirse gerçekten sadaka vereceğiz ve salihlerden olacağız&#8221; diye Allah&#8217;a ahdetmiştir (9/75)</p>
<p>Sadakalar konusunda, mü&#8217;minlerden ek bağışlarda bulunanlarla emeklerinden (cehdlerinden) başkasını bulamayanları yadırgayarak bunlarla alay edenler; Allah (asıl) onları alay konusu kılmıştır ve onlar için acı bir azab vardır (9/79)</p>
<p>Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun Onlara dua et Doğrusu, senin duan, onlar için &#8216;bir sükûnet ve huzurdur&#8217; Allah işitendir, bilendir (9/103)</p>
<p>Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah kullarından tevbeleri kabul edecek ve sadakaları alacak olan O&#8217;dur Şüphesiz, tevbeleri kabul eden, esirgeyen O&#8217;dur (9/104)</p>
<p>Mü&#8217;minlerden öyle erkek-adamlar vardır ki- Allah ile yaptıkları ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi beklemektedir Onlar hiçbir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler (33/23)</p>
<p>Çünkü Allah, (sözüne bağlı kalıp doğru olan) sâdıkları sadakatlerinden dolayı mükafaatlandıracak, münafıkları da dilerse azablandıracak veya tevbe (nasib edip tevbe)lerini kabul edecektir Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir (33/24)</p>
<p>Şüphesiz, Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mü&#8217;min erkekler ve mü&#8217;min kadınlar, gönülden (Allah&#8217;a) itaat eden erkekler ve gönülden (Allah&#8217;a) itaat eden kadınlar, sadık olan erkekler ve sadık olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygıyla (Allah&#8217;tan) korkan erkekler ve saygıyla (Allah&#8217;tan) korkan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah&#8217;ı çokca zikreden erkekler ve (Allah&#8217;ı çokca) zikreden kadınlar; (işte) bunlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir ecir hazırlamıştır (33/35)</p>
<p>İtaat ve maruf (güzel) sözdü Fakat iş, kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet Allah&#8217;a sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu (47/21)</p>
<p>Gerçek şu ki, sadaka veren erkekler ile sadaka veren kadınlar ve Allah&#8217;a güzel bir borç verenler; onlar için kat kat arttırılır ve &#8216;kerim (üstün ve onurlu)&#8217; olan ecir de onlarındır (57/18)</p>
<p>Ey iman edenler, Peygamber&#8217;e gizli bir şey arzedeceğiniz zaman, gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir Şayet (buna imkan) bulamazsanız, artık şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir (58/12)</p>
<p>Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü? Çünkü yapmadınız, Allah sizin tevbelerinizi kabul etti Şu halde namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah&#8217;a ve O&#8217;nun Resûlü&#8217;ne itaat edin Allah, yaptıklarınızdan haberdardır (58/13)</p>
<p>Sizden birinize ölüm gelip de: &#8220;Rabbim, beni yakın bir süreye (ecele) kadar geciktirsen ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam&#8221; demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin (63/10)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/sadaka-ile-ilgili-ayetler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>zekat ile ilgili ayetler</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/zekat-ile-ilgili-ayetler.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/zekat-ile-ilgili-ayetler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:07:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[zekat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1602</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaşlar Yüce Kitabımız Kur&#8217;an da bulunan tüm zekatla ilgili ayetler burada yine harf harf okunup titiz bir çalışma ile çıkardım. Lütfen Allah Razı Olsun diyin yeter.
Allah hepinizden razı olsun
KUR’AN DA ZEKAT İLE İLGİLİ AYETLER
2 Bakara Suresi
3- Onlar ki gaybe İnanıp namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) harcarlar.
43- Namazı kılın, zekatı verin, rükû [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arkadaşlar Yüce Kitabımız Kur&#8217;an da bulunan tüm zekatla ilgili ayetler burada yine harf harf okunup titiz bir çalışma ile çıkardım. Lütfen Allah Razı Olsun diyin yeter.<br />
Allah hepinizden razı olsun<br />
KUR’AN DA ZEKAT İLE İLGİLİ AYETLER<br />
2 Bakara Suresi<br />
3- Onlar ki gaybe İnanıp namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) harcarlar.<br />
43- Namazı kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.<br />
83- Biz İsrailoğulları&#8217;ndan şöyle söz almıştık: Allah&#8217;dan başkasına tapmayın, anaya, babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edin, insanlara güzel söz söyleyin. Namazı kılın, zekatı verin. Sonra çok azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hâlâ da dönüyorsunuz.<br />
110- Namazı kılın, zekatı verin! Kendi nefsiniz için her ne hayır yaparsanız, Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki, Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.<br />
177- Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah&#8217;a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır.<br />
195- Allah yolunda mallarınızı harcayın. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın ve iyilik yapın. Doğrusu Allah iyilik yapanları sever.<br />
215- Ey Muhammed! Sana nereye infak edeceklerini soruyorlar. De ki: Hayır olarak verdiğiniz nafaka, ana baba, yakınlar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak daha ne yaparsanız Allah onu bilir.<br />
245- Kimdir o adam ki Allah&#8217;a güzel bir ödünç versin de Allah da ona birçok katlarını ödesin. Allah darlık da verir, genişlik de verir. Hepiniz de O&#8217;na döndürülüp götürüleceksiniz.<br />
254- Ey iman edenler! Alışverişin, dostluğun ve şefaatin olmayacağı günün gelmesinden önce, size verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcayın. Kâfirlere gelince, onlar zalimlerdir.<br />
261- Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, bir tanenin durumu gibidir ki, yedi başak bitirmiş ve her başakta yüz tane var. Allah, dilediğine daha da katlar. Allah&#8217;ın rahmeti geniştir. O, her şeyi bilir.<br />
262- Allah yolunda mallarını infak eden, sonra verdiklerinin arkasından başa kakmayı, gönül incitmeyi uygun görmeyen kimselerin Rableri yanında mükafatları vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar, üzülmeyeceklerdir.<br />
263- Güzel bir söz ve iyilik, peşinden eza gelen bir sadakadan daha iyidir. Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, halimdir.<br />
264- Ey iman edenler! Sadakalarınızı, başa kakmak, gönül kırmakla boşa gidermeyin. O adam gibi ki, insanlara gösteriş için malını dağıtır da ne Allah&#8217;a inanır, ne ahiret gününe. Artık onun hâli, bir kayanın hâline benzer ki, üzerinde biraz toprak varmış, derken şiddetli bir sağnak inmiş de onu yalçın bir kaya halinde bırakıvermiş. Öyle kimseler, kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kâfirler topluluğunu doğru yola iletmez.<br />
265- Allah&#8217;ın rızasını kazanmak ve kalblerini sağlamlaştırmak için mallarını sarf edenlerin durumu,yüksekçe tepede bulunan bol yağmur aldığında yemişlerini iki kat veren, bol yağmur yağmasa bile çisentisi olan bir bahçenin durumu gibidir. Allah, yaptıklarınızı görür.<br />
266- Hiç biriniz ister mi ki, kendisinin hurmalık ve üzümlüklerden bir bahçesi olsun, altında ırmaklar aksın, içinde her türlü ürünü bulunsun da, kendi üzerine de ihtiyarlık çökmüş ve elleri ermez, güçleri yetmez küçük, zayıf çocukları olsun. Derken ona ateşli bir bora isabet ediversin de o bahçe yanıversin. İşte Allah, âyetlerini size böylece açıklıyor. Umulur ki, düşünürsünüz.<br />
267- Ey iman edenler! Kazandıklarınızın temizlerinden ve size yerden yetiştirdiklerimizden sarfedin. Kendinizin göz yummadan alıcısı olamıyacağınız fenasını vermeye yeltenmeyin. Biliniz ki, Allah sadakalarınıza muhtaç değildir ve hamde layık olandır.<br />
268- Şeytan sizi fakirlikle korkutarak cimriliği emreder. Allah ise mağfiret ve bol nimet vaat eder. Allah&#8217;ın lütfu geniştir. O herşeyi bilendir.<br />
270- Her ne çeşit nafaka verdinizse veya ne türlü bir adak adadınızsa, Allah onu kesinlikle bilir. Ve zalimlere hiçbir şekilde yardım olunmayacaktır.<br />
271- Sadakaları açıkça verirseniz iyi olur; yok eğer onları fakirlere gizlice verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Allah onları kötülüklerinizden bir kısmına karşı tutar. Allah, her ne yaparsanız hepsinden haberdardır.<br />
272- Onları yola getirmek senin boynuna borç değildir, ancak Allah dilediğini yola getirir. Yaptığınız her iyilik sırf kendiniz içindir. Siz yalnızca Allah rızasını gözetmenin dışında infak etmezsiniz. İyilik cinsinden ne infak ederseniz o size aynen ödenir. Size hiçbir şekilde haksızlık yapılmaz.<br />
273- Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna adayıp, yeryüzünde dolaşamayanlara, hayalarından dolayı kendilerini tanımayanların zengin saydıkları yoksullara verin. Onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük yapıp kimseden birşey istemezler. Ne türden bir iyilik yaparsanız, şüphe yok ki, Allah onu bilir.<br />
274- Mallarını gece ve gündüz, gizlice ve açıkça infak edenler yok mu, işte onların Rableri katında ecir ve mükafatları vardır. Ve onlara korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.<br />
277- İman edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekatı verenlerin Rabbleri katında elbette mükafatları vardır. Onlara korku yoktur ve mahzun da olmayacaklardır.<br />
3 Ali İmran Suresi<br />
17- Onlar sabreden, doğru olan, gönülden kulluk eden, hayra sarfeden ve seher vakitlerinde bağışlanma dileyen kimselerdir.<br />
92- Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça, gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir.<br />
134- O (Allah&#8217;tan hakkıyla korka)nlar, bollukta ve darlıkta Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanları affederler. Allah iyilik edenleri sever.<br />
180- Allah&#8217;ın, kendilerine lütfundan verdiği nimetlere karşı cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır o, kendileri için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah&#8217;a aittir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.<br />
186- Muhakkak siz, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan olunacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah&#8217;a ortak koşanlardan size eziyet verici bir çok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah&#8217;dan gereği gibi korkarsanız, şüphesiz işte bu azmi gerektiren işlerdendir.<br />
4 Nisa Suresi<br />
37- Onlar ki cimrilik ederler, İnsanlara cimrilik tavsiyesinde bulunurlar. Allah&#8217;ın kendilerine lütfundan verdiği nimeti gizlerler. Biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırladık.<br />
38- Bunlar, Allah&#8217;a ve ahiret gününe iman etmedikleri halde mallarını, insanlara gösteriş yapmak için harcarlar. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü arkadaştır!<br />
39- Bunlar, Allah&#8217;a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah&#8217;ın verdiği rızıktan gösterişsiz harcasalardı kendilerine ne zarar gelirdi? Allah onların söz ve işlerini çok iyi bilendir.<br />
77- Kendilerine, &#8220;Ellerinizi savaştan çekin, namazı kılın, zekatı verin&#8221; denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca hemen içlerinden bir kısmı insanlardan, Allah&#8217;tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve &#8220;Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Ne olurdu bize azıcık bir müddet daha tanımış olsaydın da biraz daha yaşasaydık?&#8221; derler. Onlara de ki: &#8220;Dünya zevki ne de olsa azdır, ahiret, Allah&#8217;a karşı gelmekten sakınan için daha hayırlıdır ve size kıl kadar haksızlık edilmez.&#8221;<br />
114- Bir sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı veyahut da insanlar arasını düzeltmeyi emreden(ler)inki hariç, onların aralarındaki gizli gizli konuşmalarının çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim bunları sırf Allah&#8217;ın rızasını kazanmak için yaparsa, yakında ona büyük bir mükafat vereceğiz.<br />
162- Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve iman edenler, sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ederler. Onlar, namazı kılan, zekatı veren, Allah&#8217;a ve ahiret gününe iman edenlerdir. İşte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.<br />
5 Maide Suresi<br />
12 &#8211; Allah, İsrailoğularından söz almıştı. İçlerinden on iki lider göndermiştik&#8230; Allah şöyle demişti: &#8221; Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekatı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum. Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur.<br />
55- Sizin asıl dostunuz Allah&#8217;tır, O&#8217;nun Resulüdür ve namazlarını kılan zekatlarını veren ve rükû eden müminlerdir.<br />
6 En’am Suresi<br />
141- Asmalı ve asmasız (üzüm) bahçeleri, hurmaları, ürünleri çeşit çeşit ekinleri, zeytinleri ve narları, birbirine benzer ve benzemez biçimde yaratan O&#8217;dur. Her biri meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de hakkını (zekat ve sadakasını) verin; ama israf etmeyin, çünkü Allah, israf edenleri sevmez.<br />
7 A’raf suresi<br />
156- &#8220;Dünyada da, ahirette de bize iyilik yaz. Biz hiç şüphesiz sana yöneldik.&#8221; Allah buyurdu ki, Ben azabıma kimi dilersem onu çarptırırım. Benim rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu müttaki olanlara, zekatını verenlere ve âyetlerimize inananlara mahsus kılacağım.<br />
8 Enfal suresi<br />
3- Onlar ki, namazı gereği gibi kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.<br />
9 Tevbe Suresi<br />
11. Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar, zekatı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar. Biz âyetleri, bilen bir kavme böyle açıklarız.<br />
18- Allah&#8217;ın mescidlerini, ancak Allah&#8217;a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekatı veren ve Allah&#8217;dan başkasından korkmayan kimseler imar ederler. İşte hidayet üzere oldukları umulanlar bunlardır.<br />
20- İnanan, hicret eden ve Allah yolunda canlarıyla, mallarıyla savaşanların Allah katında dereceleri daha büyüktür. İşte kurtuluşa erenler onlardır.<br />
34- Ey iman edenler, şurası bir gerçektir ki, yahudi hahamları ile hıristiyan rahiplerinin bir çoğu insanların mallarını haksız yere yerler ve Allah yolundan çevirirler. Altın ve gümüşü yığıp da, onları Allah yolunda sarfetmeyenler var ya, işte onlara acıklı bir azabı müjdele!<br />
35- O gün o altın ve gümüşlerin üstü cehennem ateşinde kızdırılacak da bunlarla alınları, yanları ve sırtları dağlanacak (onlara): &#8220;İşte bu kendi canınız için saklayıp biriktirdiğiniz şeydir. Haydi şimdi tadın bakalım şu biriktirdiğiniz şeyin tadını!&#8221; denilecek.<br />
41- Ey müminler! İster hafif techizatla, ister ağırlıklı olarak seferber olun ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz böylesi sizin için daha hayırlıdır.<br />
44- Allah&#8217;a ve ahiret gününe inananlar, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmeyi görev bildiklerinden (zaten geri kalmak için) senden izin istemezler. Allah o muttakilerin kimler olduğunu bilir.<br />
53- O münafıklara şunu da de ki; gerek isteyerek, gerek istemeyerek infak edip durun. O infak ettikleriniz sizden hiçbir zaman kabul edilmeyecektir. Çünkü siz fasık bir kavimsiniz.<br />
54- İnfakların onlardan kabul olunmamasına sebep, gerçekte Allah&#8217;a ve Resulüne inanmamaları, namaza ancak üşene üşene gelmeleri, verdiklerini de ancak istemeye istemeye vermeleridir.<br />
55- Onların malları da, evlatları da sakın seni imrendirmesin. Bu olsa olsa, Allah&#8217;ın onları dünya hayatında bu gibi şeylerle azaba uğratmasından ve canlarının kâfir olarak çıkmasını murat etmiş olmasından başka birşey değildir.<br />
60- Sadakalar ancak şunlar içindir: Fakirler, yoksullar, o işte çalışan görevliler, müellefe-i kulûb (kalbleri İslâm&#8217;a ısındırılacaklar), köleler, borçlular, Allah yolundakiler, yolda kalmışlar. Allah tarafından böyle farz kılındı. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.<br />
67- Münafıkların erkekleri de kadınları da birbirlerine benzerler. Kötülüğü emreder, iyilikten sakındırırlar ve Allah yolunda harcamaktan ellerini sıkı tutarlar. Allah&#8217;ı unuttular da, Allah da onları unuttu. Gerçekten de münafıklar hep fâsık kimselerdir.<br />
71- Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah&#8217;a ve Resulüne itaat ederler. İşte Allah onlara rahmet edecektir. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir.<br />
72- Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir. Allah’ın razı olması ise hepsinden büyüktür. İşte büyük kurtuluş budur.<br />
75. Yine onlardan kimi de Allah&#8217;a şöyle ahdetmişlerdi: &#8220;Eğer bize lütuf ve kereminden ihsan ederse biz de elbette zekâtı veririz ve kesinlikle salihlerden oluruz.&#8221; diye söz vermişlerdi.<br />
76. Ne zaman ki, Allah lutfedip onlara ihsanda bulundu, onlar da cimrilik edip yüz çevirdiler ve zaten yan çizip duruyorlardı.<br />
79. Sadakalar hususunda gönülden veren müminleri çekiştiren ve güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanlarla alay edenler yok mu? Allah onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için elim bir azap vardır.<br />
81- Savaştan geri kalan münafıklar, Resulullah&#8217;ın hilafına, onun savaşa gitmesine karşılık, oturup kalmalarıyla ferahladılar ve mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmekten hoşlanmadılar, üstelik &#8220;Bu sıcakta savaşa gitmeyin.&#8221; dediler. De ki: &#8220;Cehennem ateşi daha sıcaktır.&#8221; Keşke anlayabilselerdi.<br />
88- Fakat Peygamber ve onunla beraber olan müminler mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler. İşte bütün hayırlar onlarındır. Murada erenler de işte onlardır.<br />
99- Yine bedevilerden kimi de vardır ki, Allah&#8217;a ve ahiret gününe inanır ve harcadığını Allah katında yakınlıklara ve Peygamber&#8217;in dualarını almaya vesile sayar. Gerçekten de bu, onlar için bir yakınlıktır. Allah onları rahmeti içine koyacaktır. Şüphesiz ki, Allah bağışlayıcıdır ve rahmet edicidir.<br />
111- Allah, müminlerden, canlarını ve mallarını, kendilerine cennet vermek üzere satın almıştır: Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler. Bu, Tevrat&#8217;ta da, İncil&#8217;de de Kur&#8217;ân&#8217;da da Allah&#8217;ın kendi üzerine yüklendiği bir ahittir. Allah&#8217;dan ziyade ahdine riayet edecek kim vardır? O halde yaptığınız alış-veriş ahdinden dolayı size müjdeler olsun! Ve işte o büyük kurtuluş budur.<br />
121- Onların, Allah yolunda yaptıkları küçük veya büyük her harcama veya geçtikleri her vadi karşılığında, yaptıkları işin daha güzeliyle Allah&#8217;ın kendilerini mükâfatlandırması için sevap yazılmaması mümkün değildir.<br />
13 Ra’d Suresi<br />
22. Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla sabrederler ve namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açıkça Allah yolunda harcarlar ve çirkinlikleri güzelliklerle yok ederler. İşte bunlar, bu hayatın akibeti kendilerinin olacak olanlardır.<br />
14 İbrahim Suresi<br />
31- (Ey Muhammed!) İman eden kullarıma söyle: &#8220;Namazı dosdoğru kılsınlar, alış-veriş ve dostluğun olmadığı bir günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli (Allah için) harcasınlar.&#8221;<br />
16 Nahl Suresi<br />
75- Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile, kendisine güzel bir rızık verilen ve o rızıkdan gizli ve açık olarak harcayan hür bir insanı misal verdi. Hiç bunlar eşit olur mu? Bütün hamd Allah&#8217;a mahsustur. Doğrusu insanların çoğu bilmezler.<br />
17 İsrâ Suresi<br />
26- Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bununla beraber malını saçıp savurma.<br />
29- Elini boynuna asıp bağlama (cimri olma), hem de onu büsbütün açıp saçma (israf etme); aksi halde kınanmış olursun ve eli boş açıkta kalırsın.<br />
19 Meryem Suresi<br />
29-Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. Onlar; &#8220;Biz beşikteki bir çocukla nasıl konuşuruz?&#8221; dediler.30- (Allah&#8217;ın bir mucizesi olarak İsa şöyle) dedi: &#8220;Şüphesiz ben Allah&#8217;ın kuluyum. O bana kitab verdi ve beni bir peygamber yaptı.&#8221;31- &#8220;Beni, nerede olursam olayım mübarek kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti.&#8221;<br />
54- Kur&#8217;ân&#8217;da İsmail&#8217;i de an; çünkü o, vaadine sadık bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi. 55- Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.<br />
21 Enbiya Suresi<br />
73- Onları emrimizle insanlara doğru yolu gösteren imamlar kıldık ve onlara hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik ve Onlar bize kulluk eden kimselerdi.<br />
22 Hacc Suresi<br />
28- Ta ki kendilerine ait birtakım menfaatlere şahid olsunlar; Allah&#8217;ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O&#8217;nun adını ansınlar. Siz de onlardan yiyin, yoksulu, fakiri de doyurun.<br />
35- Ki Allah anıldığı vakit onların kalpleri titrer. Onlar başlarına gelene sabreden, namaz kılan kimselerdir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.<br />
41- Onlar (o müminlerdir) ki, eğer kendilerini yeryüzünde iktidar mevkiine getirirsek namazı kılarlar, zekatı verirler, iyiliği emrederler ve fenalığı yasak ederler. Bütün işlerin sonu sırf Allah&#8217;a âittir.<br />
78- Allah uğrunda gerektiği gibi cihad edin. Sizi o seçmiş, babanız İbrahim&#8217;in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamıştır. Daha önce ve Kur&#8217;ân&#8217;da, Peygamberin size şahid olması, sizin de insanlara şahid olmanız için, size müslüman adını veren O&#8217;dur. Artık namaz kılın, zekat verin, Allah&#8217;a sarılın. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır!<br />
23 Mü’minun Suresi<br />
1- Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir,2- Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler,3- Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler,4- Onlar ki, zekat (vazifelerini) yerine getirirler,5- Ve onlar ki, iffetlerini korurlar,<br />
57- Rablerine olan saygıdan dolayı titreyenler,58- Rablerinin âyetlerine inananlar,59- Rablerine ortak tanımayanlar,60- Ve Rablerine döneceklerinden kalpleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler&#8230;61- İşte onlar, iyiliklere koşuşurlar ve iyilik için yarışırlar.<br />
24 Nûr Suresi<br />
37- Birtakım insanlar (Allahı tesbih ederler) ki, ne ticaret ne de alış veriş onları Allah&#8217;ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.<br />
56- Hem namazı kılın, zekatı verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz.<br />
25 Furkan Suresi<br />
67- Ve onlar ki, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.<br />
27 Neml Suresi<br />
3- Ki o (müminler) namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler.<br />
28 Kasas Suresi<br />
54- İşte onlara, sabretmelerinden ötürü mükafatları iki defa verilecektir. Bunlar kötülüğü iyilikle savarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan da Allah rızası için harcarlar.<br />
76- Karun, Musa&#8217;nın kavminden idi de, onlara karşı azgınlık etmişti. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarlarını güçlü kuvvetli bir topluluk zor taşırdı. Kavmi ona demişti ki: &#8220;Şımarma! Bil ki Allah şımarıkları sevmez.&#8221;<br />
77- &#8220;Allah&#8217;ın sana verdiğinden (O&#8217;nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu gözet, ama dünyadan da nasibini unutma! Allah&#8217;ın sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.&#8221;<br />
30 Rum Suresi<br />
38- O halde akrabaya da hakkını ver, yoksula da, yolcuya da&#8230; Bu, Allah&#8217;ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır. Kurtuluşa erecek olanlar da işte onlardır.<br />
39- İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faiz, Allah yanında artmaz. Allah&#8217;ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekata gelince, işte onlar, malları kat kat artmış olanlardır.<br />
31 Lokman Suresi<br />
4- Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler, âhirete de kesin olarak inanırlar.<br />
5- İşte bunlar, Rableri tarafından bir hidayet üzeredirler. Kurtuluşa erecek olanlar da işte onlardır.<br />
32 Secde Suresi<br />
15- Bizim âyetlerimize öyle kimseler iman eder ki, onlarla kendilerine öğüt verildiği zaman secdelere kapanırlar ve Rablerine hamd ile tesbih ederler de büyüklük taslamazlar. 16- Onların yanları yataklardan uzaklaşır, korku ve ümid içinde Rablerine dua ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan hayıra sarfederler.<br />
33 Ahzab Suresi<br />
35- Şüphe yok ki müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mümin erkeklerle mümin kadınlar, itaat eden erkeklerle itaat eden kadınlar, sadık erkeklerle sadık kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, mütevazi erkeklerle mütevazi kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkeklerle ırzlarını koruyan kadınlar, Allah&#8217;ı çok zikreden erkeklerle Allah-&#8217;ı çok zikreden kadınlar var ya, işte onlar için Allah bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.<br />
34 Sebe Suresi<br />
39- De ki: &#8220;Gerçekten Rabbim kullarından dilediği kimseye rızkı hem genişletir, hem daraltır. Her neyi hayra harcarsanız O, onun yerine başkasını verir. Hem O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.&#8221;<br />
35 Fatır Suresi<br />
29- Allah&#8217;ın kitabını okuyan, namazı kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak verenler, kesinlikle batma ihtimali olmayan bir ticaret umabilirler.<br />
36 Yasin Suresi<br />
47- Onlara: &#8220;Allah&#8217;ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın&#8221; dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: &#8220;Allah&#8217;ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?&#8221; dediler.<br />
41 Fussilet Suresi<br />
6- Ey Muhammed! De ki: &#8220;Ben sadece sizin gibi bir insanım, ancak bana ilâhınızın bir tek ilâh olduğu vahyediliyor. Artık hep O&#8217;na yönelin ve O&#8217;ndan bağışlanma dileyin. Vay O&#8217;na ortak koşanların haline! 7- Onlar, zekatı vermezler, ahireti de inkâr ederler. 8- Şüphesiz ki, iman edip, salih amel işleyenler için de bitmez tükenmez bir mükafat vardır.<br />
42 Şûra Suresi<br />
36-Size verilen herhangi bir şey, yalnızca dünya hayatının bir geçimliğidir. Allah Katında olan ise; hem daha hayırlı, hem de daha devamlıdır. Bu iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler içindir. 37- Ve büyük günahlardan, hayasızlıktan kaçınanlar, öfkelendiklerinde bile bağışlayanlar içindir.38- Ve Rablerine icabet edenler, namaz kılanlar içindir. Onların işleri, aralarında şura iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da infak ederler.</p>
<p>47 Muhammed Suresi<br />
38-İşte sizler Allah yolunda harcamaya çağrılan kimselersiniz. İçinizden kiminiz cimrilik ediyor. Kim cimrilik ederse, ancak kendi nefsine cimrilik etmiş olur. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer siz Hakk&#8217;tan yüz çevirirseniz Allah yerinize başka bir kavim getirir. Sonra onlar sizin gibi olmazlar.<br />
49 Hucurat Suresi<br />
15- Gerçek müminler ancak Allah&#8217;a ve Resulüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular ancak onlardır.<br />
51 Zariyat Suresi<br />
15-16- Şüphesiz ki takva sahipleri Rablerinin kendilerine verdiği sevabı almış olarak cennet bahçelerinde ve pınar başlarında bulunacaklardır. Çünkü onlar bundan önce iyilik yapıyorlardı. 17- Onlar geceleyin pek az uyurlardı. 18- Onlar seher vakitlerinde Allah&#8217;tan bağışlanma dilerlerdi. 19- Onların mallarında isteyen ve istemeyen yoksullar için bir hak vardı.20-21- Kesin olarak inananlar için, yeryüzünde ve kendi nefislerinde nice ibretler vardır. Hiç görmüyor musunuz?<br />
57 Hadid Suresi<br />
7. Allah&#8217;a ve Resulüne iman edin. Sizi hâkim kıldığı şeylerden Allah yolunda harcayın. Sizden, inanan ve Allah yolunda harcayanlar için büyük mükafat vardır.<br />
10- Neden siz Allah yolunda harcamayasınız ki? Göklerin ve yerin mirası zaten Allah&#8217;ındır. Elbette içinizden, fetihten önce harcayan ve savaşan bir olmaz. Onların derecesi, sonradan infak eden ve savaşanlardan daha büyüktür. Bununla beraber Allah hepsine de en güzel sonucu vaad etmiştir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır. 11. Kimdir o, Allah&#8217;a güzel bir borç verecek olan ki, Allah da onun verdiğini kat kat artırsın ve onun için şerefli bir mükafat da versin. 12. O gün inanan erkekleri ve inanan kadınları görürsün ki nurları, önlerinde ve sağlarında koşuyor. (Kendilerine): &#8220;Bugün müjdeniz altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacağınız cennetlerdir.&#8221; (denilir) İşte büyük kurtuluş budur!<br />
18. Şüphesiz sadaka veren erkeklere ve sadaka veren kadınlara ve Allah&#8217;a güzel bir ödünç verenlere, verdikleri kat kat artırılır ve onlara şerefli bir mükafat vardır.<br />
22. Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu Allah&#8217;a göre kolaydır. 23. Böylece elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah&#8217;ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez. 24. Onlar cimrilik edip insanlara da cimriliği emrederler. Kim yüz çevirirse Allah, zengindir, övgüye layıktır.<br />
58 Mücadele Suresi<br />
13. Gizli (özel) bir şey konuşmanızdan önce sadaka vermekten korktunuz da mı yerine getirmediniz? Fakat Allah da sizi affetti. Şu halde namazı kılın, zekatı verin, Allah&#8217;a ve Resulüne itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.<br />
61 Saff Suresi<br />
10- Ey İman edenler! Sizi acı bir azabdan kurtaracak ticareti size göstereyim mi? 11- Allah&#8217;a ve Resulüne inanırsınız, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda savaşırsınız. Eğer bilirseniz sizin için en iyisi budur. 12- (Eğer böyle yaparsanız Allah) sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.<br />
63 Münafikûn Suresi<br />
7- Onlar öyle kimselerdir ki: &#8220;Allah&#8217;ın elçisinin yanında bulunanları beslemeyin ki dağılıp gitsinler.&#8221; diyorlar. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah&#8217;ındır, fakat münafıklar anlamazlar. 8- Diyorlar ki: &#8220;Andolsun, eğer Medine&#8217;ye dönersek, daha üstün olan, daha alçak olanı oradan mutlaka çıkaracaktır.&#8221; Üstünlük, ancak Allah&#8217;a, O&#8217;nun elçisine ve müminlere mahsustur. Fakat münafıklar bilmezler. 9- Ey İnananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah&#8217;ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır. 10- Birinize ölüm gelip de: &#8220;Rabbim, beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip iyilerden olsaydım!&#8221; demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan (Allah) için harcayın.<br />
64 Teğabün Suresi<br />
15- Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır. Büyük mükafat ise Allah&#8217;ın yanındadır. 16- O halde gücünüzün yettiği kadar Allah&#8217;tan korkun, dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir. 17- Eğer Allah&#8217;a güzel bir borç verirseniz, Allah onu sizin için kat kat yapar ve sizi bağışlar. Allah çok mükafat verendir, halimdir.<br />
69 Hakka Suresi<br />
30- (Zebanilere şöyle denir): &#8220;Onu yakalayın da bağlayın.&#8221; 31- &#8220;Sonra cehenneme atın onu.&#8221; 32- &#8220;Sonra da boyu yetmiş arşın zincir içerisinde onu oraya sokun.&#8221; 33- Çünkü o, büyük Allah&#8217;a inanmıyordu. 34- Yoksula yedirmeye teşvik etmiyordu. 35- Bu sebeple bugün burada onun candan bir dostu yoktur.<br />
70 Mearic Suresi<br />
8- O gün gök erimiş bir maden gibi olur. 9- Dağlar da atılmış renkli yün gibi olur. 10- Dost dostun halini soramaz. 11- Birbirlerine gösterilirler. Suçlu o günün azabından kurtulmak için fidye vermek ister; oğullarını, 12- Eşini ve kardeşini, 13- Kendisini barındıran, içinde yetiştiği tüm ailesini, 14- Ve yeryüzünde bulunanların hepsini ki, tek kendini kurtarabilsin. 15- Hayır, o alevlenen bir ateştir. 16- Derileri kavurur, soyar. 17- Çağırır, sırtını dönüp gideni, 18- Mal toplayıp kasada yığanı, 19- Doğrusu insan dayanıksız ve huysuz yaratılmıştır. 20- Kendisine kötülük dokundu mu sızlanır. 21- Kendisine hayır dokundu mu cimrilik eder. 22- Ancak namaz kılanlar bunun dışındadır. 23- Onlar ki namazlarını sürekli kılarlar. 24- Onların mallarında belli bir hak vardır, 25- Hem isteyen için, hem de istemekten utanan yoksul için. 26- Onlar ki ceza gününü tasdik ederler.<br />
73 Müzzemmil Suresi<br />
20-Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını, seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Gece ve gündüzü Allah takdir eder. O, sizin onu sayamayacağınızı bildi de sizi affetti. Bundan böyle Kur&#8217;ân&#8217;dan size ne kolay gelirse okuyun. Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah&#8217;ın lütfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar olacağını bilmiştir. Onun için Kur&#8217;ân&#8217;dan kolayınıza geldiği kadar okuyun, namazı kılın, zekatı verin ve Allah&#8217;a güzel bir borç verin (Hayırlı işlere mal sarfedin). Kendiniz için gönderdiğiniz her iyiliği, Allah katında daha hayırlı ve sevapça daha büyük olarak bulacaksınız. Allah&#8217;tan bağış dileyin. Kuşkusuz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.<br />
74 Müddessir Suresi<br />
38- Her nefis kendi kazancına bağlıdır. 39- Ancak amel defterleri sağından verilenler hariç. 40- Onlar cennettedirler, sorup dururlar. 41- Suçluların durumunu. 42- &#8220;Nedir sizi Sekar&#8217;a sokan?&#8221; diye. 43- Suçlular der ki: &#8220;Biz namaz kılanlardan değildik.&#8221; 44- &#8220;Yoksula da yedirmezdik.&#8221;<br />
75 Kıyamet Suresi<br />
30- İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir. 31. Fakat o, ne sadaka verdi, ne namaz kıldı. 32. Fakat yalanladı ve döndü.<br />
76 İnsan Suresi<br />
8- Düşküne, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler. 9- &#8220;Size sırf Allah rızası için yemek yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür bekliyoruz.&#8221; 10- &#8220;Biz sert ve belalı bir günde Rabbimizden korkarız.&#8221; derler. 11- Allah da onları o günün fenalığından korur, yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir.<br />
89 Fecr Suresi<br />
17- Hayır, doğrusu siz yetime ikram etmezsiniz. 18- Birbirinizi yoksulu yedirmeye teşvik etmezsiniz. 19- Mirası hak gözetmeden yersiniz. 20- Malı da pek çok seversiniz. 21- Ama yer parça parça dağıtıldığında, 22- Rabbinin emri gelip melekler sıra sıra dizildiği zaman, 23- Ki cehennem de o gün getirilmiştir. İşte o gün insan anlar. Fakat bu anlamanın ona ne yararı var? 24- &#8220;Keşke hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim.&#8221; der. 25- Artık o gün Allah&#8217;ın edeceği azabı kimse edemez.<br />
90 Beled Suresi<br />
10- Ona iki yolu gösterdik. 11- Fakat o, o sarp yokuşa göğüs veremedi. 12- Bildin mi sen, o sarp yokuş nedir? 13- Köle azat etmek, 14- Veya salgın bir kıtlık gününde yemek yedirmektir, 15- Yakınlığı olan bir yetime, 16- Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula. 17- Sonra da iman edip de sabrı tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.<br />
92 Leyl Suresi<br />
1- Örttüğü zaman geceye, 2- Açıldığı zaman gündüze, 3- Erkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki, 4- Gerçekten sizin işiniz başka başkadır. 5- Bundan böyle her kim malını hayır için verir ve korunursa, 6- Ve en güzel olanı doğrularsa, 7- Biz onu en kolay yola muvaffak kılacağız. 8- Kim de cimrilik eder ve kendini hiçbir şeye ihtiyacı kalmamış görür. 9- Ve en güzeli de yalanlarsa, 10- Onu da en zor yola hazırlarız. 11- Çukura yuvarlandığı zaman malı onu kurtaramayacak. 12- Doğru yolu göstermek muhakkak bize aittir. 13- Kuşkusuz ahiret de dünya da bizimdir. 14- Ben sizi köpürdükçe köpüren bir ateşe karşı uyardım. 15- Ona ancak en azgın olan girer. 16- Öyle azgın ki, yalanlamış ve sırtını dönmüştür. 17- En çok korunan ise ondan uzaklaştırılacaktır. 18- O ki, Allah yolunda malını verir, temizlenir. 19- Onun yanında, başka bir kimse için karşılığı verilecek hiçbir nimet yoktur. 20- O ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için verir. 21-Elbette yakında kendisi de hoşnut olacaktır.<br />
93 Duhâ Suresi<br />
4- Ahiret, elbette senin için dünyadan daha hayırlıdır. 5- Şüphesiz Rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın. 6- O seni yetim bulup da barındırmadı mı? 7- Seni yol bilmez bulup da doğru yola iletmedi mi? 8- Seni yoksul bulup zengin etmedi mi? 9- Öyleyse sakın yetim e kahretme. 10- Ve bir şey isteyeni azarlama. 11- Rabbinin nimetine gelince; onu anlat.<br />
98 Beyyine Suresi<br />
5- Halbuki onlar, dini sadece Allah&#8217;a tahsis ederek, Allah&#8217;ı birleyerek, ancak Allah&#8217;a ibadet etmekle, namazı kılmakla ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. İşte dosdoğru din budur.<br />
102 Tekâsür Suresi<br />
7- Andolsun ki; cehennemi gözünüzle kesin olarak göreceksiniz. 8-Sonra o gün, Andolsun ki, o gün (size verilen) her nimetten sorulacaksınız<br />
104 Hümeze Suresi<br />
1-2- Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin vay haline! 3- Malının, kendisini ebedi yaşatacağını sanır. 4- Hayır, andolsun ki, o hutame (cehennem)ye atılacaktır. 5- Hutame&#8217;nin ne olduğunu bilir misin? 6-7- O, kalplerin içine işleyecek, Allah&#8217;ın tutuşturulmuş bir ateşidir. 8-9- Cehennemlikler, dikilmiş direklere bağlı oldukları halde, o ateşin kapıları üzerlerine kapatılacaktır.<br />
107 Ma’un Suresi<br />
1- Dini yalanlayanı gördün mü? 2- İşte o, öksüzü iter, kakar. 3- Yoksulu doyurmaya önayak olmaz. 4- Vay haline o namaz kılanların ki, 5- Kıldıkları namazın değerine aldırış etmezler. 6- Gösteriş yaparlar onlar, 7-Ve yardımlığı sakınırlar (zekatı vermezler).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/zekat-ile-ilgili-ayetler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>oruç ile ilgili ayetler</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/oruc-ile-ilgili-ayetler.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/oruc-ile-ilgili-ayetler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:02:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1593</guid>
		<description><![CDATA[..::: ORUÇ İLE İLGİLİ HADİSLER :::..
1) Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri,orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (halüf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.
2) Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa &#8220;ben oruçluyum!&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>..::: ORUÇ İLE İLGİLİ HADİSLER :::..</p>
<p>1) Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri,orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (halüf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.<br />
2) Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa &#8220;ben oruçluyum!&#8221; desin (ve ona bulaşmasın).<br />
3) Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar<br />
4) Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez<br />
5) Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun seyabından hiçbir eksilme olmaz<br />
6) Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.<br />
7) Hilâli görünceye kadar oruç tutmayın, yine (müteakip) hilâli görünceye kadar da yemeyin. Bulut araya girerse ayı takdir edin<br />
 <img src='http://www.superbuldum.com/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> Ramazan ayını, hilâli görmedikçe veya sayıyı ikmal etmedikçe öne alıp başlatmayın. (Hilali görüp veya sayıyı tamamladıktan) sonra müteakip hilâli görünceye veya sayıyı tamalayıncaya kadar orucu tutun<br />
9) (Muteber) oruç, (hep beraber) tuttuğunuz gündekidir. (Muteber) iftar, hep beraber) ettiğiniz gündekidir. (Muteber) kurban (hep beraber) kurban kestiğiniz gündekidir.<br />
10) İki bayram ayı eksilmezler: Bunlar Ramazan ve Zü&#8217;l-Hicce aylarıdır<br />
11) Kim orucu fecirden önce niyetle (kesin kılmazsa) onun orucu yoktur<br />
12) Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin<br />
13) Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak (kan aldırmak), kusmak, ihtilam olmak<br />
14) Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır<br />
15) Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir<br />
16) Sahur yemeği yiyin, zira sahurda bereket var<br />
17) Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab&#8217;ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir<br />
18) Biriniz ezanı işitince (yiyip-içtiği) kap elinde ise, ihtiyacını görünceye kadar onu bırakmasın.&#8217;<br />
19) Gece şu taraftan (doğudan) gelince, gündüz de şu taraftan (batıdan) gidince, güneş de batınca oruçlu orucunu açmıştır<br />
20) Kim yalanı ve onunla ameli terketmezse (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah&#8217;ın ihtiyacı yoktur<br />
21) Biriniz yemeğe davet: edilince, oruçlu ise: &#8220;Ben oruçluyum&#8221; desin<br />
22) Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe (nafile) oruç tutmasın.<br />
23) Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar<br />
24) Kim, üzerinde Ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, (ölünün velisi) her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin<br />
25) Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır.</p>
<p>..::: ORUÇ İLE İLGİLİ AYETLER :::..</p>
<p>1) Ey iman edenler! oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz. Bakara( 2) 183<br />
2) Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. Bakara( 2) 184<br />
3) Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur&#8217;an&#8217;ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah&#8217;ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir. Bakara( 2) 185<br />
4) Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık (ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah&#8217;ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin. Bunlar Allah&#8217;ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah âyetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar. Bakara( 2) 187<br />
5) Haccı ve umreyi Allah için tam yapın. Eğer (bunlardan) alıkonursanız kolayınıza gelen kurbanı gönderin. Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Sizden her kim hasta olursa yahut başından bir rahatsızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye gerekir. (Hac yolculuğu için) emin olduğunuz vakit kim hac günlerine kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmek gerekir. Kurban kesmeyen kimse hac günlerinde üç, memleketine döndüğü zaman yedi olmak üzere oruç tutar ki, hepsi tam on gündür. Bu söylenenler, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah&#8217;tan korkun. Biliniz ki Allah&#8217;ın vereceği ceza ağırdırBakara( 2) 196<br />
6) Yanlışlıkla olması dışında bir müminin bir mümini öldürmeye hakkı olamaz. Yanlışlıkla bir mümini öldüren kimsenin, mümin bir köle azat etmesi ve ölenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gereklidir. Meğer ki ölünün ailesi o diyeti bağışlamış ola. (Bu takdirde diyet vermez). Eğer öldürülen mümin olduğu halde, size düşman olan bir toplumdan ise mümin bir köle azat etmek lâzımdır. Eğer kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir toplumdan ise ailesine teslim edilecek bir diyet ve bir mümin köleyi azat etmek gerekir. Bunları bulamayan kimsenin, Allah tarafından tevbesinin kabulü için iki ay peşpeşe oruç tutması lâzımdır. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir. Nisa( 4) 92<br />
7) Allah, kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz, fakat bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da keffâreti, ailenize yedirdiğiniz yemeğin orta hallisinden on fakire yedirmek, yahut onları giydirmek, yahut da bir köle azat etmektir. Bunları bulamıyan üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğiniz takdirde yeminlerinizin keffâreti işte budur. Yeminlerinizi koruyun (onlara riayet edin). Allah size âyetlerini açıklıyor; umulur ki şükredersiniz! Maide( 5) 89<br />
 <img src='http://www.superbuldum.com/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> Ey iman edenler! İhramlı iken avı öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse öldürdüğü hayvanın dengi (ona) cezadır. (Buna) Kâbe&#8217;ye varacak bir kurban olmak üzere içinizden adalet sahibi iki kişi hükmeder (öldürülen avın dengini takdir eder). Yahut (avlanmanın cezası), fakirleri doyurmaktan ibaret bir keffârettir, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki (yasak av yapan) işinin cezasını tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Kim bu suçu tekrar işlerse Allah da ondan karşılığını alır. Allah daima galiptir, öç alandır. Maide( 5) 95<br />
9) (Bu alış verişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah&#8217;ın sınırlarını koruyanlardır. O müminleri müjdele! Tevbe( 9) 112<br />
10) &#8220;Ye, iç. Gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen de ki: Ben, çok merhametli olan Allah&#8217;a oruç adadım; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.&#8221; Meryem( 19) 26<br />
11) Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah&#8217;ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır. Ahzab( 33) 35<br />
12) (Buna imkân) bulamayan kimse, hanımıyla temas etmeden önce ardarda iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurur. Bu (hafifletme), Allah&#8217;a ve Resûlüne inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah&#8217;ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır. Mücadele( 58) 4<br />
13) Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi kendini Allah a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadef eden, oruç tutan, dul ve bâkire eşler verebilir. Tahrim( 66) 5</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/oruc-ile-ilgili-ayetler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>namaz ile ilgili ayetler</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/namaz-ile-ilgili-ayetler.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/namaz-ile-ilgili-ayetler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:01:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1591</guid>
		<description><![CDATA[BAKARA SURESİ
3- Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar.
43- Hem namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.
45- Bir de sabırla, namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu, (Allah&#8217;a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir.
83- Hani bir vakitler İsrailoğulları&#8217;ndan şöylece mîsak (kesin bir söz) almıştık: Allah&#8217;dan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BAKARA SURESİ</p>
<p>3- Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar.</p>
<p>43- Hem namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.</p>
<p>45- Bir de sabırla, namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu, (Allah&#8217;a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir.</p>
<p>83- Hani bir vakitler İsrailoğulları&#8217;ndan şöylece mîsak (kesin bir söz) almıştık: Allah&#8217;dan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya iyilik, yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere de iyilik yapacaksınız, insanlara güzellikle söz söyleyecek, namazı kılacak, zekatı vereceksiniz. Sonra çok azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hâlâ da dönüyorsunuz.</p>
<p>110- Siz namazı hakkıyle kılmaya bakın ve zekatı verin! Kendi nefsiniz için her ne hayır yaparsanız, Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki, Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.</p>
<p>152- O halde beni anın, ben de sizi anayım. Bana şükredin de nankörlük etmeyin.</p>
<p>177- Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah&#8217;a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır.</p>
<p>238-Namazlara ve orta namaza devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun.</p>
<p>239-Eğer bir korku hâlindeyseniz, yaya veya binekli olarak giderken kılın, (korkudan) emin olduğunuz zaman da böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah&#8217;ı zikredin (namazlarınızı yine her zamanki gibi huşû ile kılın).</p>
<p>277- İman edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekatı verenlerin Rabbleri katında elbette mükafatları vardır. Onlara hiçbir korku olmadığı gibi, onlar mahzun da olmazlar.</p>
<p>NISA SURESİ</p>
<p>12 &#8211; Allah, İsrailoğularından söz almıştı. İçlerinden on iki müfettiş göndermiştik&#8230; Allah şöyle demişti: &#8221; Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekatı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum. Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur.</p>
<p>55- Sizin asıl dostunuz Allah&#8217;tır, O&#8217;nun Resulüdür ve namazlarını kılan zekatlarını veren ve rükû eden müminlerdir.</p>
<p>58- Namaza çağırdığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu onların, akıllarını kullanmayan bir toplum olmalarından dolayıdır.</p>
<p>91 &#8211; Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah&#8217;ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?</p>
<p>106- Ey iman edenler! İçinizden birine ölüm (emareleri) geldiği zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şahitliğin hükmü, kendi içinizden iki adaletli şahit, yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz, ölüm (emareleri de) size gelip çatmışsa, sizden olmayan diğer iki şahit tutmaktır. Eğer (bunlardan) şüpheye düşerseniz, namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah&#8217;a şöyle yemin ederler: &#8220;Akraba bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız, Allah&#8217;ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkârlardan oluruz&#8221;.</p>
<p>                      ENAM SURESİ</p>
<p>72- Bize: &#8220;Namazı dosdoğru kılın, Allah&#8217;a karşı gelmekten sakının&#8221; (diye emredildi), toplanacağınız yer O&#8217;nun huzurudur.</p>
<p>92- Bu Kitap (Kur&#8217;ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab&#8217;a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar.</p>
<p>162- De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.</p>
<p>ARAF SURESİ</p>
<p>170- Kitaba sarılanlara ve namazı kılmaya devam edenlere gelince, biz o iyilerin ecrini hiçbir zaman yitirmeyiz.</p>
<p>ENFAL SURESİ</p>
<p>3- Onlar ki, namazı gereği gibi kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yoluna harcarlar.</p>
<p>TEVBE SURESİ</p>
<p>71- Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah&#8217;a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunları Allah rahmetiyle yarlığayacaktır. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir.</p>
<p>YUNUS SURESİ</p>
<p>87- Biz Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: &#8220;Kavminiz için Mısır&#8217;da birtakım evler hazırlayın ve evlerinizi kıbleye karşı yapın ve namazı kılın ve müminlere müjde verin.&#8221;</p>
<p> RAD SURESİ</p>
<p>22. Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla sabrederler ve namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açıkça Allah yolunda harcarlar ve çirkinlikleri güzelliklerle yok ederler. İşte bunlar, bu hayatın akibeti kendilerinin olacak olanlardır.</p>
<p>IBRAHIM SURESİ</p>
<p>31- (Ey Muhammed!) İman eden kullarıma söyle: &#8220;Namazı dosdoğru kılsınlar, alış-veriş ve dostluğun olmadığı bir günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli (Allah için) harcasınlar.&#8221;</p>
<p>37- &#8220;Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bir kısmını namazı dosdoğru kılmaları için, senin Beyt-i Haram&#8217;ının yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmını onlara meylettir. Ve onları bazı meyvelerle rızıklandır ki şükretsinler.</p>
<p>40- &#8220;Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! duamı kabul et!</p>
<p>MERYEM SURESİ</p>
<p>31- &#8220;Beni, nerede olursam olayım mübarek kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti.&#8221;</p>
<p>55- Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.</p>
<p>TA-HA SURESİ</p>
<p>14- Şüphesiz ben Allah&#8217;ım, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Onun için bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl.</p>
<p>132- (Ey Muhammed!) Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de ona sabırla devam et. Biz senden bir rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırırız. Güzel akibet takva sahiplerinindir.</p>
<p>ENBIYA SURESİ</p>
<p>73- Onları buyruğumuz altında (insanlara) doğru yolu gösterecek önderler kıldık. Kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdir.</p>
<p>MÜ&#8217;MİNUN SURESİ</p>
<p>2- Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler.</p>
<p>9- Ve onlar ki, namazlarını muhafaza ederler.</p>
<p>HAC SURESİ</p>
<p>35- Ki Allah anıldığı vakit onların kalpleri titrer. Onlar başlarına gelene sabreden, namaz kılan kimselerdir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.</p>
<p>78- Artık namaz kılın, zekat verin, Allah&#8217;a sarılın. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır!</p>
<p>NEML SURESİ</p>
<p>3- Ki o (müminler) namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler.</p>
<p>NUR SURESİ</p>
<p>37- Birtakım insanlar (Allahı tesbih ederler) ki, ne ticaret ne de alış veriş onları Allah&#8217;ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.</p>
<p>56- Hem namazı kılın, zekatı verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz.</p>
<p>RUM SURESİ</p>
<p>31- Başkasından geçerek hep O&#8217;na gönül verin ve O&#8217;ndan sakının. Namaza devam edin ve müşriklerden olmayın.</p>
<p>LOKMAN SURESİ</p>
<p>4- Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler, âhirete de kesin olarak inanırlar.</p>
<p>17- &#8220;Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelenlere sabret, çünkü bunlar, azmi gerektiren işlerdendir.&#8221;</p>
<p>AHZAB SURESİ</p>
<p>33- Namazı kılın, zekatı verin. Allah ve Resulü&#8217;ne itaat edin. Ey ehli beyt! Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor.</p>
<p>                   FATIR SURESİ</p>
<p>18- Hem günah çeken bir kimse, başkasının günahını çekmeyecek; yükü ağır basan, onun yüklenilmesine çağırsa da ondan bir şey yüklenilmeyecek, isterse bir yakını olsun. Fakat sen ancak o kimseleri sakındırısın ki, gaybda Rablerinin korkusunu duyarlar, namazı dürüst kılarlar. Temizlenen de sırf kendisi için temizlenir. Nihayet dönüş Allah&#8217;adır.</p>
<p>29- Allah&#8217;ın kitabını okuyan, namazı kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak verenler, kesinlikle batma ihtimali olmayan bir ticaret umarlar.</p>
<p>MÜCADELE SURESİ</p>
<p>13. Gizli (özel) bir şey konuşmanızdan önce sadaka vermekten korktunuz da mı yerine getirmediniz? Fakat Allah da sizi affetti. Şu halde namazı kılın, zekatı verin, Allah&#8217;a ve Resulüne itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.</p>
<p>MEARİC SURESİ</p>
<p>22- Ancak namaz kılanlar bunun dışındadır.</p>
<p>23- Onlar ki namazlarını sürekli kılarlar.</p>
<p>34- Namazlarına devam ederler.</p>
<p> MÜZZEMMİL SURESİ</p>
<p>20-Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını, seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Gece ve gündüzü Allah takdir eder. O, sizin onu sayamayacağınızı bildi de sizi affetti. Bundan böyle Kur&#8217;ân&#8217;dan size ne kolay gelirse okuyun. Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah&#8217;ın lütfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar olacağını bilmiştir. Onun için Kur&#8217;ân&#8217;dan kolayınıza geldiği kadar okuyun, namazı kılın, zekatı verin ve Allah&#8217;a güzel bir borç verin (Hayırlı işlere mal sarfedin). Kendiniz için gönderdiğiniz her iyiliği, Allah katında daha hayırlı ve sevapça daha büyük olarak bulacaksınız. Allah&#8217;tan bağış dileyin. Kuşkusuz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.</p>
<p>BEYYİNE  SURESİ</p>
<p>5- Halbuki onlar, dini sadece Allah&#8217;a tahsis ederek, Allah&#8217;ı birleyerek, ancak Allah&#8217;a ibadet etmekle, namazı kılmakla ve zekatı vermekle emrolunmuşlardır. İşte dosdoğru din budur.</p>
<p>            CUM&#8217;A SURESİ   (cuma namazi)</p>
<p>9- Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrıldığı(nız) zaman, Allah&#8217;ı anmaya koşun, alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.  10- Namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılın ve Allah&#8217;ın lütfundan (nasibinizi) arayın. Allah&#8217;ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.</p>
<p>NISA SURESİ (Munafiklarin Namazi)</p>
<p>142- Münafıklar, Allah&#8217;ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah&#8217;ı pek az anarlar.</p>
<p>.</p>
<p>NAMAZIN FAYDASI</p>
<p>Ankebut-45- Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah&#8217;ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.</p>
<p>NAMAZIN VAKİTLERİ</p>
<p>ISRA 78- Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığına kadar (belirli vakitlerde) gereği üzere namazı kıl, bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazında, gece ve gündüz melekleri hazır bulunur.</p>
<p>ISRA 79- Gecenin bir kısmında da sadece sana mahsus bir nafile olmak üzere uykudan kalk, Kur&#8217;ân ile teheccüd namazı kıl, Rabbinin seni bir makam-ı mahmuda (şefaat makamına) göndermesi kesindir.</p>
<p>RUM 17- O halde akşama girdiğiniz zaman da, sabaha girdiğiniz zaman da tesbih Allah&#8217;ındır. (daima O, tesbih edilir).</p>
<p>RUM 18- Göklerde ve yerde, ikindileyin de, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O&#8217;na mahsustur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/namaz-ile-ilgili-ayetler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kuranda akılla ilgili ayetler</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/kuranda-akilla-ilgili-ayetler.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/kuranda-akilla-ilgili-ayetler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 17:41:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[akılla]]></category>
		<category><![CDATA[ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[kuranda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1562</guid>
		<description><![CDATA[Bilin ki gerçekten , ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Şüphesiz Biz, umulur ki aklınızı kullanırsınız diye size ayetleri açıkladık. (HADİD SURESİ / 17)
Onlar, iyice korunmuş şehirlerde veya duvar arkasında olmaksızın sizinle toplu bir halde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çarpışmaları ise pek şiddetlidir. Sen onları birlik sanırsın, oysa kalpleri paramparçadır. Bu, şüphesiz onların akletmeyen bir kavim olmaları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilin ki gerçekten , ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Şüphesiz Biz, umulur ki aklınızı kullanırsınız diye size ayetleri açıkladık. (HADİD SURESİ / 17)</p>
<p>Onlar, iyice korunmuş şehirlerde veya duvar arkasında olmaksızın sizinle toplu bir halde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çarpışmaları ise pek şiddetlidir. Sen onları birlik sanırsın, oysa kalpleri paramparçadır. Bu, şüphesiz onların akletmeyen bir kavim olmaları dolayısıyla böyledir. (HAŞR SURESİ / 14)</p>
<p>, onlar için şiddetli bir azab hazırlamıştır; öyleyse ey iman eden temiz akıl sahipleri, ’tan korkun. Doğrusu , size bir zikir (uyaran, hatırlatan ve öğüt veren Kur’an) indirmiştir. (TALAK SURESİ / 10)</p>
<p>Ve derler ki: “Eğer dinlemiş olsaydık ya da akıl etmiş olsaydık, şu çılgınca yanan ateşin halkı arasında olmayacaktık.” (MÜLK SURESİ / 10)</p>
<p>“Eğer aklınızı kullanabiliyorsanız, O, doğunun da, batının da ve bunlar arasında olan her şeyin de Rabbidir” dedi (Musa). (ŞUARA SURESİ / 2</p>
<p>Size verilen her şey, yalnızca dünya hayatının metaı ve süsüdür. katında olan ise, daha hayırlı ve daha süreklidir. Yine de, akıllanmayacak mısınız? (KASAS SURESİ / 60)</p>
<p>Andolsun, biz akledebilecek bir kavim için orada apaçık bir ayet bırakmışızdır. (ANKEBUT SURESİ / 35)</p>
<p>İşte bu örnekler; biz bunları insanlara vermekteyiz. Ancak alimlerden başkası bunlara akıl erdirmez. (ANKEBUT SURESİ / 43)</p>
<p>Andolsun onlara: “Gökten su indirip de ölümünden sonra yeryüzünü dirilten kimdir?” diye soracak olursan, şüphesiz: “” diyecekler. De ki: “Hamd ’ındır.” Hayır, onların çoğu akletmiyorlar. (ANKEBUT SURESİ / 63)</p>
<p>Size bir korku ve umut (unsuru) olarak şimşeği göstermesi ile gökten su indirmek suretiyle ölümünden sonra yeri onunla diriltmesi de, O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilecek bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (RUM SURESİ / 24)<br />
__________________<br />
Nakşi Haznevi Tarikatı&#8217;nın Gayesi İslamı&#8217;n Ameli Yönünü Uygulamaktır.<br />
Bir Muride Lazım olan Şey; Haramlardan Kaçınması,<br />
Vacipleri Yapması, Uygun Değilse Mübahları Terketmesidir.<br />
ŞEYH MUHAMMED el-haznevi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/kuranda-akilla-ilgili-ayetler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kuranı kerimde cennetle ilgili ayetler</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/kurani-kerimde-cennetle-ilgili-ayetler.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/kurani-kerimde-cennetle-ilgili-ayetler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 17:33:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[cennetle]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[kerimde]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1552</guid>
		<description><![CDATA[KURANI-I KERİM`DE CENNET İLE   iLGİLİ AYETLER
İman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: &#8220;Bu daha önce de rızıklandığımızdır&#8221; derler. Bu onlara (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır. (2/25)
De ki: &#8220;Size bundan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KURANI-I KERİM`DE CENNET İLE   iLGİLİ AYETLER<br />
İman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: &#8220;Bu daha önce de rızıklandığımızdır&#8221; derler. Bu onlara (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır. (2/25)</p>
<p>De ki: &#8220;Size bundan daha hayırlısını bildireyim mi? Korkup sakınanlar için Rablerinin katında içinde temelli kalacakları altından ırmaklar akan cennetler tertemiz eşler ve Allah&#8217;ın rızası vardır. Allah kulları hakkıyla görendir.&#8221; (3/15)</p>
<p>Yüzleri ağaranlar ise artık onlar Allah&#8217;ın rahmeti içindedirler içinde de temelli kalacaklardır. (3/107)</p>
<p>İşte bunların karşılığı Rablerinden bağışlanma ve içinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan cennetlerdir. (Böyle) Yapıp-edenlere ne güzel bir karşılık (ecir var.) (3/136)</p>
<p>Ama Rablerinden korkup-sakınanlar; onlar için Allah katında -bir şölen olarak- altlarından ırmaklar akan -içinde ebedi kalacakları- cennetler vardır. İyilik yapanlar için Allah&#8217;ın katında olanlar daha hayırlıdır. (3/198)</p>
<p>İman edip salih amellerde bulunanları altından ırmaklar akan içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Onda onlar için tertemiz kılınmış eşler vardır. Ve onları ‘ne sıcak-ne soğuk tam kararında gölgeliğe&#8217; sokacağız. (4/57)</p>
<p>İman edip salih amellerde bulunanlar biz onları altından ırmaklar akan içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Bu Allah&#8217;ın gerçek olan va&#8217;didir. Allah&#8217;tan daha doğru sözlü kim vardır? (4/122)</p>
<p>Eğer Kitap Ehli iman edip sakınsalardı elbette onların kötülüklerini örter ve onları ‘nimetlerle donatılmış&#8217; cennetlere sokardık. (5/65)<br />
Böylelikle Allah dediklerine karşılık olarak içinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan cennetler verdi. Bu iyilik yapanların karşılığıdır. (5/85)</p>
<p>Allah dedi ki: &#8220;Bu doğrulara doğru söylemelerinin yarar sağladığı gündür. Onlar için içinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı oldu onlar da O&#8217;ndan razı olmuşlardır. İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk&#8217; budur.&#8221; (5/119)</p>
<p>İman edenler ve salih amellerde bulunanlar -ki biz hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz- onlar da cennetin ashabı (halkı)dırlar. Onda sonsuz olarak kalacaklardır. (7/42)</p>
<p>Biz onların göğüslerinde kinden ne varsa çekip almışız. Altlarından ırmaklar akar. Derler ki: &#8220;Bizi buna ulaştıran Allah&#8217;a hamd olsun. Eğer Allah bize hidayet vermeseydi biz doğruya ermeyecektik. Andolsun Rabbimizin elçileri hak ile geldiler.&#8221; Onlara: &#8220;İşte bu yaptıklarınıza karşılık olarak mirasçı kılındığınız cennettir&#8221; diye seslenilecek. (7/43)</p>
<p>Cennet halkı ateş halkına (şöyle) seslenecekler: &#8220;Bize Rabbimizin vadettiğini gerçek buldunuz mu?&#8221; Onlar da: &#8220;Evet&#8221; derler. Bundan sonra içlerinden seslenen biri (şöyle) seslenecektir: &#8220;Allah&#8217;ın laneti zalimlerin üzerine olsun.&#8221; (7/44)</p>
<p>İki taraf arasında bir engel ve burçlar (A&#8217;raf) üstünde hepsini yüzlerinden tanıyan adamlar vardır. Cennete gireceklere: &#8220;Selam size&#8221; derler ki bunlar henüz girmeyen fakat (girmeyi) ‘şiddetle arzu edip umanlardır.&#8217; (7/46)</p>
<p>Gözleri cehennem halkından yana çevrilince: &#8220;Rabbimiz bizi zalimler topluluğuyla birlikte kılma&#8221; derler. (7/47)</p>
<p>&#8220;Kendilerine Allah&#8217;ın bir rahmet eriştirmeyeceğine yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? (Cennettekilere de) Girin cennete. Sizin için korku yoktur ve mahzun olmayacaksınız.&#8221; (7/49)</p>
<p>Ateşin halkı cennet halkına seslenir: &#8220;Bize biraz sudan ya da Allah&#8217;ın size verdiği rızıktan aktarın.&#8221; Derler ki: &#8220;Doğrusu Allah bunları inkâr edenlere haram (yasak) kılmıştır.&#8221; (7/50)</p>
<p>İşte gerçek mü&#8217;minler bunlardır. Rableri katında onlar için dereceler, bağışlanma ve üstün bir rızık vardır. (8/4)</p>
<p>Rableri onlara katından bir rahmeti bir hoşnutluğu ve onlar için kendisine sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeler. (9/21)</p>
<p>Onda ebedi kalıcıdırlar. Şüphesiz Allah büyük mükafaat katında olandır. (9/22)</p>
<p>Allah mü&#8217;min erkeklere ve mü&#8217;min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir. Allah&#8217;tan olan hoşnutluk ise en büyüktür. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur. (9/72)</p>
<p>Allah onlar için süresiz kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk&#8217; budur. (9/89)</p>
<p>Öne geçen Muhacirler ve Ensar ile onlara güzellikle uyanlar; Allah onlardan hoşnut olmuştur onlar da O&#8217;ndan hoşnut olmuşlardır ve (Allah) onlara içinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk&#8217; budur. (9/100)</p>
<p>İman edenler ve salih amellerde bulunanlar da Rableri onları imanları dolayısıyla altından ırmaklar akan nimetlerle donatılmış cennetlere yöneltip-iletir (hidayet eder). (10/9)</p>
<p>Oradaki duaları: &#8220;Allah&#8217;ım Sen ne yücesin&#8221;dir ve oradaki dirlik temennileri: &#8220;Selam&#8221;dır; dualarının sonu da: &#8220;Gerçekten hamd alemlerin Rabbi olan Allah&#8217;ındır.&#8221; (10/10)</p>
<p>İman edip salih amellerde bulunanlar ve ‘Rablerine kalbleri tatmin bulmuş olarak bağlananlar&#8217; işte bunlar da cennetin halkıdırlar. Onda süresiz kalacaklardır. (11/23)</p>
<p>Mutlu olanlar da, artık onlar cennettedirler. Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe orada süresiz kalacaklardır. (Bu) kesintisi olmayan bir ihsandır. (11/108)</p>
<p>Onlar Adn cennetlerine girerler. Babalarından eşlerinden ve soylarından ‘salih davranışlarda&#8217; bulunanlar da (Adn cennetlerine girer). Melekler onlara her bir kapıdan girip (şöyle derler:) (13/23)</p>
<p>Sabrettiğinize karşılık selam size. (Dünya) Yurdun(un) sonu ne güzel. (13/24)</p>
<p>İman edip salih amellerde bulunanlar, ne mutlu onlara. Varılacak yerin güzel olanı (onlarındır). (13/29)</p>
<p>Takva sahiplerine vadedilen cennet; onun altından ırmaklar akar yemişleri ve gölgelikleri süreklidir. Bu korkup-sakınanların (mutlu) sonudur inkâr edenlerin sonu ise ateştir. (13/35)</p>
<p>İman edip salih amellerde bulunanlar Rablerinin izniyle altından ırmaklar akan içinde ebedi kalacakları cennetlere konulmuşlardır. Orada birbirlerine olan dirlik temennileri: &#8220;Selam&#8221;dır. (14/23)</p>
<p>Gerçekten takva sahibi olanlar cennetlerde ve pınar başlarındadır. (15/45)</p>
<p>Oraya esenlikle ve güvenlikle girin. (15/46)</p>
<p>Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp-çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar. (15/47)</p>
<p>Orda onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar ordan çıkarılacak değildirler. (15/48)</p>
<p>Adn cennetleri; ona girerler onun altından ırmaklar akar içinde onların her diledikleri şey vardır. İşte Allah takva sahiplerini böyle ödüllendirir. (16/31)</p>
<p>Ki melekler güzellikle canlarını aldıklarında: &#8220;Selam size&#8221; derler. &#8220;Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin.&#8221; (16/32)</p>
<p>Onlar; altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır orada altın bileziklerle süslenirler hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler giyerler ve tahtlar üzerinde kurulup-dayanırlar. (Bu) Ne güzel sevap ve ne güzel destek. (18/31)</p>
<p>İman edip salih amellerde bulunanlar&#8230; Firdevs cennetleri onlar için bir ‘konaklama yeridir.&#8217; (18/107)</p>
<p>Onda ebedi olarak kalıcıdırlar ondan ayrılmak istemezler. (18/108)</p>
<p>Ancak tevbe eden iman eden ve salih amellerde bulunanlar (onların dışındadır); işte bunlar cennete girecekler ve hiçbir şeyle zulme uğratılmayacaklar. (19/60)</p>
<p>Adn cennetleri (onlarındır) ki Rahman (olan Allah onu) kendi kullarına gaybtan vadetmiştir. Şüphesiz O&#8217;nun va&#8217;di yerine gelecektir. (19/61)</p>
<p>Onda ‘boş bir söz&#8217; işitmezler; sadece selam (ı işitirler). Sabah akşam onların rızıkları orda (bulunmakta)dır. (19/62)</p>
<p>O cennet; biz kullarımızdan takva sahibi olanları (ona) varisçi kılacağız. (19/63)</p>
<p>İçlerinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan Adn cennetleri de (onlarındır). Ve işte bu arınmış olanın karşılığıdır. (20/76)</p>
<p>Bunun üzerine dedik ki: &#8220;Ey Adem bu gerçekten sana ve eşine düşmandır; sakın sizi cennetten sürüp çıkarmasın sonra mutsuz olursun.&#8221; (20/117)</p>
<p>Böylece ikisi ondan yediler hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp-örtmeye başladılar. Adem Rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp-kaldı. (20/121)</p>
<p>Onun uğultusunu bile duymazlar. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar. (21/102)</p>
<p>Onları o en büyük korku hüzne kaptırmaz ve: &#8220;İşte bu sizin gününüzdür size va&#8217;dedilmişti&#8221; diye melekler onları karşılayacaklardır. (21/103)</p>
<p>Hiç şüphesiz Allah iman edenleri ve salih amellerde bulunanları altından ırmaklar akan cennetlere sokar orada altından bileziklerle ve incilerle süslenirler; ordaki elbiseleri ipek(ten)tir. (22/23)</p>
<p>Onlar sözün en güzeline iletilmişlerdir ve övülen doğru yola iletilmişlerdir. (22/24)</p>
<p>İşte (yeryüzünün hakimiyetine ve ahiretin nimetlerine) varis olacak onlardır. (23/10)</p>
<p>Ki onlar Firdevs (cennetlerin)e de varis olacaklardır; içinde de ebedi olarak kalacaklardır. (23/11)</p>
<p>Dilediği takdirde sana bundan daha hayırlısı olarak altından ırmaklar akan cennetler veren ve senin için köşkler kılan (Allah) ne yücedir. (25/10)</p>
<p>De ki: &#8220;Bu mu daha hayırlı yoksa takva sahiplerine va&#8217;dedilen ebedi cennet mi? Ki onlar için bir mükafat ve son duraktır.&#8221; (25/15)</p>
<p>İçinde ebedi kalıcılar olarak orada her istedikleri onlarındır; bu Rabbinin üzerine aldığı istenen bir vaaddir. (25/16)</p>
<p>O gün cennet halkının kalacakları yer daha hayırlı dinlenecekleri yer çok daha güzeldir. (25/24)</p>
<p>İşte onlar sabretmelerine karşılık (cennetin en gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orda esenlik dileği ve selamla karşılanırlar. (25/75)</p>
<p>Orda ebedi olarak kalıcıdırlar; o ne güzel bir karargah ve ne güzel bir konaklama yeridir. (25/76)</p>
<p>(O gün) Cennet takva sahiplerine yaklaştırılır. (26/90)</p>
<p>İman edip salih amellerde bulunanlar; onları içinde ebedi kalıcılar olarak altından ırmaklar akan cennetin yüksek köşklerine muhakkak yerleştireceğiz. (Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir. (29/58)</p>
<p>Böylece iman edip salih amellerde bulunanlar; artık onlar ‘bir cennet bahçesinde&#8217; ‘sevinç içinde ağırlanırlar&#8217;. (30/15)</p>
<p>Kim inkâr ederse artık onun inkârı kendi aleyhinedir; kim salih bir amelde bulunursa artık onlar kendi lehlerine olarak (cennetteki yerlerini) döşeyip hazırlamaktadırlar. (30/44)</p>
<p>(Ancak) Gerçekten iman edip salih amellerde bulunanlar ise; onlar için nimetlerle-donatılmış cennetler vardır. (31/8)</p>
<p>Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Allah&#8217;ın va&#8217;di haktır. O üstün ve güçlü olandır hüküm ve hikmet sahibidir. (31/9)</p>
<p>İman eden ve salih amellerde bulunanlar ise artık onlar için yaptıklarınıza karşılık olmak üzere bir ağırlanma konağı olarak barınma cennetleri vardır. (32/19)</p>
<p>Adn cennetleri (onlarındır); oraya girerler orada altından bileziklerle ve incilerle süslenirler. Ve orada onların elbiseleri ipek(ten)dir. (35/33)</p>
<p>Derler ki: &#8220;Bizden hüznü giderip yok eden Allah&#8217;a hamdolsun; şüphesiz Rabbimiz gerçekten bağışlayandır şükrü kabul edendir.&#8221; (35/34)</p>
<p>Ki O bizi kendi fazlından (ebedi olarak) kalınacak bir yurda yerleştirdi; burada bize bir yorgunluk dokunmaz ve burada bize bir bıkkınlık da dokunmaz. (35/35)</p>
<p>Gerçek şu ki bugün cennet halkı ‘sevinç ve mutluluk dolu&#8217; bir meşguliyet içindedirler. (36/55)</p>
<p>Kendileri ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. (36/56)</p>
<p>Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. (36/57)</p>
<p>Çok esirgeyen Rabb&#8217;dan onlara bir de sözlü &#8220;Selam&#8221; (vardır). (36/58)</p>
<p>İşte onlar; onlar için bilinen bir rızık vardır. (37/41)</p>
<p>Çeşitli-meyveler. Onlar ikram görenlerdir. (37/42)</p>
<p>Nimetlerle donatılmış (naim) cennetlerde. (37/43)</p>
<p>Birbirlerine karşı tahtlar üzerinde (otururlar). (37/44)</p>
<p>Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerinde dolaşılır. (37/45)</p>
<p>Bembeyaz; içenlere lezzet (veren bir içki). (37/46)</p>
<p>Onda ne bir gaile vardır ne de kendilerinden geçip akılları çelinir. (37/47)</p>
<p>Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır. (37/48)</p>
<p>Sanki onlar saklı bir yumurta gibi (çarpıcı ve pürüzsüz). (37/49)</p>
<p>Böyleyken kimi kimine yönelmiş olarak birbirlerine soruyorlar: (37/50)</p>
<p>Bir sözcü der ki: &#8220;Benim bir yakınım vardı.&#8221; (37/51)</p>
<p>Derdi ki: Sen de gerçekten (dirilişi) doğrulayanlardan mısın? (37/52)</p>
<p>Bizler öldüğümüz toprak ve kemikler olduğumuzda mı gerçekten biz mi (yeniden diriltilip sonra da) sorguya çekilecekmişiz? (37/53)</p>
<p>(Konuşan yanındakilere) Der ki: &#8220;Sizler (onun şimdi ne durumda olduğunu) biliyor musunuz?&#8221; (37/54)</p>
<p>Derken bakıverdi onu ‘çılgınca yanan ateşin&#8217; tam ortasında gördü. (37/55)</p>
<p>Dedi ki: &#8220;Andolsun Allah&#8217;a neredeyse beni de (şu bulunduğun yere) düşürecektin.&#8221; (37/56)</p>
<p>Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı muhakkak ben de (azab yerine getirilip) hazır bulundurulanlardan olacaktım. (37/57)</p>
<p>Şüphesiz bu, asıl büyük ‘kurtuluş ve mutluluğun&#8217; ta kendisidir. (37/60)</p>
<p>Böylece çalışanlar da bunun bir benzeri için çalışmalıdır. (37/61)</p>
<p>Adn cennetleri; kapılar onlara açılmıştır. (38/50)</p>
<p>İçinde yaslanıp-dayanmışlardır; orda birçok meyve ve şarap istemektedirler. (38/51)</p>
<p>Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt kadınlar vardır. (38/52)</p>
<p>İşte hesap günü size va&#8217;dedilen budur. (38/53)</p>
<p>Şüphesiz bu, bizim rızkımızdır, bitip tükenmesi de yok (38/54)</p>
<p>Ancak Rablerinden korkup-sakınanlar ise; onlara yüksek köşkler vardır, onların üstünde de yüksek köşkler bina edilmiştir. Onların<br />
altında ırmaklar akmaktadır. (Bu) Allah&#8217;ın va&#8217;didir. Allah va&#8217;dinden dönmez. (39/20)</p>
<p>Rablerinden korkup-sakınanlar da cennete bölük bölük sevkedildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman kapıları açıldı ve onlara (cennetin) bekçileri dedi ki: &#8220;Selam üzerinizde olsun, hoş ve temiz geldiniz. Ebedi kalıcılar olarak ona girin.&#8221; (39/73)</p>
<p>(Onlar da) Dediler ki: &#8220;Bize olan va&#8217;dinde sadık kalan ve bizi bu yere mirasçı kılan Allah&#8217;a hamd olsun ki cennetten dilediğimiz yerde konaklayabiliriz. (Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir.&#8221; (39/74)</p>
<p>Rabbimiz onları Adn cennetlerine sok ki onlara (bunu) va&#8217;dettin; babalarından eşlerinden ve soylarından salih olanları da. Gerçekten Sen üstün ve güçlü olansın hüküm ve hikmet sahibisin. (40/8)</p>
<p>Kim bir kötülük işlerse kendi mislinden başkasıyla ceza görmez; kim de -erkek olsun dişi olsun- bir mü&#8217;min olarak salih bir amelde bulunursa işte onlar içinde hesapsız olarak rızıklandırılmak üzere cennete girerler. (40/40)</p>
<p>Şüphesiz: &#8220;Bizim Rabbimiz Allah&#8217;tır&#8221; deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanlar (yok mu); onların üzerine melekler iner (ve der ki:) &#8220;Korkmayın ve hüzne kapılmayın size vadolunan cennetle sevinin.&#8221; (41/30)</p>
<p>(O gün) Zalimleri kazandıkları dolayısıyla korkuyla titrerlerken görürsün; o (yaptıkları) da üstlerine çöküvermiştir. İman edip salih amellerde bulunanlar ise cennet bahçelerindedirler. Rableri katında her diledikleri onlarındır. İşte büyük fazl (nimet ve üstünlük) budur. (42/22)</p>
<p>Siz ve eşleriniz cennete girin; ‘sevinç içinde ağırlanacaksınız. (43/70)</p>
<p>Onların etrafında altın tepsiler ve testilerle dolaşılır; orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet (zevk) aldığı herşey var. Ve siz orada süresiz kalacaksınız. (43/71)</p>
<p>İşte yaptıklarınız dolayısıyla mirasçı kılındığınız cennet budur. (43/72)</p>
<p>Orda sizin için birçok meyveler vardır; onlardan yiyeceksiniz. (43/73)</p>
<p>Muttakilere gelince; muhakkak onlar güvenli bir makamdadırlar. (44/51)</p>
<p>Cennetlerde ve pınarlarda (44/52)</p>
<p>Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler karşılıklı (otururlar). (44/53)</p>
<p>İşte böyle; ve biz onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir. (44/54)</p>
<p>Orda güvenlik içinde her türlü meyveyi istiyorlar; (44/55)</p>
<p>Orda ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur. (44/56)</p>
<p>Takva sahiplerine va&#8217;dedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar tadı değişmeyen sütten ırmaklar içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükafaatlanan bir kişi) ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını ‘parça parça koparan&#8217; kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu? (47/15)</p>
<p>Cennet de muttakiler için uzakta değildir (o gün) yakınlaştırılmıştır. (50/31)</p>
<p>Ona ‘esenlik ve barış (selam)la&#8217; girin. Bu ebedilik günüdür. (50/34)</p>
<p>Orda diledikleri herşey onlarındır; katımızda daha fazlası da var. (50/35)</p>
<p>Şüphesiz muttaki olanlar cennetlerde ve pınarlardadırlar; (51/15)</p>
<p>Rablerinin kendilerine verdiğini alanlar olarak. Çünkü onlar bundan önce ihsanda (güzel davranışta) bulunanlardı. (51/16)</p>
<p>Hiç şüphesiz muttakiler cennetlerde ve nimet içindedirler; (52/17)</p>
<p>Rablerinin verdikleriyle ‘sevinçli ve mutludurlar&#8217;. Rableri kendilerini ‘çılgınca yanan cehennemin&#8217; azabından korumuştur. (52/18)</p>
<p>Yaptıklarınızdan dolayı afiyetle yiyin ve için. (52/19)</p>
<p>Özenle dizilmiş tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. Ve Biz onları iri-ceylan gözlü hurilerle evlendirmişiz. (52/20)</p>
<p>Onlara istek duyup-arzuladıkları meyvelerden ve etten bol bol verdik. (52/22)</p>
<p>Orada bir kadeh kapışır-çekişirler ki onda ne ‘boş ve saçma bir söz&#8217; ne günaha sokma yoktur. (52/23)</p>
<p>Kendileri için (hizmet eden) civanlar etrafında dönüp dolaşırlar; sanki (her biri) ‘sedefte saklı inci gibi tertemiz pırıl pırıl.&#8217; (52/24)</p>
<p>Kimi kimine dönüp sorarlar; (52/25)</p>
<p>Dediler ki: &#8220;Biz doğrusu daha önce ailemiz (yakın akrabalarımız) içinde endişe edip-korkardık.&#8221; (52/26)</p>
<p>&#8220;Şimdi Allah bize lütufta bulundu ve ‘hücrelere kadar işleyen kavurucu&#8217; azabdan korudu.&#8221; (52/27)</p>
<p>Ki Cennetü&#8217;l-Me&#8217;va onun yanındadır. (53/15)</p>
<p>Rabbin makamından korkan kimse için ise iki cennet vardır. (55/46)</p>
<p>Çeşit çeşit ‘inceliklere ve güzelliklere&#8217; (veya her türden sık ağaçlara) sahiptirler. (55/48)</p>
<p>İkisinde de akmakta olan iki pınar vardır. (55/50)</p>
<p>İkisinde de her meyveden iki çift vardır. (55/52)</p>
<p>Astarları ağır işlenmiş atlastan yataklar üzerinde yaslanırlar. İki cennetin de meyve-devşirmesi (ordakilere) yakın (kolay)dır. (55/54)</p>
<p>Orada bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar vardır ki bunlardan önce kendilerine ne bir insan ne bir cin dokunmuştur. (55/56)</p>
<p>Sanki onlar yakut ve mercan gibidirler. (55/58)</p>
<p>İhsanın karşılığı ihsandan başkası mıdır? (55/60)</p>
<p>Bu-ikisinin ötesinde iki cennet daha var. (55/62)</p>
<p>Alabildiğine yemyeşildirler. (55/64)</p>
<p>İçlerinde durmaksızın fışkırıp-akan iki pınar vardır. (55/66)</p>
<p>İçlerinde (her türden) meyve eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır. (55/68)</p>
<p>Orada huyları güzel, yüzleri güzel kadınlar vardır. (55/70)</p>
<p>Otağlar içinde korunmuş huri kadınlar. (55/72)</p>
<p>Bunlardan önce kendilerine ne bir insan ne bir cin dokunmuştur. (55/74)</p>
<p>Yeşil yastıklara ve çarpıcı güzellikteki döşeklere yaslanırlar. (55/76)</p>
<p>Yarışıp öne geçenler de öne geçmiş öncülerdir. (56/10)</p>
<p>İşte onlar yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlardır. (56/11)</p>
<p>Nimetlerle-donatılmış cennetler içinde; (56/12)</p>
<p>Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden (56/13)</p>
<p>Birazı da sonrakilerden. (56/14)</p>
<p>‘Özenle işlenmiş mücevher&#8217; tahtlar üzerindedirler. (56/15)</p>
<p>Karşılıklı yaslanmışlardır. (56/16)</p>
<p>Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır; (56/17)</p>
<p>Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler (56/18)</p>
<p>Ki, bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir. (56/19)</p>
<p>Arzulayıp-seçecekleri meyveler (56/20)</p>
<p>Canlarının çektiği kuş eti. (56/21)</p>
<p>Ve iri gözlü huriler (56/22)</p>
<p>Sanki saklı inciler gibi; (56/23)</p>
<p>Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulur); (56/24)</p>
<p>Orada ne ‘saçma ve boş bir söz&#8217; işitirler ne günaha sokma. (56/25)</p>
<p>Yalnızca bir söz (işitirler:) Selam selam. (56/26)</p>
<p>Ashab-ı Yemin ne (kutludur o) Ashab-ı Yemin. (56/27)</p>
<p>Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları) (56/28)</p>
<p>Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları (56/29)</p>
<p>Yayılıp-uzanmış gölgeler, (56/30)</p>
<p>Durmaksızın akan su(lar); (56/31)</p>
<p>Ve (daha) birçok meyveler arasında (56/32)</p>
<p>Kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler). (56/33)</p>
<p>Yükseklere-kurulmuş döşekler (sedirler). (56/34)</p>
<p>Gerçek şu ki, Biz onları yeni bir inşa (yaratma) ile inşa edip-yarattık. (56/35)</p>
<p>Onları hep bakireler olarak kıldık (56/36)</p>
<p>Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt (56/37)</p>
<p>Ashab-ı Yemin olanlar için. (56/38)</p>
<p>(Bunların) Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden (56/39)</p>
<p>Birçoğu da sonrakilerdendir. (56/40)</p>
<p>Eğer o (ölecek kişi), yakın kılınan (mukarreb olan)lardan ise (56/88)</p>
<p>Bu durumda rahatlık ,güzel rızık ve nimetlerle donatılmış cennet (onundur). (56/89)</p>
<p>Ve eğer, Ashab-ı Yeminden ise (56/90)</p>
<p>Artık, Ashab-ı Yeminden selam sana. (56/91)</p>
<p>O gün, mü&#8217;min erkekler ile mü&#8217;min kadınları nurları önlerinde ve sağlarında koşarken görürsün. Bugün sizin müjdeniz içinde ebedi kalıcılar (olduğunuz) altından ırmaklar akan cennetlerdir. İşte ‘büyük kurtuluş ve mutluluk&#8217; budur. (57/12)</p>
<p>Allah&#8217;a ve ahiret gününe iman eden hiçbir kavim (topluluk) bulamazsın ki Allah&#8217;a ve elçisine başkaldıran kimselerle bir sevgi (ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar; bunlar ister babaları ister çocukları ister kardeşleri isterse kendi aşiretleri (soyları) olsun. Onlar öyle kimselerdir ki (Allah) kalplerine imanı yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir. Onları altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır; orda süresiz olarak kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş onlar da O&#8217;ndan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah&#8217;ın fırkasıdır. Dikkat edin; şüphesiz Allah&#8217;ın fırkası olanlar felah (umutlarını gerçekleştirip kurtuluş) bulanların ta kendileridir. (58/22)</p>
<p>Ateş halkı ile cennet halkı bir olmaz. Cennet halkı ‘umduklarına kavuşup mutluluk içinde olanlardır.&#8217; (59/20)</p>
<p>O da sizin günahlarınızı bağışlar sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirir. İşte ‘büyük mutluluk ve kurtuluş&#8217; budur. (61/12)</p>
<p>Sizi, toplanma günü için bir arada toplayacağı gün; işte bu aldanma (teğabün) günüdür. Kim Allah&#8217;a iman edip salih bir amelde bulunursa (Allah) onun kötülüklerini örter ve içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük ‘mutluluk ve kurtuluş (fevz)&#8217; budur. (64/9)</p>
<p>İman edip salih amellerde bulunanları, karanlıklardan nura çıkarması için Allah&#8217;ın apaçık ayetlerini size okuyan bir elçi de (gönderdik). Kim iman edip salih bir amelde bulunursa (Allah) onu içinde süresiz kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Allah gerçekten ona ne güzel bir rızık vermiştir. (65/11)</p>
<p>Allah, iman edenlere de Firavun&#8217;un karısını örnek verdi. Hani demişti ki: &#8220;Rabbim bana kendi katında cennette bir ev yap; beni Firavun&#8217;dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar.&#8221; (66/11)</p>
<p>Tahtlar üzerinde bakıp-seyretmektedirler. (83/23)</p>
<p>Onları gördükleri zaman ise: &#8220;Bunlar elbette şaşkın-sapıklardır&#8221; derlerdi. (83/32)</p>
<p>Şüphesiz, iman edip salih amellerde bulunanlara gelince; onlar için altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk&#8217; budur. (85/11)</p>
<p>O gün öyle yüzler de vardır ki, nimette (engin bir mutluluk içinde)dirler. (88/8)</p>
<p>Harcadığı-çabadan dolayı hoşnuttur. (88/9)</p>
<p>Yüksek bir cennettedir. (88/10)</p>
<p>Orda anlamsız bir söz işitmez. (88/11)</p>
<p>Orda ‘durmaksızın akan&#8217; bir kaynak vardır. (88/12)</p>
<p>Orda ‘yükseklerde kurulmuş tahtlar da vardır; (88/13)</p>
<p>Konulmuş (içecek dolu) kaplar, (88/14)</p>
<p>Dizi dizi yastıklar, (88/15)</p>
<p>Ve serilmiş yaygılar. (88/16)</p>
<p>Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis (89/27)</p>
<p>Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön. (89/28)</p>
<p>Artık, kullarımın arasına gir. (89/29)</p>
<p>Cennetime gir. (89/30)</p>
<p>İman edip salih amellerde bulunanlar ise; işte onlar da yaratılmışların en hayırlılarıdır. (98/7)</p>
<p>Rableri katında onların ödülleri, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuştur, kendileri de O&#8217;ndan razı (hoşnut memnun) kalmışlardır. İşte bu Rabbinden ‘içi titreyerek korku duyan kimse&#8217; içindir. (98/8)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/kurani-kerimde-cennetle-ilgili-ayetler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kuranda cennetle ilgili ayetler</title>
		<link>http://www.superbuldum.com/kuranda-cennetle-ilgili-ayetler.html</link>
		<comments>http://www.superbuldum.com/kuranda-cennetle-ilgili-ayetler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 17:32:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[cennetle]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[kuranda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.superbuldum.com/?p=1550</guid>
		<description><![CDATA[Cennete yalnızca müminler gireceklerdir
İşte bütün bu hükümler, Allah&#8217;ın koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır. Kim Allah&#8217;a ve Peygamberine itâat ederse Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur. (NİSA/13)
Muhacir ve Ensar&#8217;dan İslâm&#8217;a ilk önce girenlerin başta gelenleri ve iyi amellerle onların ardınca gidenler var ya, işte Allah onlardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cennete yalnızca müminler gireceklerdir</p>
<p>İşte bütün bu hükümler, Allah&#8217;ın koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır. Kim Allah&#8217;a ve Peygamberine itâat ederse Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur. (NİSA/13)</p>
<p>Muhacir ve Ensar&#8217;dan İslâm&#8217;a ilk önce girenlerin başta gelenleri ve iyi amellerle onların ardınca gidenler var ya, işte Allah onlardan razı oldu, onlar da Allah&#8217;dan razı oldular ve onlara, altlarında ırmaklar akan cennetler hazırladı ki, içlerinde ebedi kalacaklar. İşte büyük ve muhteşem kurtuluş budur. (TEVBE/100)</p>
<p>İman edip salih ameller işleyenler, işte öyleleri de cennet ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar. (BAKARA/82)</p>
<p>Allahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar. (HİCR/45)</p>
<p>Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, altlarından ırmaklar akan cennetler vaad buyurdu. Orada ebedi kalacaklardır. Hem de Adn cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah&#8217;ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte asıl büyük kurtuluş da budur. (TEVBE/72)</p>
<p>Allah, müminlerden, canlarını ve mallarını, kendilerine cennet vermek üzere satın almıştır: Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler. Bu, Tevrat&#8217;ta da, İncil&#8217;de de Kur&#8217;ân&#8217;da da Allah&#8217;ın kendi üzerine yüklendiği bir ahittir. Allah&#8217;dan ziyade ahdine riayet edecek kim vardır? O halde yaptığınız alış-veriş ahdinden dolayı size müjdeler olsun! Ve işte o büyük kurtuluş budur. (TEVBE/111)</p>
<p>-</p>
<p>Cennette müminlerin karşılanışı</p>
<p>Takva sahipleri o kimselerdir ki, melekler, canlarını hoş ve rahat halde alırlar. &#8220;Selam size, yapmış olduğunuz güzel işlerin mükafatı olarak girin cennet&#8217;e&#8230;&#8221; derler. (NAHL/32)</p>
<p>Rablerinden korkanlar da bölük bölük cennete sevk edilmektedir. Nihayet oraya vardıkları zaman kapıları açılır ve bekçileri onlara: &#8220;Selâm sizlere, ne hoşsunuz! Ebedî olarak içinde kalmak üzere haydi girin oraya!&#8221; derler. (ZÜMMER/73)</p>
<p>Onlara: &#8220;Selametle güven içinde oraya girin&#8221; denir. (HİCR/46)</p>
<p>İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin en yüksek makamları ile mükafatlandırılacaklar, orada hürmet ve selamla karşılanacaklardır. (FURKAN/75)</p>
<p>Adn cennetlerine girecekler, atalarından, eşlerinden ve zürriyetlerinden salih olanlarla birlikte olacaklar. Melekler de her kapıdan yanlarına girip şöyle diyecekler:</p>
<p>&#8220;Sabrettiğiniz için size selam olsun. Ahiret yurdu ne güzeldir!&#8221; (RA&#8217;D/23-24)</p>
<p>İman edip salih ameller işleyenler ise, Rablerinin izniyle içinde sürekli kalacakları ve altından ırmaklar akan cennetlere konulurlar. Oradaki dirlik temennileri &#8220;selâm!&#8221;dır. (İBRAHİM/23)</p>
<p>-</p>
<p>Orada sonsuz bir yaşam vardır</p>
<p>Allah onlara, altından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İçlerinde ebedi kalacaklar. İşte o büyük kurtuluş budur. (TEVBE/89)</p>
<p>Böyle demeleri sebebiyle Allah onları altlarından ırmaklar akan cennetlerle mükafatlandırmıştır. Orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte iyilik yapanların mükafatı budur. (MAİDE/85)</p>
<p>İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: &#8220;Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir&#8221; derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar. (BAKARA/25)</p>
<p>O gün inanan erkekleri ve inanan kadınları görürsün ki nurları, önlerinde ve sağlarında koşuyor. (Kendilerine): &#8220;Bugün müjdeniz altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacağınız cennetlerdir.&#8221; (denilir) İşte büyük kurtuluş budur! (HADİD/12)</p>
<p>-</p>
<p>Allah&#8217;ın rızası ve hoşnutluğu vardır</p>
<p>De ki, size, o istediklerinizden daha hayırlısını haber vereyim mi? Korunan kullar için Rablerinin yanında cennetler var ki, altlarından ırmaklar akar, içlerinde ebedî kalmak üzere onlara, hem tertemiz eşler var, hem de Allah&#8217;dan bir rıza vardır. Allah, o kulları görür. (AL-İ İMRAN/15)</p>
<p>İman edip de hicret edip, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad edenler, Allah katında en büyük dereceye sahiptirler. İşte bunlar murada ermiş olan mutlu kullardır. (TEVBE/20)</p>
<p>Rableri katında onların mükâfatı, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O&#8217;ndan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat, Rabbine saygı gösterene mahsustur. (BEYYİNE/8)</p>
<p>Ey, Rabbine, itaat edip huzura eren nefis!</p>
<p>Hem hoşnut edici, hem de hoşnut edilmiş olarak Rabbine dön.</p>
<p>Kullarımın arasına gir.</p>
<p>Cennetime gir. (FECR/27-30)</p>
<p>Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, altlarından ırmaklar akan cennetler vaad buyurdu. Orada ebedi kalacaklardır. Hem de Adn cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah&#8217;ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte asıl büyük kurtuluş da budur. (TEVBE/72)</p>
<p>Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir eğlence, bir süs ve kendi aranızda övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışından ibarettir. Bu, tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Ahirette ise çetin bir azab; Allah&#8217;tan mağfiret ve rıza vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir. (HADİD/20)</p>
<p>-</p>
<p>Genişliği yer ile göğün genişliği kadardır</p>
<p>Rabbinizin bağışına ve genişliği göklerle yer arası kadar olan, Allah&#8217;tan gereği gibi korkanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun! (AL-İ İMRAN/133)</p>
<p>Rabbinizden bir mağfirete; Allah&#8217;a ve peygamberine inananlar için hazırlanmış olup, genişliği gökle yerin genişliği kadar olan cennete koşuşun. İşte bu Allah&#8217;ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir. (HADİD/21)</p>
<p>-</p>
<p>Büyük bir zenginlik ve ihtişam vardır</p>
<p>Astarları atlastan yataklara yaslanırlar. İki cennetin de devşirmesi yakındır. (RAHMAN/54)</p>
<p>Orada nereye baksan bir nimet ve pek büyük bir mülk görürsün. (İNSAN/20)</p>
<p>-</p>
<p>Irmaklar vardır</p>
<p>(Eğer böyle yaparsanız Allah) sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur. (SAF/12)</p>
<p>Öyle yücedir O ki, dilerse sana ondan daha iyisini, altından ırmaklar akan cennetler verir, sana köşkler de yapar. (FURKAN/10)</p>
<p>Her kim iyi bir iş yaparsa onun faydası kendisinedir. Kim de kötülük yaparsa zararı yine kendinedir. Sonra hep Rabbinize döndürüleceksiniz. (CASİYE/15)</p>
<p>İman edip salih ameller işliyenleri ise, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Orada ebedî olarak kalacaklar. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız. (NİSA/57)</p>
<p>-</p>
<p>Pınarlar vardır</p>
<p>İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır. (RAHMAN/50)</p>
<p>Kuşkusuz takva sahipleri gölgeler altında ve pınar başlarındadır. (MÜRSELAT/41)</p>
<p>Bu orada bir pınardır ki, adına &#8220;selsebil&#8221; derler. (İNSAN/18)</p>
<p>-</p>
<p>Yeşillikler vardır</p>
<p>İkisinin de çeşitli ağaçları, meyvaları vardır. (RAHMAN/48)</p>
<p>(Bu cennetler) yemyeşildirler. (RAHMAN/64)</p>
<p>-</p>
<p>Ne sıcak, ne soğuk, tam kararında gölgelikler vardır</p>
<p>Uzamış gölgeler, (VAKİ&#8217;A/30)</p>
<p>İman edip salih ameller işliyenleri ise, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Orada ebedî olarak kalacaklar. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız. (NİSA/57)</p>
<p>Orada donatılmış koltuklar üzerine dayanmışlardır: Orada ne yakıcı güneş görürler, ne de şiddetli soğuk. (İNSAN/13)</p>
<p>-</p>
<p>Yüksek köşklerde ve güzel konaklarda otururlar</p>
<p>Fakat o Rablerine sığınarak korunanlar için altlarından ırmaklar akan, üzerlerinden şehnişinler yapılmış, şehnişinli (balkonlu) köşkler vardır. Bu, Allah&#8217;ın vaadidir. Allah vaadinden caymaz. (ZÜMER/20)</p>
<p>Halbuki sizi huzurumuza yaklaştıracak olan, mallarınız ve evlatlarınız değildir. Ancak iman edip de salih amel işleyenlere gelince, işte onların amellerine karşı kendilerine kat kat mükafat vardır. Onlar cennet köşklerinde emniyet içindedirler. (SEBE/37)</p>
<p>İman edip güzel işler yapanları, (evet) muhakkak ki onları, altlarından ırmaklar akan ve içinde ebedî kalacakları cennet köşklerine yerleştireceğiz. (Böyle iyi) işler yapanların mükafatı ne güzeldir! (ANKEBUT/58)</p>
<p>Öyle yücedir O ki, dilerse sana ondan daha iyisini, altından ırmaklar akan cennetler verir, sana köşkler de yapar. (FURKAN/10)</p>
<p>-</p>
<p>Yükseklere kurulmuş tahtlar vardır</p>
<p>(Onlar) cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler. (VAKİ&#8217;A/15)</p>
<p>(Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler. (SAFFAT/44)</p>
<p>-</p>
<p>En güzel giysiler ve takılar vardır</p>
<p>Üstlerinde zarif ve yeşil, kalın ipekten bir elbise vardır. Gümüş bileziklerle süslenmişlerdir. Rableri onlara temiz bir içecek içirmiştir. (İNSAN/21)</p>
<p>Şüphesiz Allah iman edip yararlı iş işleyenleri, altından ırmaklar akan cennetlere koyacak, orada altın bilezikler ve inciler takınacaklar. Oradaki elbiseleri de ipektendir. (HAC/23)</p>
<p>Sabırlarına karşılık onlara bir cennet ve ipekten elbiseler verir. (İNSAN/12)</p>
<p>Onlara Adn cennetleri vardır. Onlar oraya gireceklerdir. Orada altın bilezikler ve incilerle süsleneceklerdir. Orada elbiseleri de ipektir. (FATIR/33)</p>
<p>-</p>
<p>Cennetteki yiyecek ve içecekler</p>
<p>Onlara damgalı saf bir içki sunulur.</p>
<p>Onun sonu misktir. İşte ona imrensin artık imrenenler. (MUTTAFFİFİN/25-26)</p>
<p>Kötülükten sakınanlara vaad edilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan temiz sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için cennette her çeşit meyve ve Rablerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte ebedî olarak kalacak olan ve bağırsaklarını parçalayacak kaynar su içirilen kimsenin durumu gibi olur mu? (MUHAMMED/15)</p>
<p>Pek çok meyva arasında,</p>
<p>Tükenmeyen ve yasaklanmayan (VAKİ&#8217;A/32-33)</p>
<p>Dalbastı kirazlar,</p>
<p>Meyva dizili muzlar, (VAKİ&#8217;A/28-29)</p>
<p>Kaynağından doldurulmuş, testiler, ibrikler ve kadehlerle.</p>
<p>Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.</p>
<p>Beğendikleri meyvalar,</p>
<p>Canlarının çektiği kuş etleri, (VAKİ&#8217;A/18-21)</p>
<p>İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.</p>
<p>Onda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir (SAFFAT/45-47)</p>
<p>Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir. (SAFFAT/42-43)</p>
<p>Kuşkusuz iyiler de karışımı kâfûr olan dolgun bir kadehten içerler.</p>
<p>Bir kaynak ki ondan Allah&#8217;ın kulları içerler, güzel yollar açarak akıtırlar onu. (İNSAN/5-6)</p>
<p>Üstlerinde zarif ve yeşil, kalın ipekten bir elbise vardır. Gümüş bileziklerle süslenmişlerdir. Rableri onlara temiz bir içecek içirmiştir. (İNSAN/21)</p>
<p>Üzerlerine cennet gölgeleri sarkmış, meyveleri bol bol önlerine konmuştur.</p>
<p>Yanlarında gümüşten kaplar, billur kupalar dolaştırılır.</p>
<p>Gümüşten öyle kadehler ki onları türlü türlü biçimlere koymuşlardır.</p>
<p>Onlara orada bir dolu kadeh sunulur ki, karışımı zencefildir. (İNSAN/14-17)</p>
<p>Bahçeler var, bağlar var. (NEBE/32)</p>
<p>-</p>
<p>Cennette insanın nefsinin dilediği herşey vardır</p>
<p>Onlar, kendilerine gelmiş bir delil olmaksızın, Allah&#8217;ın âyetleri hakkında mücadele ederler. Bu durum, Allah katında ve iman edenler yanında büyük bir buğzu gerektirir. İşte Allah, her böbürlenen zorbanın kalbini öyle bir tabiat ile mühürler. (MÜ&#8217;MİN/35)</p>
<p>Onlar da: &#8220;Hamdolsun o Allah&#8217;a ki, bize vaadini doğru çıkardı ve bizi cennet arzına varis kıldı. Cennette istediğimiz yerde oturuyoruz&#8221; derler. Bak ne güzeldir mükafatı o iyi amel işleyenlerin! (ZÜMER/74)</p>
<p>Onların etrafında yiyecek ve içecekler altın tepsiler ve kadehlerle dolaştırılır. Orada canların çektiği ve gözlerin hoşlandığı herşey vardır. Siz orada ebedi olarak kalacaksınız. (ZUHRUF/71)</p>
<p>Sen kıyamet günü kazandıkları şeyin cezası başlarına gelirken zalimlerin korkudan titrediklerini görürsün. İman edip salih amel işleyenler ise cennet bahçelerindedirler. Rablerinin yanında onlar için istedikleri her şey vardır. İşte büyük lütuf budur. (ŞURA/22)</p>
<p>Bunlar onun (cehennemin) uğultusunu bile duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar. (ENBİYA/102)</p>
<p>-</p>
<p>Orada müminlere büyük bir nimet verilir</p>
<p>Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir. (SAFFAT/43)</p>
<p>Yüzler de var ki, o gün nimetle mutludur. (ĞAŞİYE/8)</p>
<p>-</p>
<p>Mutluluk ve huzur dolu bir yaşam vardır</p>
<p>Yüzlerinde nimet ve mutluluğun sevincini görürsün. (MUTAFFİFİN/24)</p>
<p>Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir. (İNŞİKAK/9)</p>
<p>Allah da onları o günün fenalığından korur, yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir. (İNSAN/11)</p>
<p>Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar.</p>
<p>Rabbine bakar. (KIYAMET/22-23)</p>
<p>Şimdi iman edip salih ameller yapmış olanlara gelince, onlar bir bahçe içinde neşelenirler. (RUM/15)</p>
<p>Yüzler de var ki, o gün nimetle mutludur.</p>
<p>Yaptığından hoşnuttur.</p>
<p>Yüksek bir cennettedir. (ĞAŞİYE/8-10)</p>
<p>Fakat tevbe edip iman eden ve salih amel işleyen bunun dışındadır. Bunlar cennete girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. (MERYEM/60)</p>
<p>Allah onları hoşnud olacakları bir yere (cennete) elbette koyacaktır. Şüphesiz Allah Alîmdir (herşeyi bilir) Halîmdir, (Kullarına yumuşak davranır.). (HAC/59)</p>
<p>Artık o hoşnut bir hayattadır. (HAKKA/21)</p>
<p>-</p>
<p>Güvenlik vardır</p>
<p>Halbuki sizi huzurumuza yaklaştıracak olan, mallarınız ve evlatlarınız değildir. Ancak iman edip de salih amel işleyenlere gelince, işte onların amellerine karşı kendilerine kat kat mükafat vardır. Onlar cennet köşklerinde emniyet içindedirler.(SEBE/37)</p>
<p>-</p>
<p>Kin ve nefret yoktur</p>
<p>Orada kalblerinde bulunan kini çıkarıp atarız. Onların altlarından ırmaklar akar. &#8220;Bizi buna erdiren Allah&#8217;a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola sevk etmeseydi biz doğru yola erişemezdik. Şüphesiz Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirmişler.&#8221; derler. Onlara şöyle seslenilir: &#8220;İşte size cennet! Yaptıklarınıza karşılık buna varis oldunuz&#8221;. (A&#8217;RAF/43)</p>
<p>Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar. (HİCR/47)</p>
<p>-</p>
<p>Boş konuşma ve yalan yoktur</p>
<p>Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.</p>
<p>Duydukları söz, yalnız &#8220;selam&#8221;, &#8220;selam&#8221; dır. (VAKİ&#8217;A/25-26)</p>
<p>Orada boş bir söz işitmez. (ĞAŞİYE/11)</p>
<p>Orada ne boş bir söz işitirler, ne de bir yalan. (NEBE/35)</p>
<p>-</p>
<p>Yorgunluk ve bıkkınlık yoktur</p>
<p>&#8220;Lütfundan bizi durulacak bir yurda kondurdu. Burada bize yorgunluk gelmeyecek, burada bize usanç gelmeyecektir.&#8221; (FATIR/35)</p>
<p>Orada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir. (HİCR/48)</p>
<p>-</p>
<p>Korku ve hüzün yoktur</p>
<p>Ey Âdemoğulları! Size içinizden peygamberler gelip âyetlerimi anlattıklarında, kim Allah&#8217;tan korkar ve kendini düzeltirse, işte onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de. (A&#8217;RAF/35)</p>
<p>Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiîler, bunlardan her kim Allah&#8217;a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette Rabbleri katında bunların ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak değillerdir. (BAKARA/62)</p>
<p>Allah&#8217;ın lütfundan verdiği nimetle sevinçlidirler. Arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere de hiç bir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler. (AL-İ İMRAN/170)</p>
<p>Onlar orada şöyle derler: &#8220;Hamd olsun Allah&#8217;a, bizden o üzüntüyü giderdi. Gerçekten Rabbimiz çok bağışlayıcı ve şükrün karşılığını vericidir.&#8221; (FATIR/34)</p>
<p>-</p>
<p>Güzel yüzlü ve güzel huylu eşler vardır</p>
<p>İçlerinde güzel huylu, güzel yüzlü kadınlar vardır.</p>
<p>Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>Çadırlar içerisinde gözlerini yalnız kocalarına çevirmiş hûriler vardır. (RAHMAN/70-72)</p>
<p>İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: &#8220;Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir&#8221; derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar. (BAKARA/25)</p>
<p>Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır. (SAFFAT/48)</p>
<p>İri gözlü hûriler,</p>
<p>Saklı inciler gibi,</p>
<p>Yaptıklarına karşılık olarak verilir. (VAKİ&#8217;A/22-24)</p>
<p>Biz kadınları yeniden inşa ettik (yarattık).</p>
<p>Onları bâkireler yaptık.</p>
<p>Hep yaşıt sevgililer, (VAKİ&#8217;A/35-37)</p>
<p>-</p>
<p>Cennet halkı genç ve yaşıttır</p>
<p>Hep yaşıt sevgililer, (VAKİ&#8217;A/37)</p>
<p>Etraflarında ölümsüz hizmetçiler dolaşır, onları görünce saçılmış inciler sanırsın. (İNSAN/19)</p>
<p>-</p>
<p>Cennete girenler kurtuluşa ermişlerdir</p>
<p>Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü ecirleriniz size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı zevkten başka birşey değildir. (AL-İ İMRAN/185)</p>
<p>(Eğer böyle yaparsanız Allah) sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur. (SAF/12)</p>
<p>İnanan ve iyi amel yapanlar için de altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş odur. (BURUC/11)</p>
<p>O gün inanan erkekleri ve inanan kadınları görürsün ki nurları, önlerinde ve sağlarında koşuyor. (Kendilerine): &#8220;Bugün müjdeniz altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacağınız cennetlerdir.&#8221; (denilir) İşte büyük kurtuluş budur! (HADİD/12)</p>
<p>-</p>
<p>Not: Burada bulunan ayetler ve konular sınırlıdır. Tamamı için Kuran-ı Kerim Meali&#8217;ni bütün olarak okumanızı tavsiye ederiz. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.superbuldum.com/kuranda-cennetle-ilgili-ayetler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
